Haksöz Haber Sitesinde Hamza Türkmen tarafından kaleme alınan "Türk
İslamcı","Kürt İslamcı" olurmu? başlıklı yazıya yorum olarak
gönderdiğim  yazıyı değerli Divanxane okurları ile paylaşıyorum.

İnsanlığın; kimlik kazanmalarına, birbirleri ile tanışmalarına ve
kaynaşmalarına vesile olan milletlerin varlığı sanal değil bilakis
Allah'ın takdiridir. Biz Kur'an dan bu şekilde öğrendik. Diğer
kimlikleri yok saymak, insanlığı tektipleştirmek; vahyi kaygılardan
çok sistem tarafından baskı altına alınan ve yok sayılan ezilen
kesimlerin uyanışından duyulan endişelerden kaynaklanmaktadır. Ayrıca
üst kimlik-alt kimlik sanal kavramlardır ve kafa karıştırmak için
ortaya atılmaktadır. Hayatın gerçekliği gösteriyor ki herbirimizin bir
çok kimlikleri vardır ve bu kimlikler hep birlikte bulunur. Bir
insanın aynı anda Müslüman, Türk, Caferi, işçi, mülteci kimlikleri
olabilir. Bu kimliklerin bazıları yaşanılan çevre, ekonomik, siyasi ve
kültürel nedenlerle öne çıkabilir. Genellikle azınlıkta kalan yada
bastırılan kimlikler öne çıkar, diğerleri varlığını muhafaza eder.
Türkiye de; Kürt, İslami, Alevi ve Solcu kimlikler öne çıkar. Çünkü
bunlar baskı altına alınan kimliklerdir. İranda Sünni, Arabistanda
Şii, Avrupada Türk, Amerikada siyahi olmak öne çıkan kimliklerdir.
Diğer bir konuda ulusal kimliklerin gelişimidir. Ulusların var olması
Allah'ın takdiridir ancak bu var olma bir anda olan bir şey değil
zamanla gelişen bir kavramdır. Allah, insanları Adem ve Havva'dan
yarattı,çok sonraları topluluklar, aşiretler, kavimler ve milletler
ortaya çıkmıştır. Bu konuda en önemli unsur konuşulan dillerin
çeşitliliğidir. Zamanla çeşitli diller ve milletler ortaya çıktığı
gibi bazıları zamanla erimiş ve ortadan kaybolmuşlardır. Tutarlı
olabilmeleri için tek bir kimlik dayatanların dillerin çeşitliliği (ki
buda Allah'ın takdiridir) konusunda da tekliği savunmaları
gerekecektir. Diller çeşitli oldukça milletlerde çeşitli olacaktır.
İnsanlık alemi yaşayan bir organizmadır. Bazı kesimler uluslaşmıştır,
bazıları ise uluslaşma sürecindedir. İşte Kürtler de uluslaşma
sürecindedirler ve bu süreç olgunlaşmaktadır. Kürt haklının var olma
mücadelesi, asimilasyona karşı direnişi, kimliğine, kültürüne, diline
ve tarihine sahip çıkması ne İslam karşıtıdır ne de ırkçı bir
harekettir. Bilakis Müslüman olmanın sorumluluğudur. Varlığı yok
sayılan bir halkın mücadelesini görmemezlikten gelme, zulme karşı
mücadeleyi ve İslami duyarlılığı sadece katsayı ve başörtüsü ile
sınırlama, hayatı bunlardan ibaret sayma vahyi kimlik inşası değildir.
İşte Kürt İslamcıların itirazı da bunadır. Bazılarının duyduğu
rahatsızlıkta Kürtlerin bilinçlenmesi, İslamın öngördüğü özgürleşmeye
sahip çıkmalarıdır. Nasıl ki bir zamanlar Kürtlerin özgürlük
taleplerine karşı Kemalizmi ve ulusalcılığı aşamamış Türk Sol
hareketleri milliyetçilik olarak küçümsüyor ve "devrim her şeyi
halledecek" diye oyalıyor ise bu gün aynı taktiği sanal öncü cemaat
hayelleri ile İslamcı abiler yapmaktadırlar. Kürlerin artık
bilinçlendiği, her şeyi sorguladığı gerçeği Diyarbakır'daki forumda da
anlaşılmıştır. Kütlerin İslami bilince ve uyanışa sahip olduğu
görüldüğündendir ki "İslamın sesi" olarak övülen Türk İslamcı abilerin
biricik gazetesi Vakit,forumu provake etmeye çalışmış, başaramayınca
gazete ve değerli abileri forumdan hiç bahsetmemişlerdir. Bir şey
söylemek gerekiyor ise bu konuda bir şey söylemek gerekiyor. Bilinmesi
gerekir ki; Kürt, artık eski Kürt değildir. Kendilerini milliyetçilik
ile suçlayanların Filistin yardım gemilerini bile Türk bayrakları ile
donattıklarını, giderken ve dönerken her tarafı Türk bayraklarının
kapladığını, Türk gemisi, Türk yardımı, Türk şehidi kavramlarını
kullandığını, tabutların bile Türk bayrakları ile donatılmasının
anlamını artık biliyorlar. Ve artık çok daha iyi biliyorlar ki, bir
halk kendi topraklarında özgürce yaşayamıyorsa bir yanı hep eksik
kalmaktadır. Müslüman halklar ancak özgür birliktelikler kurabilirler.
Fetihçi Osmanlı mantığı ile, efendi bakış açısı ile büyük abi
tavırları ile bir yere varılamaz. Birlikte yaşam isteniyorsa (bu
olması gereken de budur) ayrılma hakkına da saygı duymak gerekiyor. Bu
konuda her halk kendisi karar verecektir. Önerimiz ise özerkliktir..

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke 
ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen 
xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin 
dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. 
 -  Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki 
sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak 
bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz 
mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger 
Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: 
http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap