Abi bu yazınızı geçen hafta yayınladık. bir hafta yayında kaldı. bizdeki yazarlar kısmından bakabilirsiniz. Şu an yoğunluk var. Taraf'ın yazılarına ağırlık vereceğiz. Yazılarınızı peyderpey alıyoruz. saygılarımla...
15 Ocak 2011 00:20 tarihinde Mehmet Latif Yildiz <[email protected]>yazdı: > Toplu mezarlar ve Hizbi-Kontra > 10 Ocak 2011 Pazartesi 16:11 > Ders kitaplarında, gazete, dergi sayfalarında, TV ekranlarında ara sıra > rastlarsınız ya " Anadolu Medeniyetleri" diye. Kürt coğrafyasında Anadolu > Medeniyetlerinin onlarcası var olmasın var da, aynı topraklarda Cumhuriyet > öncesi ve sonrası yapılan zulüm için " Anadolu Mezalimi" ismiyle bir kitap > yayınlansa ne kadar isabetli olur. > Bitlis'in Mutki ilçesinde askeri sahada korucuların ihbarıyla yapılan > kazıda ortaya çıkan toplu mezarda 12 insan iskeleti bulunmuş. Yarın Adli Tıp > onlara da " hayvan iskeleti" demezse, bilin ki o 12 iskelet o topraklarda > doğmuş, anne yüreği ve şefkatiyle büyütülmüş 12 Kürt gencine aittir. > Acıdır ki Show'un" Muhteşem Yüzyıl " isimli dizide Padişah'ı küçük > düşürüyor diye kıyametler koparanlar. Diziye tepki yağdıranlar, 600 yıl önce > Osmanlının savaşla zulüm ederek yeni topraklar almayı kabul etmeyip hikâye > ve masallara inandırılan Cumhuriyet'in evlatlarından toplu mezarlar için ne > sesleri, ne de sedaları çıkıyor. > On, on beş yıl önce faili belli toplu mezara dönüp bakmayan zihniyet İnsan > Hakları Derneği Bitlis Şubesi'nin Bitlis İl sınırları içinde 33 değil 333 > kadar toplu mezar var açıklamasına da el birliği etmişçesine bütün medya > sağır ve dilsiz kesilebiliyor. > Yıllar önce kaybedilmiş evlatlarına ait mezar ile teselli bulup > sevinmelerine vesile olacak anne, babaların olacağı ne kadar ironi, ne kadar > korkunç ve de ne kadar ürpertici değil mi? Hiç sağlıklı düşünen bir toplum > olsaydık bunlara isyan etmez miydik? > Yakın geçmişimizde Kaybedilmiş Kürt gençlerin kemiklerinin konduğu bir > mezarla teselli bulan aileler. Bu korkunç manzara karşısında sesi çıkmayan > bir toplum ve medya var. > Diğer tarafta Padişahları evliya, âlim, bilgin, bin metre öteye ok > atabilen, tek eliyle yüz kiloyu kaldıran insanüstü ilahlar gibi gösteren. Ya > da haremi günün 12 saati Kur'an okuyup, dua eden ve Müslüman dinine > devşirilen cariyelerle birlikte soylu ailelerin kızlarının eğitim gördüğü, > kitap okuduğu, yabancı dil ve benzeri eğitimler aldığını algılayan bir > toplumdan faili belli cinayetler ve toplu mezarlara tepki göstermesini > beklemek safdillik olur. > Bütün bunlara kime mi borçluyuz? > Sadece adı "Cumhuriyet" olan rejime. ( Bu arada unutmadan yazayım, uzaktan > ahkâm kesenlere bir çift sözüm var. 30 yıl Cumhuriyet'in okullarında ilk, > orta ve liselerde yani her kademe okulda tarih ve Cumhuriyet tarihi > öğretmenliği yaptığımı hatırlatırım.) > Konumu ve görevi devleti korumakla yükümlü bir Cumhuriyet. > Solcu, Kürt, Dindar, mütedeyyin büyük halk kesimini suçlu gören bir > Cumhuriyet. > Bakmayın 2011 yılındayız. Cumhuriyet 88 yaşında da olsa yargısıyla, > bürokrasisiyle, tek halk yaratmak için oluşturulan eğitim sistemiyle kendini > daha fazla gizleyemiyorsa da belli kesim ve mevcut yönetim bu rezilliği > göstermemek için elinden geleni ardına koymuyor. > Ya yargı? Hazan yaprakları gibi dökülüyor ne yazık ki kimsenin umurunda > değil. > Baksanıza domuz bağları, evlerde dim dik mezarlar. Diri diri gömülenler. > Eli ayağı bağlı, ağzı bantlı sorgulananlar. İnsanlar böylesine > vahşileşebiliyor ve zulmü Allah adına yaptığını saydırtarak toprağa > gömebiliyorlar. Ama bizler zalimlerden Allah'a sığınıyoruz. > İşkence videolarıyla Batman, Şırnak, Diyarbakır, Van, Hakkâri, Şırnak, > Siirt gibi Kürt coğrafyasında korku ve dehşet saçtılar. İnsanları gündüz > enselerinden tek kurşunla infaz eden, öldürme yetenekleriyle hafızalarımıza > kazındılar. Sınırsız bir öldürme gücü sergileyerek yüzlerce cinayet işlerken > resmi kuvvetlerin yedeğinde bunları yapan Hizbi-Kontra üyelerinin halaylı > salıverilmeleri haklı olarak herkesten çok Kürtleri dehşete düşürdü. > Ama toplu mezarlar ülkesi olan bölgede kayıp mezarları için aynı > tedirginlik ve duyarlılığın gösterilmediği, kimsenin kılını kıpırdatmadığını > da gördük ve izledik. > Oysa Kürtler JİTEM, Hizbi-Kontra ve itirafçıların vahşetini çok derinden > yaşamıştı. > Hepsi jandarma birliklerince eğitiliyor, silahlandırılıyor; Kürt şehir, > kasaba ve köylerinin sokaklarında insan avuna çıkartılıyorlardı. > Nere de mi eğitiliyorlardı? > Doğup, büyüdüğüm, çocukluğumu, gençliğimi dağlarında, bağlarında, > bahçelerinde geçirdiğim Batman'ın Gercüş ilçesine bağlı zümrüt gibi yeşil ve > kaynak sularının cennete çevirdiği Seki ( Xerabe Bena), Gönüllü ( Derdile) > ve Çiçekli ( Şifere) köylerindeki kamplarda. > Silahlı eğitim gördüler, lojistik destek aldılar. > Kim söylüyor? > Zamanın Batman Emniyet Müdürü Öztürk Şimşek. O tarihlerde olayları > duyduğumda "Batman Çağdaş" gazetesindeki köşemde konuyu işlemiştim. > Ne mi demiştim? > Solcu ve devrimci Kürtleri dindar Kürtlere kırdırıyorlar. Bölgede uygulanan > bin yıllık yöntem. Kürdü Kürde kırdırma metodu " böl parçala yönet." Kürtler > de bu zokayı yutuyorlar. > Ve bugün Bitlis'in Mutki ilçesinde Jandarma Karakolu"nun sınırları içinde > 12 genç kürdün cesedi çıkartılıyorsa; Muhteşem Sultan dizisi gibi tepki > görmüyorsa, toplumsal barış için daha bir hafta önce bu İlde nutuk atan > Başbakan konuşmuyor ve fırsata dönüştürmüyorsa kaygı duymamak, > endişelenmemek mümkün mü? > Niçin mi bunları yazıyorum. Allah'a karşı görevimi yerine getirmek için. > Elie Wisel demiş ki "Adaletsizliği önleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar > olabilir. Fakat 'itiraz etmeyi' beceremediğiniz bir zaman asla olmamalıdır." > Yani adalet için yazıyorum. > Cumhuriyet kurulduğu günden beri adının anlamına uygun adaleti, hakkı, > hukuku, halkı değil devleti korumayı kendine şiar edinen bir rejim olarak > bugüne kadar geldi. > İyi de, devleti korumak ile yükümle bir yönetim varsa, halkı kim koruyacak? > Artık Cumhuriyet'i yönetenler de mızrak çuvala sığmadığı için Cumhuriyet > adıyla bağdaşmayan yönetimin kendilerini incitmeden değişmesinden yana > olacaklar mı? > Hani Ergenekon ile işin ucu onlara da dokunmaya başladı da. > Eğer hemen gereken yapılmazsa, faili meçhuller, toplu mezarlar, Balyoz, > Hizbullah, Ergenekonların üzerine hakkıyla ve adaletle gidilmezse, korkarım > ki daha nice on yıllar bu dondurulmuş, taşlaşmış zihniyetle toplumu > yönetmeyi sürdürecektir. > Unutmadan son notumu yazayım da içimde kalmasın. Taraf denilen gazete > manşet attı. Ancak Cumhurbaşkanı Basın Danışmanı Ahmet Sever yalanladı. Dedi > ki " Cumhurbaşkanı Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşları ile kahvaltılı > buluşmasında 'anadil haktır, bu hak tanınacak' diye bir ifadesi olmamıştır." > Taraf'ın palavrasına inananlara duyurulur. > > -- > - Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu > Kurd dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u > rojnameyen xwe bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret > qedexe ye. Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. > > > Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane > > - Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail > grubu. Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas > alinir. Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik > taninir. > -- - Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane - Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
