Bu Devlet Ne
Yaptığını Bilmiyor
Tayfun İşçi
Diyarbakır da KCK davası adı altında 104
kişi “PKK’nin şehir örgütlenmesi” suçlamasıyla
yargılanıyor. Hemen hemen tamamı
halkın oylarıyla seçilmiş kişiler Eski ve yeni Belediye Başkanları,
Belediye Meclis
Üyeleri, DTP-BDP parti yöneticileri vb.
Doğrusu bunların
gerçektende şehir örgütlenmesi elemanları olduğundan asla şüphe etmedim Zira
bunlar devletin yerel yöneticileri. Hepsi mazbatalarını bizzat devletten
almış.
Bunlar devletin şehir örgütlenmesini oluşturuyor. Devlet kendi şehir
örgütünü yargılıyor. Hepsi
devletin anayasal hukukuna göre seçilmiş ve görevleri devletçe onaylanmış
insanlar.
Bunların PKK ile
ilişkileri var mı? Yok mu? Doğrusu bilmiyorum. Bir ilişki yoksa da en azından
PKK’nin dolaylı desteği ret edilemez. Zira
milyonlarca kürdün her miting de “Biiji serok APO” diye
haykırdığı bir
coğrafyada seçilmek için en azından bu kitlenin desteğini alması
gerekiyor. Bu
kişilerde seçildiklerine göre bu kitle tarafından desteklendikleri kesin.
Bu devlet ne yapıyor
anlayamıyorum. Bölge insanının
çoğunluğunun Kürt hareketine taraftarlığı kesin. Bu güne kadar bölgede
açılmış
yüzbinlerce dava “PKK terör örgütüne” üyelik-yardım yataklık
veya propagandadan
açılmış. Neredeyse nüfusun tamamı bu davanın şüphelisi ve sen burada seçim
yapıyorsun, çıkacak sonuç malum. Çıkan sonucu
kanun hükmünde onaylıyorsun sonrada KCK şehir örgütlenmesi adı altında
yargılıyorsun. Bu şaşkınlık veya basiret bağlanması değil de nedir?
Gerçekten, bu devlet
gerek genel, gerek yerel seçim sonuçlarını, hatta referandum sonuçlarını
doğru
okumuyor mu? yoksa okuduğunu anlamak mı istemiyor. Bu bölgenin tercihi
belli değilmi?
Bunu ben görüyorum da devlet bunca
istatikcisi, anketörü olduğu halde göremiyor mu ? Görüyorsa hem seçimleri
yapıp,
hem de seçilmişleri neden yargılıyor anlayamıyorum doğrusu.
Tercihlerini
kendilerine yakın bulduklarından yana yapan Kürtlerin tercih ettiklerini
tutuklamak zindanlara doldurmak da ne oluyor? Kürtlerin hem seçimlere
katılmasını isteyip bu katılımlarının sonucunu yargılamak neye hizmet ediyor.
Kürtler seçimlere katılmayıp Türkiye’nin ortak hukuku üzerinde
buluşmasın mı?
deniliyor. Bu daha mı hayırlı görülüyor.
Kürtlerin seçimlere
katılmayıp ap ayrı bir duruş sergilemelerimi isteniyor. Bu yaklaşım
bölücülüğün
ta kendisi değil mi? Kürtlerin ayrılması bu coğrafyanın bölünmesi mi
isteniyor
Bu devlet ne yapmaya çalışıyor. Anlayan ne olur bana da anlatsın.
Cahilliğime verin ne
olur? Bu devlet, “Kürtler dağdan ovaya insin şiddeti bıraksın
siyasal yollar
açık, sorunu siyasal demokratik zeminde çözeriz” demiyor mu? İyi
be kardeşim KCK’nin
şehir örgütlenmesini neden yargılıyorsun? Sen
KCK’ye dağı bırak, şiddeti bırak şehre gel demiyor musun?
Tutuklukluların KCK
‘ile ilişkileri varmı? Yokmu bilmiyorum. Ama ilişkili olduklarını
varsayalım,
adamlar gelmiş işte, peki senin derdin ne daha ne istiyorsun?
Dava KCK davası
olarak lanse edilmiş ve KCK’nin DTP ve BDP ile ilişkileri olduğu
ileri sürülüp
örgüt bağlantısı olarak suçlanıyor. BDP veya DTP’nin bu bağlantısı
varmı
bilmiyorum Eğer ilişkileri varsa bu Türkiye açısından bulunmaz bir fırsat
değilmi?
Mademki kürt sorunu
var ve sen KCK ile görüşmeyeceksin o halde bu ilişkili kurumlar üzerinden
görüşmen
mümkün. Bu senin için bir fırsat değilmi?
Hiç unutmam Cengiz
Çandar bir makale yazmıştı PKK’siz DTP bir işe yaramaz demişti.
Çandar bu konuda elbette haklıdır.
Ve devleti devletten çok düşünen bir devletçi olduğunu ispatlamıştır.
BDP’nin
KCK ile ilişkili olması devletin sorunu çözmesine bir zemin sunmaktadır.
Ama bu
devlet ne yaptığını ne yapacağını bilmiyor Allah akıl izan versin.
Sahi Demokratik
Topluluklar Kongresi(DTK) PKK ile
ilişkilidir diye yargılanıyor. Be kardeşim sen daha dün “Devletin
belirli
organları Abdullah Öcalan’la görüşüyor. Daha öncede ilişkiler kurulup
görüşmeler yapıldı” diye açıklamalarda bulunmadın mı? Sen devlet olarak
ilişkilenip görüşüyorsun da halk görüşüp ilişkilendiğinde neden suçlayıp
zindanlara dolduruyorsun? Bu nasıl mantık bu nasıl hukuk lütfen anlayan beri
gelsin.
Durun daha bitmedi
Devlet “Türkler ve Kürtler tarih boyunca birlik olmuş ve aynı kaderi
paylaşmıştır. Birliğimizi geliştirip güçlendirelim” diyor ardından
da Kürtler e
linç girişimlerinde bulunanları vatandaş tepkisidir diyip görmezden gelirken
Kürtlerle birlik olmaya çalışan Türkiyeli sol, sosyalist, devrimcileri
ilişkilerinin olmadığı bilindiği halde “Devrimci
Karargah”örgütü ile
ilişkilendirip tutuklayıp zindanlara atıyor.
Yahu bu devlet
Kürtlerle Türklerin birliğini istediğini açıklamıyor muydu? “Ya sev
ya Terk et”
diyenleri alkışlarken, Yaşasın Halkların kardeşliği diyenleri neden
tutukluyor.
Sahi siz anladınız mı? Ne olur bir bana da anlatsın.
zira ben bu devleti anlayamıyorum.
Facebook ve Twitter hesaplarını tek yerden güncelle, anında
paylaş!
Hemen tıkla!
--
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin.
- Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu
yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz.
Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz.
Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger
Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane