TARAF GAZETESİ'Nİ AHMET ALTAN YÖNETMİYOR! PEKİ TARAF KİMİN YÖNETİMİNDE?
RAGIP DURAN'DAN ŞOK İDDİA! Gazeteci ve medya eleştirmeni Ragıp Duran'a göre
Kürt okur kitlesini kaybeden Taraf hırçınlaştı. İktidar şımarıklığıyla yayın
yapıyor! [image: TARAF GAZETESİ Nİ AHMET ALTAN YÖNETMİYOR! PEKİ TARAF KİMİN
YÖNETİMİNDE? RAGIP DURAN DAN ŞOK İDDİA!]*'TARAF'IN 'BOYKOT'U, İKTİDAR
KÜSTAHLIĞIDIR'
*"Taraf gazetesinin BDP için aldığı 'boykot' kararını doğru değerlendirmek
için, ilkin tekniki ve mesleki olarak başlamak lazım. Şöyle ki; bir
gazetenin genel yayın politikasını, Türkiye'deki uygulamada genel yayın
yönetmenleri belirler. Bu yayın yönetmenlerinin çoğu zaman şahsi olarak
hareket ettiklerini söylemek de mümkün.

Örneğin Ahmet Altan'ın söz konusu boykot kararıyla ilgili yazısında, 'yazı
işleri kararıma karşı çıkmasına rağmen' şeklinde bir ibare vardı. Şimdi,
belli ikna edici ve somut gerekçeler varsa, bir gazete belirli konularda
kendi yayın politikasına uymadığı için belli yerlerden demeç almayabilir.
Yani bu hakka sahiptir ama nasıl? Mesela ilk aklıma gelen, son 5-10 yıl
içerisinde Fransa'da ırkçı Le Pen, Fransız Cumhuriyet Yasalarını da
çiğneyerek ırkçılık propagandası yaptığı için, gazete ve televizyon
yöneticileri bu adamı ekranlarına ve sayfalarına konuk yapmamışlardı. Buna
rağmen, kamuoyunu bilgilendirmek adına bu kişiyle ilgili gelişmelere yer
vermeyi sürdüreceklerini söylüyorlardı.

*'BEYAZ TÜRK İDEOLOJİSİ'*
Taraf gazetesi eğer doğrudan BDP'ye yönelik bir tavır alıp engellemeler
getiriyorsa, buna hiçbir hakları olmadığını bilmeliler. BDP'nin haber değeri
taşıyan açıklamalarıyla okurlarınızı bilgilendirmek zorundasınız. Şuna da
dikkat çekmeliyim; Ahmet Altan'ın açıklamasında beni en çok rahatsız eden
şey, 'çocuk yaşındaki insanlardan azar işitmekten bıktım' ifadesiydi. Bu,
beyaz Türk ideolojisinde, özellikle de sağcı ve büyük ölçüde liberal
iktidara, dini cemaatlere sırtını dayamanın getirdiği iktidar küstahlığıdır.
Bu beyaz Türk ideolojisi, Kürtleri güdülecek sürü, akılsız insanlar
topluluğu ve onlara hükmetmeye çalışan, batıdan bildiğimiz oryantalist bir
tutum şeklinde ortaya çıkıyor.

Gazetecilikte, fikri tartışmada yaşla başla ilgili konular gündeme gelemez.
Üstelik Ahmet Altan'ın kastettiği Selahattin Demirtaş, sadece demokratik
tepkisini kullanmış ve gazetenin bir hatasından ötürü, yayın yönetmeni olan
Altan'ı eleştirmiştir, bu kadar. 'Çocuk yaşındaki insanlardan azar
işitmekten bıktım' ifadesi tipik bir sağcı, liberal, oryantalist iktidar
sahibinin söylemidir. Ayrıca Altan'ın karşısındaki bir çocuk değildir.

AKP ve yıllardır beyaz Türk dediğimiz, yani Türk egemen kesiminin liberal
kısmı, eskiden de, Demokrat Parti veya Cumhuriyet kurulduğundan beri Kürt
halkını kimi zaman oy deposu, kimi zaman kendi siyasetlerine taban
oluşturacak bir kütle olarak gördüler. 'Kürtler cahildir, bir şey bilmezler,
okuma yazma bilmezler' gibi iğrenç yaklaşımları Türk basınında çok okuduk.
Faik Bulut bu konuyu çok irdelemişti. Bence bu konu hala son bulmuş değil.
Başka biçimlerde kendisini gösteren bir yaklaşım bu.

Örneğin Taraf da bugün referandum ortamında, aslında AKP'nin sıkışmışlığına
çare olarak Kürt seçmenleri de 'evet' oyuna çekmek için hamleler yaptı.
Demirtaş'ın açıklamalarını çarpıtması da bunlara bir örnek.

*'HİÇBİR YAYIN YÖNETMENİ PATRONUNA HEDİYE İÇİN GAZETE HAZIRLAMAZ'*
Taraf, BDP'nin açıklamalarına yer vermeyecekse, çok yanlış bir tutum
içindedir. Fransa'daki örnekte, benzer tavrı sergileyen gazete gerekçesini
açıklamıştı, ırkçılık söz konusuydu çünkü. Ancak tabii Demirtaş'ın
ırkçılıkla uzaktan yakından ilgisi de yok. Zaten Taraf bırakın okuyucusunu,
yazışlerini bile ikna edememiş bu kararıyla. Ayrıca Ahmet Altan BDP'yi
boykot edeceklerini duyurduğu yazısında 'zaten iyi gazeteci değilim' demiş.
Bunu açıklamasına gerek bile yoktu.

Gazetecilik açısından Taraf'la ilgili beni rahatsız eden bir başka şey de,
şu: Taraf çıkarken bu gazetenin kurucusu, 'ben bu sıralar polisiye roman
yazıyorum, katili bulana kadar gazetecilik yapacağım' şeklinde bir açıklama
yapmıştı. Oysa gazetecilik, böyle, roman yazarken vakit geçirilmek için
yapılacak bir iş değildir. Bu, hakaret gazeteciliğidir ve ayrıca
aşağılamadır. Zaten çeşitli kesimlere yönelik Ahmet Altan çokça yapıyor
bunu, şimdi de mesleğe yönelik yapmış oluyor. Yine aynı kişi, Taraf çıkacağı
süreçte bir röportajında, 'çok iyi, şeker bir patronumuz var. Biz,
patronumuza hediye olarak gazete hazırlıyoruz' demişti. Bu da sağcı, iktidar
ve patron yanlısı bir bakış açısıdır. Hiçbir gazete bu amaçla hazırlanamaz.
Gazetenin tanımı da niyeti de bellidir. Yıllardır dünya basın meselesini
izlerim; hiçbir yayın yönetmeninin patronuna hediye için gazete
hazırladığını görmedim!

*'F TİPİ CEMAATLE İLGİLİ NEDEN HABER YAPMIYOR?'*
Bu gazetenin görüldüğü gibi bir siyasi çizgide olması da keyfi bir şey
değil. İlk başta, Taraf'ın ne yazık ki mali yanı şeffaf değil. Minimum
matematik hatta aritmetikten anlayanlar 60 bin traj ilan eden, sayfalarını
incelediğimizde alınan reklamları da hesaba katarsak, gazetenin, normal
olarak dönmesi gerektiğin bilir. Oysa herkes biliyor ki Taraf, çalışanlarına
emeklerinin karşılığını da vermiyor. Maaşlarını ödemiyor. Bir de bu
gazetenin nerde basıldığı, internet sitesini hazırlayan kurumun başka
nerelerde iş yaptığı da, internette yayımlanmıştı. Ben bu tür polisiye
şeyleri çok ciddiye almıyorum ama siyasi olarak da bakarsak; 'Paşasının
Başbakanı' hariç, bu gazetenin AKP'ye yönelik eleştirel bir tutum
takındığını görmedim. Örneğin F tipi cemaatle ilgili hiçbir haber
yayımlamamış olması, Taraf'ın bağımsız olmadığını şüphelerini de
güçlendiriyor.

*'BU GAZETE, BELGE GÖNDERENLER TARAFINDAN ÇIKARILIYOR'*
Taraf'ın nerdeyse alametifarikası olan TSK'ye yönelik yayınlarıdır. Dağlıca
operasyonu olsun, Heron olsun, haber ve bilgi düzeyinde TSK'nin
antidemokratik, faşizan, Kürt ve genel olarak halk karşıtı, kendi yasalarını
çiğneyen tutumlarını teşhir eden başarılı habercilik yaptılar. Ama ben
burada da kuşkuluyum. Şu bakımdan kuşkuluyum; kısa zaman içerisinde gördük
ki bunlar Taraf'taki esas olarak bir veya birden fazla muhabirin sağladığı
habercilik başarısı değil. Zaten kendileri de sonradan itiraf etmek zorunda
kaldılar. Birileri gazeteye bavulla bilgi gönderiyor, belge gönderiyor,
bunlar da hızlı bir biçimde yayınlıyorlar.

Bir gazeteye olduğu gibi belge sızdırılması olumsuz bir şey değildir ama
bakıldığı zaman bu bilgi ve belgelerin hep aynı kaynaktan ve hep aynı hedefe
vuran olduğunu görüyoruz. O zaman ben bu gazetecilikten kuşkulanırım tabii.
Çünkü Türkiye'de vurulacak tek yegane iktidar odağı askeri odak değildir.
Siyasi odağı, iktisadi odakları eleştiriden muaf tutarsanız bu gazetecilik
değildir; askeri odakla sorunu olanların sözcülüğüdür.

Teknik olarak da canımı sıkan bir şey var: Önemli bir istihbarat değil, ama
şöyle ki bu bilgi sızdırıcılar bazen doğru olmayan bilgiler de
sızdırıyorlar. Şöyle bir olay hatırlıyorum: Islak-kuru imza kahramanı Dursun
Çiçek'in 10 Kasım günü Genelkurmay'da genelkurmay başkanı ve dört kuvvet
komutanıyla yemek yediğine dair manşetten bir haber girmişti Taraf. Bu haber
doğruysa vahim bir şeydi tabii. Bu kadar üst düzey yöneticilerin, hakkında
soruşturma açılan albayla yemek yemelerinin siyasi bir anlamı olmalı.
Genelkurmay bu haberi yalanladı, 'yok böyle bir şey' dedi. Taraf ise,
'yalanlıyorsunuz ama siz bekleyin, çıkacak' dedi. Haberi tekzip edilmiş
gazetenin yapmaması gereken tek şey budur. Yanlış anlaşılmasın, ben bu
konuyu biraz araştırdığım için somut örnek üzerinden gidiyorum. Böyle bir
durumda haberiniz tekzip edildiği takdirde, elinizdeki bilgiyi, belgeyi
yayınlarsınız ve haberinizin arkasında olduğunu gösterirsiniz. Dursun
Çiçek'ten açıklama alırsınız mesela. 'Evet, öyle bir yemekteydik' şeklinde
emeç alırsınız böylece de genelkurmaylığa yanıt vermiş olursunuz. Veya
fotoğraf vs. yayımlarsınız. Ama bunları yapmak yerine, 'bekleyin
göreceksiniz' diyor. Oysa 1 yıl geçti aradan. Gazetenin, hiçbir okuyucusunu
bu kadar bekletme hakkı yoktur herhalde.

*'GAZETEYİ AHMET ALTAN ÇIKARTMIYOR'*
Bu örneği şunun için verdim; Taraf'a bilgi ve belge sağlayan kaynağın herkes
kim ve kimlerden oluştuğunu biliyor. Bu kaynağın Taraf'la bir bağımlılık işi
içerisinde olduğu ortada. Benim bu konuda edindiğim bilgi şu; şimdi az çok
orada gazetecilik refleksi olan arkadaşlarımız, kaynağa 'belgesi var mı'
diye soruyorlar. Ama aldıkları yanıt, 'tamam siz yayımlayın, bir şey olursa
biz göndereceğiz' oluyor. Bütün medyayı manipüle etmek isteyen güçler bu
taktiği uygularlar. Ben buradan şu sonucu çıkarıyorum; Taraf'ı, Taraf'ın
gözüken yöneticileri yönetmiyor, onlar çıkarmıyor bu gazeteyi. Bu gazeteyi,
gazeteye bilgi ve belge sağlayan kaynak çıkarıyor, Ahmet Altan değil. Bu ise
gazetecilik bağımsızlığına, editöryal bağımsızlık dediğimiz şeye aykırıdır.

Taraf gazetesi boykotu, AKP'nin anayasa değişikliğini desteklememenin sol
vicdana sığmayacağını söylüyor. Sen bir kere solcu musun da sol adına
konuşuyorsun yahu! Etyen Mahçupyan her gün sola küfrediyor bu gazetede. İşte
Rasim Ozan Kütahyalı mıdır nedir, CHE'ye katil diyor ondan sonra kalkıp sol
adına konuşuyorlar... Bunlar ahlak dışı şeyler. Herkes haddini bilmeli. Siz
sol karşıtı, Kürt karşıtı yayın politikası izliyorsunuz sonra da Kürtler
şöyle yapsın, sol vicdana sığar mı diye konuşuyorsunuz. Bence, Taraf
gazetecilik vicdanına sığmayan bir anlayış içinde.

*'TARAF'IN KÜRT POLİTİKASI, AKP VE TSK'NİN KÜRT POLİTİKASIDIR'
*Yasemin Çongar'la gazete ilk çıktığında Diyarbakır'da ve daha başka bir iki
yerdeki toplantılarda vs. birlikte olduk. Orada Kürt okur kitlesinin
Taraf'tan ne kadar büyük bir beklenti içinde olduğunu gözlerimle gördüm
açıkçası. Dolayısıyla, satış çizelgelerine baktığımızda gazetenin Kürt
coğrafyasında prestiji vardı. Mutlaka gazetenin haberlerini tek tek
inceleyip değerlendirmek doğru olacaktır ama ben sabah kalkar kalkmaz Taraf
okuyan tiplerden olmadığım için tahlilim ayrıntılı olmayabilir.

Fakat genel kanım şu; Taraf, Kürt hareketiyle, Kürt dünyasıyla ilişkiler
konusunda okurları bilgilendirmek yerine, yönlendirmeye yönelik bir politika
içinde. Özellikle PKK'ye ilişkin haberlerinde bu görülebiliyor. Kürt okurlar
da bunu zamanla gördü ve kendilerinin oyalanmasına izin vermediler. Taraf
ise bunu anladığı anda içindeki gerici, sağcı, liberal, AKP yanlısı
çizgisini daha da çekinmeksizin ortaya koymaya başladı. Aslında Taraf'ın
Kürt okurlarla ilgili denediği politikası bir AKP planıydı aynı zamanda.
Hatta, çok karşı oldukları TSK'nin de bu biçimde planları mevcut.

*'KÜRTLERE 'EVET' DEDİRTMEK İÇİN MANEVRALAR YAPIYORLAR'*
Türk basın tarihi siyasi ilişkiler ve temas noktasında çok iyi bir sicile
sahip değil. Olumsuz anlamda kullanıyorum; resmen militan gibiler. Birçoğu
AKP'nin aktivisti gibi, Taraf da bunlardan. Örneğin referandum açısından
baktığımızda herkesin 'evet' demesini tahmin eden, bekleyen bir tutumları
var ama kamuoyu araştırmaları bu beklentiyi yansıtmadığında ise, AKP'nin oy
deposu olarak gördüğü Kürtleri 'evet'e ikna etmek için çeşitli manevralar
yapıyorlar. BDP'nin açıklamalarını çarpıtmaları da bu anlamı taşıyabilir.
Kürtleri bu yolla kandırabileceklerini sandılar.

Normalde gazetecilik, seçimlerde, referandumlarda hem teorik olarak hem de
batı veya doğudaki olumlu örneklerinde görüldüğü üzere; yurttaşın tüm bilgi
ve görüşlere sahip olarak, doğru karar vermesini sağlayacak şekilde yayın
yapmaktır. Siz gazeteci olarak, köşe yazarı olarak mesela referandum için
'evet'i veya 'hayır'ı savunabilirsiniz, bu sizin ideolojik çizginizdir. Ama
gazete, yayınlarında boykotçuları görmezden gelemez, bu gazetecilik olamaz.
Gazetecilikte taraflıksız diye bir şey yoktur ama mevcut taraflara eşit
uzaklıkta olmak vardır.

