*Said-i Kurdi'nin kitaplarından 500 Kürdistan kelimesi çıkarıldı* *Ömer Mavlay/Amed*
Diyarbakır'da Dicle Fırat Diyalog Gurubu tarafından Said-i Kürdi için düzenlenen konferansta konuşan Med Zehra Vakfı Başkanı Muhammed Sıdık Şeyhanzade, 500 civarında Kürt ve Kürdistan kelimesinin kitaplarından çıkartılarak yerine başka kelimeler kullanıldığını söyledi. Şeyhanzade, bunun bir cinayet ve katliam olduğunu dile getirdi Diyarbakır'da Dicle Fırat Diyalog Gurubu tarafından Said-i Kürdi üzerine konferans düzenlendi. 24 Nisan günü Diyarbakır Kaplan Düğün Salonu'nda düzenlenen konferans'ta konuşmacı olarak, Molla Süleyman Kurşun, Med Zehra Vakfı Başkanı Muhammed Sıdık Şeyhanzade, Araştırmacı Yazar Altan Tan ve Araştırmacı Yazar Muhammed Kaynun katıldı. Konferansa HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı Ümit Tektaş, HAK-PAR Diyarbakır il Başkanı Arif Sevinç ve il yönetim kurulu üyeleri ile bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de katıldı. Konferans başlamadan önce Said-i Kürdi'nin hayatını anlatan slayt gösterimi yapıldı. Slayt gösteriminin ardından Kuran-ı Kerim okundu. Konferansa ev sahipliği yapan Diyarbakır'da Dicle Fırat Diyalog Gurubu adına açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Muhittin Batmanlı, Dicle Fırat Diyalog Gurubu olarak bütün değerlere sahip çıkmak zorunda olduklarını dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü. " Bu bölgenin bir tarihi var. Biz inanıyoruz ki bu memleket dünya'nın merkezidir. Bizim amacımız odur ki, bundan sonra alimlerimizi sizlerle tanıştırmak ve onlar için ayrı ayrı konferanslar yapmaktır. Ama ne yazık ki bugün bu coğrafya şiddetle terörle anılıyor. Kürtlerin gerçek kimliği yok sayılıp engeller çıkartılıyor. Bizlerde bundan böyle kültürümüzü, alimlerimizi ve değerlerimizi tanıtmak için çaba harcayacağız." Daha sonra konferansa katılanlar yerlerini alarak görüşlerini dile getirdiler. İlk olarak konuşan Kürt alimlerinden Molla Süleyman Kurşun Kürtlerin diğer halklar gibi haklara sahip olmaları gerektiğini söyledi. Said-i Kurdi'nin yaşamı üzerine değerlendirmelerde bulunan Kurşun, Said-i Kurdi'nin eski ve yeni Said olarak tanıtıldığına dikkat çekerek, kendisinin böyle bir tabiri kabul edemediğini ifade etti. Said-i Kurdi'nin İslami cumhuriyet projesini değerlendiren Molla Kurşun, Kürtlerinde diğer halklar gibi İslami birlikte var olabilmeleri için kendi kimlikleriyle kendilerini ifade etmeleri gerektiğini vurguladı. Kürtlerin devlet tarafından yıllardan beridir yaşadığı asimilasyon ve baskılara değinen Molla Kurşun sözlerini şöyle sürdürdü; "Başbakan ve Cumhurbaşkanı sesleniyorum. Bu devlet Kürtlere yaptıklarından dolayı özür dilemelidir. Kürtlere Koçgiri'de Dersim'de Geliye Zilan'da yüz binlerce Kürt katledilmiştir. Bundan dolayı da devlet Kürtlerden af dilemelidir ki, kıyamette boyunlarındaki ip belki gevşer. Saddam'ı unutmasınlar. Zalimler bu dünyada ya da kıyamette hesap vereceklerdir." Med Zehra Vakfı Başkanı Muhammed Sıdık Şeyhanzade ise yaptığı konuşmada Said-i Kurdi'nin Kürtlere dair çalışmalarının gizlendiğini ve kitaplarında Kürt ve Kürdistan'ın kelimelerinin geçtiği bölümlerin değiştirildiğine dikkat çekti. 500 civarında Kürt ve Kürdistan kelimesinin kitaplarından çıkartılarak yerine başka kelimeler kullanıldığını söyleyen Şeyhanzade, bunun bir cinayet ve katliam olduğunu dile getirdi. Şeyhanzade'nin konuşmasının ardından söz alan Yazar Altan Tan ise, Türkiye'nin yeni bir sürece girdiğini ve Kemalizm'in sona yaklaştığını söyledi. Altan Tan sözlerini şöyle sürdürdü; "Türkiye yeni bir sürece girmiştir. Bu dönemde kafası en fazla karışık olanların başında Türkiye'de ki Müslümanlar ve Müslüman Kürtler geliyor. Türkiye'de Müslümanlar uzunca bir müddet, statükoyu, devleti ve orduyu kutsadılar. Peygamber ocağı dediler. Ama öyle bir noktaya geldi ki Türk Milliyetçiliğiyle İslam iç içe geçti ve buna da Türk İslamcılığı dediler. Bunun sonucunda da statükocu, milliyetçi bir paradigma oluşturdular. Ama devran değişti, bugün Türkiye'de ki Kemalizmi temsil eden ve destekleyen güçler bunun tavsiyesine karar verdiler. Türkiye'de, Ortadoğu'da Balkanlar da Kafkasya da yeni bir misyon biçtiler. Gladyo'yu kendi elleriyle kuranlar, gladyonun tasfiyesine başladılar. Ergenekonu kuranlar, Ergenekonun tasfiye kararı aldılar. Kürtler; Demokrat Parti'den, Adalet Partisi!nden, Milli Selamet Partisi'nden AKP'ye kadar birçok partide yer aldılar ama hiç birinde kendi hak ve hukukuna ait bir program görmediler. Bir de Kürtlerin kimlik haklarıyla ilgili faaliyet gösteren çok sayıda Kürt ulusal hareketleri var. Kürtlerin önemli bir kısmı da bu hareketlerin içinde oldular. Kürtlerin bugün bunlardan desteklediği bir parti 2,5 Milyona yakın oy alıyor. Ama Kürtlerin ızdırabı orda da bitmedi. Orada da dinlerini göremediler. Benim amacım burada polemik yaratmak istemiyorum, bir gerçeği ortaya koymak istiyorum. Bir tarafta sizin milliyetiniz yok, bir taraftan da sizin dini hassasiyetiniz yok." Said-i Kürdi Kürt kimliğine de değinen Altan Tan; "Said-i Kürdi hayatı boyunca Kürt kimliğini gizlemeyen bir insan, bir kitabında şunu belirtiyor. Kader bana Türkçeyi az vermiş hatta hiç vermemiş. Dilim kalbimin lisanını anlamıyor, tıpkı milyonlarca Kürt çocuğu gibi" dedi. Konferansta son olarak söz alan Araştırmacı Yazar Muhammed Kaynun Said-i Kurdi'nin İslamcı ve Kürt kimliği konusunda bilgiler verdi. -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