Fransa'da 5 yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılıyor. Fransa yarı
başkanlıkla yönetildiği için cumhurbaşkanının kim olacağı çok önemli. Burada
seçimler iki türlü yapılır, 15 gün veya 1 hafta arayla. Seçim bittikten
sonra gazete oturur bir bilanço çıkarır; adaylara sayfamızda ne kadar yer
verdik diye. Bu bilançolara baktığınızda en fazla yüzde 51 ve yüzde 49 gibi
farklar görebilirsiniz. Yani mesela bu gazetelerden biri ortasol bir görüşte
olduğu halde sağcı aday yokmuş gibi davranamaz.

Türkiye'de ise bu bilançoları çıkarmaya çalışsak rezil bir durumla
karşılaşırız. Bir tarafın yayınlarında tamamen TSK, diğer tarafınkinde de F
tipi cemaatin propagandaları ağırlık basar. Bu, sonuç olarak Türkiye
toplumunun fikri, entelektüel düzeyini de etkiliyor. Bizde böyle tartışmalar
yerine daha çok Galatasaray-Fenerbahçe kapışması gibi bir tablo ortaya
çıkıyor.

*'ACELE POSTA SERVİSİ ÖDÜLÜ'
*Bir de özellikle gazetecilikte ödül alan kadar, ödül verenlere de bakmak
gerekir. Türkiye'de çok fazla ödül dağıtılıyor. Benim en çok şaşırdığım,
Taraf muhabirinin Sedat Semavi ödülünü almasıydı. Bunda bir yanlışlık
olmalı. Bence ödül 'acele posta servisi ödülü' olabilir ama gazetecilik
ödülü olamaz. Size oturduğunuz yerden, biri bavulla bilgi gönderiyor ve siz
de yayınlayarak, ödül alıyorsunuz. Diğer ödül veren kuruluşlara baktığımızda
zaten iktidar yanlıları olduğu için çok yadırgamamak gerekir ama Sedat
Semavi ödüllerinde şaşırmıştım.

*'TÜRK BASINI GAZETECİLİK DİLİNE AYKIRI DAVRANIYOR'
*Medyanın bu tutumu haliyle toplumu da etkiliyor. Örneğin Türkiye'de Kürt
meselesini çok bilmeden, BDP ne savunuyor bilmeden hareket ediliyor.
'Terörist başı, bebek katili' gibi kesinlikle gazetecilikte yeri olmayan bir
dil kullanılıyor. İki tane gerçek var oysa; birisi hakiki gerçek dediğimiz,
elle tutulur, koklanır sokaktaki ideolojik gerçektir. Bir de bu hakiki
gerçeğin sosla sulandırılmış, tuz-biber-şeker eklenmiş medyatik gerçeği var.
Sokaktaki hakiki hayatın medyaya, gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına
ve radyo mikrofonlarına yansıyan bir medyatik gerçeği var.

Medya örneğin referandumu müthiş bir şey olarak öne sürüyor şu sıralar. 12
Eylül'den hesap sorulacağını iddia ediyor, Kenan Evren'e dokunmadan,
işkencecilerden hesap sorulmadan... Mükemmel bir anayasa paketi
hazırlandığını gösteriyor medyanın gerçeği. Oysa sokağa baktığımızda başka
çok çeşit seslerin de olduğunu görüyoruz. Medyanın bu tutumlarının gerçekle
örtüşmediğini, gerçeğe tekabül etmediğini görüyoruz. Yani siyasi iktidarlar
sanal alanda iktidar sahibi olabiliyorlar."
(anf)





-- 

__._,_.___
 Reply to 
sender<[email protected]?subject=taraf+gazetesİ'Nİ+AHMET+ALTAN+YÖNETMİYOR!+PEKİ+TARAF+KİMİN+YÖNETİMİNDE?>|
Reply
to 
group<[email protected]?subject=taraf+gazetesİ'Nİ+AHMET+ALTAN+YÖNETMİYOR!+PEKİ+TARAF+KİMİN+YÖNETİMİNDE?>|
Reply
via web 
post<http://groups.yahoo.com/group/ozgur-dusunce21/post;_ylc=X3oDMTJxYXQxYXBkBF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzIzMzUwMTMzBGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARtc2dJZAMyNDUzBHNlYwNmdHIEc2xrA3JwbHkEc3RpbWUDMTI4MzQzNjU3MQ--?act=reply&messageNum=2453>|
Start
a New 
Topic<http://groups.yahoo.com/group/ozgur-dusunce21/post;_ylc=X3oDMTJmNXZlNXAxBF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzIzMzUwMTMzBGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARzZWMDZnRyBHNsawNudHBjBHN0aW1lAzEyODM0MzY1NzE->
Messages in this
topic<http://groups.yahoo.com/group/ozgur-dusunce21/message/2453;_ylc=X3oDMTM1ODZ0NDhuBF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzIzMzUwMTMzBGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARtc2dJZAMyNDUzBHNlYwNmdHIEc2xrA3Z0cGMEc3RpbWUDMTI4MzQzNjU3MQR0cGNJZAMyNDUz>(
1)
Recent Activity:


Visit Your 
Group<http://groups.yahoo.com/group/ozgur-dusunce21;_ylc=X3oDMTJmY2NrNnQxBF9TAzk3MzU5NzE0BGdycElkAzIzMzUwMTMzBGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARzZWMDdnRsBHNsawN2Z2hwBHN0aW1lAzEyODM0MzY1NzA->
----------
UYELIK ,ELEŞTİRİ, ÖNERİ VE ŞİKAYETLERİNİZi:
[email protected] bize ulaştırabilirsiniz.

GRUBA MESAJ GONDERMEK ICIN: [email protected]
----------
LÜTFEN MEKTUBU YÖNLENDİRİRKEN; E-POSTA HESAPLARIMIZI ELE GEÇİRMEK
İSTEYEN KİŞİLERE KARŞI, ÖNCE GÖNDERENİN ADRESİNİ SİLİNİZ, SADECE
BCC (GİZLİ ALICI) KISMINA GÖNDERECEĞİNİZ ADRESLERİ YAZIP YOLLAYIN...
 MARKETPLACE

Get great advice about dogs and cats. Visit the Dog & Cat Answers
Center.<http://us.ard.yahoo.com/SIG=15o3n2fqc/M=493064.13814537.14041040.10835568/D=groups/S=1705083764:MKP1/Y=YAHOO/EXP=1283443772/L=b53a2dfa-b69b-11df-9b36-bbbacac6833f/B=eAEAGUWTZaM-/J=1283436572119493/K=1h1vm.xgagzPqUkoSAqsng/A=6078812/R=0/SIG=114ae4ln1/*http://dogandcatanswers.yahoo.com/>
 ------------------------------

Hobbies & Activities Zone: Find others who share your passions! Explore new
interests.<http://us.ard.yahoo.com/SIG=15otftukv/M=493064.14012770.13963757.13298430/D=groups/S=1705083764:MKP1/Y=YAHOO/EXP=1283443772/L=b53a2dfa-b69b-11df-9b36-bbbacac6833f/B=eQEAGUWTZaM-/J=1283436572119493/K=1h1vm.xgagzPqUkoSAqsng/A=6015306/R=0/SIG=11vlkvigg/*http://advision.webevents.yahoo.com/hobbiesandactivitieszone/>
 ------------------------------

Stay on top of your group activity without leaving the page you're on - Get
the Yahoo! Toolbar
now.<http://us.ard.yahoo.com/SIG=15oplkbi1/M=493064.13983314.14041046.13298430/D=groups/S=1705083764:MKP1/Y=YAHOO/EXP=1283443772/L=b53a2dfa-b69b-11df-9b36-bbbacac6833f/B=dwEAGUWTZaM-/J=1283436572119493/K=1h1vm.xgagzPqUkoSAqsng/A=6060255/R=0/SIG=1194m4keh/*http://us.toolbar.yahoo.com/?.cpdl=grpj>
 [image: Yahoo!
Groups]<http://groups.yahoo.com/;_ylc=X3oDMTJldDRrZzQ4BF9TAzk3NDc2NTkwBGdycElkAzIzMzUwMTMzBGdycHNwSWQDMTcwNTA4Mzc2NARzZWMDZnRyBHNsawNnZnAEc3RpbWUDMTI4MzQzNjU3MQ-->
Switch to: 
Text-Only<[email protected]?subject=change+delivery+format:+Traditional>,
Daily 
Digest<[email protected]?subject=email+delivery:+Digest>*
Unsubscribe<[email protected]?subject=unsubscribe>*
Terms
of Use <http://docs.yahoo.com/info/terms/>
 .

__,_._,___

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap