Ortadoğu'da
Neler Oluyor
Tayfun İşçi
Sağcısı, solcusu,
dincisi, liberali ve komünisti ile yüzünü batıya dönmüş Türkiye%u2019nin,
Ortadoğu%u2019daki son gelişmeler hakkında adeta dili tutulmuş,
gelişmelerin değerlendirilmesi konusunda şaşkınlık ve cehalet, tüm
kesimleri esir almıştır. Büyük oranda kaderi Ortadoğu ile ortak olan
Türkiye%u2019deki bu suskunluk esas olarak bu günde devam etmektedir.
Doğrusu bu cehaletten kendimizi de muaf tutmadığımızı hemen belirtmemiz
gerek.
Sınırlı bilgimiz ve sınırlı ilgimiz ile Ortadoğu%u2019daki
gelişmeleri değerlendirdiğimizde ortadoğunun dünyadaki kapitalist
toplumlardan farklı olduğu, düşünce ve yaşam biçiminin dünyadaki
kapitalist bütünleşmeden kopuk aşiret, tarikat, mezhep üzerinden esas
olarak din toplulukluları oldukları bu nedenle de devletlerin toplum
üzerinde fazla bir rol oynamadığı adeta devlet ve toplumun ayrı
şekillendiği toplumlar olarak tanımlamak
mümkündür.
Devletlerin bir avuç
işbirlikçi zümre, aşiret veya mezhebin çıkar ve korunması temelinde
şekillendiği, toplumsal değerlerin bu kesim tarafından gasp edildiği,
halkın büyük çoğunluğunun ise ağır baskı ve sömürü altında olduğu
görülmektedir. Bu baskının ise kapitalist devletlerde olduğu gibi esas
olarak ordu aracılığı ile sağlanmadığı daha ziyade iktidar güçlerinin
kendi özel silahlı korumaları aracılığı ile sağlandığı görülmektedir.
Özetle devletler emperyalistler tarafından toplumu yönlendiren ve toplumla
iç içe geçmiş bir devlet olarak değil, toplumu sarmalayan adeta bir kabuk
olarak dizayn edilmiş böylece dünya sistematiğine bu kabuk üzerinden dâhil
edilmiştir. Özetle Ortadoğu devletleri iktidarın dışındaki topluluklardan
güç almayan bağlı bulundukları dış güçlerin desteği ile varlığını sürdüren
güçsüz devlettir. Kaldı ki bu devletlerin oluşumları da toplumsal güçlerin
değerlendirilmesi üzerinden değil, emperyalist güçlerin çıkarlarına uygun
kâğıt üzerinde oluşturulmuştur.
Ortadoğu halkları kapitalist pazar eksenli uluslaşma
sürecini de ciddi anlamda yaşamamıştır. Daha ziyade kılan, aşiret, kan
bağı üzerinden oluşan topluluğu esas olarak bir arada tutan ümmetçi
yapılanmadır. Ortadoğu%u2019daki farklı din ve mezheplerde göz önüne
alındığında bu durum Ortadoğu toplumlarının küçük toplumsal guruplar
halinde şekillenmelerine zemin oluşturmuş ortak bir ulus kimliğinin cılız
kalmasını getirmiştir.
Ortadoğu%u2019da sınıf ilişkileri de demokratik
kapitalist gelişme temelinde oluşmamıştır. Sınıfsal farklılıklar
kapitalist normlara uymamaktadır. Bu nedenle de sınıf mücadeleleri sanayi
toplumlarındaki sınıf mücadeleleri gibi yalın değildir. Aşiretsel,
inançsal, kültürel
çelişkiler sınıf çelişkilerinde önemli rol oynamaktadır. Ama şu açıkça
belirtilebilir ki, iktidar güçleri dışındaki tüm kesimler ağır bir sömürü
ve baskı altındadır. Bu Ortadoğu gerçekliği emperyalist dünya sisteminin
gerekse Ortadoğu halklarının ortadoğuyu değiştirme arayışını ortaya
çıkarmaktadır.
Son dönemde Ortadoğu da işlerin eskisi gibi gitmeyeceği
ve yeni bir arayışın başladığı ortaya çıkmıştır. Ortadoğu toplumlarında
çok fazla bir değişim görülmemekle beraber devletsel taşlar yerinden
oynamıştır. Ortadoğu halkları daha fazla özgürlük daha fazla demokrasi ve
daha fazla üretimden pay istemektedirler. Kendilerinin devletleri
tarafından sömürüldüğünü aldatıldığını ve zulme tabi tutulduklarını
açıklamaktadırlar. Ortadoğu halkları bu gidişe dur demektedirler ancak bu
gidişe isyan ederken, nasıl bir düzen konusunda hemfikir değillerdir.
Mevcut düzenin yıkılması
kanaati tüm muhaliflerde gelişmiş olmakla beraber yeni bir sistemin hangi
temelde kurulması gerektiği konusunda mutabık değillerdir. Yıkmayı
istemekte ama yapma konusunda tam bir kargaşa yaşamaktadırlar. Bunun da
nedeni Ortadoğu örgütlenmelerinde ideolojik önderlik yapabilecek bağımsız
ve yeterli bir gücün olmamasıdır.
Ortadoğu da esas olarak dört farklı anlayışın etkili olduğunu
belirlemek doğru
olur sanırım.
1-ABD%u2019nin
başını çektiği ve Türkiye%u2019nin Ortadoğu eş başkanlık görevini
üslendiği Genişletilmiş Ortadoğu ve kuzey Afrika projesi 2. Mevcut
statükonun korunması anlayışı 3.radikal İslami yönetim anlayışı 4.
Ortadoğu halklarının devrimci demokrasi anlayışı
1-Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi ile
Müşterek bir Gelecek ve İlerleme için Ortaklık (Partnership for Progress
and a Common Future with the Region of the Broader Middle East and North
Africa).%u201D Projesi Bu proje önce Büyük Orta doğu Projesi olarak
sunulmuş daha sonra Kuzey Afrika%u2019yı da kapsayacak şekilde
genişletilmiştir.
ABD%u2019nin hazırlayıp dünyaya dayattığı bu projenin nedeni
öncelikle bu bölgelerin birer enerji deposu olmaları ve bu zenginlik
üzerinde diğer ülkelerin bağlantılarını da denetime almak içindir. Diğer
bir neden ise bu bölgeler dünya kapitalist normlarına uymayan farklı
kültür ve yaşam biçimlerinde bulunmalarıdır. Buraların emperyalist
küreselleşmeye uygun dizaynı gerekmektedir. Bu nedenle bu coğrafya
ABD%u2019yi tehdit eden radikal İslami terörün kaynağı olarak ilan edilmiş
buralarda amerikancı liberal bir İslami anlayışın tesis edilmesi
kararlaştırılmıştır.
ABD bu projenin nedeni
olarak İslami terör bataklığının kurutulmasını göstermiştir. Bölgeyi
kapsayan ve tehdit olarak kabul edilen ülkeler %u201CMoritanya, Fas,
Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Sudan, Lübnan, Filistin, Ürdün, Suriye,
Türkiye, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap
Emirlikleri, Umman, Yemen, İran, Pakistan ve Afganistan olarak
gösterilmektedir. Ancak daha sonra ABD bu hedef ülkeler içindeki
Türkiye%u2019de Amerikancı liberal İslami akımı yönetime taşıyıp, Türkiye
devletini bu anlayış üzerinden organize etmiş ve Türkiye%u2019yi hedef
ülke olmaktan çıkarıp bu projenin Ortadoğu eş başkanlığında
görevlendirmiştir. Bu gün Türkiye bu proje kapsamında liberal İslami bir
ülke olarak Ortadoğu%u2019yu ve Kuzey Afrika%u2019yı ABD çıkarlarına uygun
bir şekilde dizayn etmeye
çalışmaktadır.
Bu
proje esas olarak mevcut iktidarlarla ilişkilerini sürdürmek istemekte
ancak proje kapsamında ABD
eksenli yeniden yapılandırmayı hedeflemektedir. Bunu da başarmak için
iktidar dışında kalmış liberal İslami akımları güçlendirmekte rejimleri bu
yeni projeye uygun davranmaya zorlamaktadır. Bu proje kapsamında
Türkiye%u2019nin yıldızını Ortadoğu
da parlatmakta, bunun içinde bu güne kadar Ortadoğu da Amerikan
çıkarlarını temsil eden Mısır%u2019ın yeni projeye uygun olarak
Türkiye%u2019nin önünü açmasını istemektedir. bir yandan da
İsrail%u2019in katı ve saldırgan
tutumu nedeniyle yeni projenin bozulmaması için İsrail%u2019i projeye
uygun liberal bir tutum
almaya zorlamaktadır.
Ancak
Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesi Irak%u2019ta Amerikanın
hedeflerine ulaşamaması nedeniyle oldukça zarar görmüş ancak ABD, tek
başına iktidar anlayışında değişiklik yapmış, NATO ülkelerini de projeye
dâhil ederek proje kapsamında çalışmalarını sürdürmüştür. Bu gün
Ortadoğu%u2019daki
hareketlerin en önemli nedenlerinden biri dünyadaki bu yeni şekillenmeye
bağlı olarak yaşanan değişimdir. ABD Bu proje kapsamında mevcut
iktidarların ve statükocu rejimlerin bazı reformlarla değişmesini
istemektedir. Ancak bu değişimin emperyalist çıkarlar yerine Ortadoğu
halklarının veya radikal İslam%u2019ın lehine olmaması içinde elinden
geleni yapmaktadır.
1. Mevcut
statükonun koruyucuları: Bu güçler esas olarak Ortadoğu%u2019nun zengin
enerji kaynaklarının yağmalanmasını ve ortadoğu toplumlarının dünya
siyasetinde yer almalarını engellemeye dönük oluşturulmuş rejimlerdir.
Esas olarak güçlü aşiretler ve tarikatlar dayanak alınarak
oluşturulmuştur. Arabistan%u2019da Vahabilik ve Suudilik. Ürdün de kral
Hüseyin, İran da Şah rıza
Pehlevi buna örnektir. Türkiye%u2019de zaman zaman küçük çelişkiler
yaşansa da ABD %u2018den
destek almayan hiçbir yönetim iktidar olamamış son olarak ta AKP aracılığı
ile sistem ABD Projelerine
uygun olarak yeniden düzenlenmiştir.
Ortadoğuda zaman zaman oluşmuş muhalif dini guruplarla
ilişkiler geliştirilerek de
düzen korunmuştur örneğin
Müslüman Kardeşler örgütü üyesi %u201Cözgür subaylar hareketi%u201D Enver
Sedat ile
birlikte ele geçirilmiş Mısır%u2019da uzun bir süre bu yönetim ile düzen
korunmuştur.,Irak%u2019da
Baas rejimi ele geçirilmiş, Filistin %u2018de
FKÖ içinde Mahmud Abbas yönetimi teslim alınmıştır. Suriye%u2019de
Başer Esat yakın zamanda baskılar altında ABD denetimine
alınmıştır. Bu
yönetimler kendi ülkelerinde korkunç bir baskı ve sömürü uygulamış kendi
halklarına değil, emperyalist
ülkelerin çıkarlarına hizmet etmiştir. Bu yönetimler eski uygulamaların
yani kendi statülerinin korunmalarını istemekte bir yandan
%u201CGenişletilmiş Ortadoğu Projesine%u201D karşı çıkarken diğer yandan
Ortadoğu halklarının demokratik taleplerine baskı uygulamaktadırlar. Bunu
sağlamak için de zaman zaman muhalif dini guruplara rüşvet ve inisiyatif
vererek iktidarlarını
sağlamaya çalışmaktadırlar.
Bu gün bu
statükocu yöneticiler artık tutunamamaktadırlar. Radikal İslami örgütlerin
iktidar arayışları bir yandan,
dünyadaki değişimler diğer yandan ülke halklarının demokrasi
mücadeleleri bu ülkelerde statükoyu zorlamaya başlamıştır. Ortadoğu
ülkelerindeki son ayaklanmalar, bu rejimlerin ya yıkılması yada
değişmesini dayatmıştır.
3-
Ortadoğu da büyük oranda din toplum ilişkileri egemendir. Her ne kadar
küçük küçük devletler halinde bölünmüşse de ortak payda Araplık ve
Müslümanlıktır. Devletler emperyalizme bağımlı işbirlikçiler üzerinden
yapılanmış toplum gerçekliğinden uzaktır bu nedenle de dini özellikler
ağır basmaktadır. Dini özelliklerin yanı sıra toplum devlet eksenli bir
toplum değil, toplum kendi
içinde devlet dışı geleneksel bir yaşam içindedir. Bu nedenle de tarikat
aşiret ve mezhepler toplumsal yaşamda esas belirleyici olgulardır.
Ortadoğuyu etkileyen esas güç şii ve suni İslami yapılanmalar olmuştur.
Bunlardan Sünni olan
Mısır%u2019da gelişip Ortadoğu da yayılan İhvan-ı Müslimin (
Müslüman Kardeşler Örgütü) diğeri ise İran da gelişen ve Ortadoğu%u2019yu
etkileyen Hizbullah
Örgütüdür. Bu güçler aralarında farklılıklar olmakla birlikte
sistemin şeriat hukuku temelinde oluşmasını arzu
etmektedirler. Bu iki ana akımdan kuşkusuz kısmı farklılıklar yüzünden
daha küçük ayrı örgütlenmeler doğmuştur. Ancak bu güne damgasını vuran bu
akımlardır.
Bunların dışında sosyalist güçlerde zaman zaman güçlenmiş ve
ortadoğuyu etkilemiştir. Filistin kurtuluş örgütü İslami referansları
olan sosyalist bir örgüttü
fakat bu gün büyük oranda kuşatılmıştır. Yine esas olarak Irak
çıkışlı olan Suriye%u2019yi
de etkileyen Sosyalist Baas Pratisi de İslami referansları ve
Arap milliyetçiliği referansları olan
sosyalist örgütlerdir. Ancak Baas Partisi Saddam sonrası eski gücünü
önemli oranda yitirmiştir. Özellikle Müslüman kardeşler örgütü ve
Hizbullah bu gün eski statükocu devletsel rejimleri ve genişletilmiş
Ortadoğu projesini tehdit eden en önemli güçlerdir. Bu çelişki
Ortadoğudaki son gelişmelerde de
kendisini göstermektedir. Bu gün
Hizbullah Lübnan%u2019da
Hammas üzerinden iktidardadır ve toplumun desteğini kazanmıştır.
Müslüman kardeşler örgütü ise
son ayaklanmaların içinde olmakla beraber öncü bir rol oynamamakta ama
ana gücü
oluşturmaktadır.
4.
Ortadoğu da devrimci demokrasi güçleri ve sosyalist güçler oldukça
zayıftır. Soğuk savaş dönemlerinde SSCB%u2019nin destekleri ile kısmi bir
güç oluşturmuş olsalar bile bu gün bağımsız etkili bir güç değildir. Ancak
sosyalizm fikri gerek İslami örgütleri gerekse Arap milliyetçi hareketleri
etkilemiştir. Sosyalist fikirler bu gün ayrı ve güçlü bir örgütsel kimlik
taşımasa da bütün muhalif
örgütlerde kendisin bulmaktadır. Bu fikirler son gelişmeleri etkileyen
fikirlerdir. Birçok işçi sendikası ve işsizler ve gençler bu
ayaklanmaların içinde ve öncülüğünü yapmaktadırlar Ortadoğu isyanlarında
Kuşkusuz sadece sosyalist bireyler belirleyici değildir. Sosyalistlerin
yanı sıra liberal demokratlar İslami demokratlar, ılımlı İslamcılar,
radikal İslamcılar adeta bir mücadele birliği olarak gelişmeleri
başlatmışlardır. Bunların oluşturduğu internet gurupları ve legal
dernekler Kıvılcımı çakan
örgütlerdir.
Ortadoğu%u2019da
Tunus%u2019ta başlayan
Cezayir, Mısır, Lübnan, Yemen, Ürdün, Suudi Arabistanı sarmıştır.
Bir çok kesimin Domino etkisi
olarak tanımladığı bu gelişmeler
kanımca Domino etkisi olarak tanımlanamaz. zira domino etkisi
1950%u2019li yıllarda yapılmış bir belirlemedir Bovling oyunundan
hareketle ve sömürge ülkelerin
bağımsızlıklarından söz etmektedir. Gazeteci Stewart Alsop açıkladığı
şekliyle %u201CBaştaki lobut
Çin%u2019di çoktan devrildi.
İkinci lobut Burma ve çin hindidir onlar giderse sırada Üç lobut Siyam,
Malaya ve Endenozya arkadan devrileceğini bunlarda devrilirse Japonya ve
Filipinlerin devrileceğini%u201D belirtmektedir Bu ülkeler
hepsi ayrı sömürge ülkelerdir ve bağımsızlaşma çabası içindedirler.
Oysa Ortadoğu ülkeleri suni
olarak ayrı ayrı oluşturulmuş devletlerdir ve son isyanlar özünde bir
bütünün kendi içinde bütünlüklü hareketi olarak değerlendirilmelidir.
Ortadoğu da gelişen zincirleme isyanlar özde aynı bütünün reflekslerini
ifade etmektedirler Domino teorisi ise farklı devletlerin bir birini
etkileyerek özgürleşmesinden söz
etmektedir.
Bu
ayaklanmalar esas olarak devrimci demokratik İslami ve liberal motifli
hareketlerdir. Net olan yanı eski düzeni yıkma veya en azından demokratik
anlamda değiştirmektir. Önderlik anlaşıldığı kadarıyla sistematik bir
program ekseninde anlaşmış değildir. Ve adeta önderliği olmayan bir
ayaklanmadır. Çünkü düzenin değişimini yukarda belirttiğimiz çok farklı
kesimler istemektedir. Hatta hareketin öncülüğü konusunda her hareket yeni
yönetim için büyük çaba harcamaktadır. Özellikle Amerika yeni düzen için
kendisine bağlı
yeni isimleri şimdiden piyasaya sürmüştür. Ancak bu isyanın nerede ve
nasıl sonuçlanacağını
şimdiden kestirmek mümkün
değildir.
Arzumuz
odur ki Ortadoğu halkları kendi geleceklerini özgürce belirlemeli mevcut
statükoyu çökertirken, ne
şeriatçı devletleşmeye nede ABD müdahalelerine ve BOP%u2019a uygun bir
devletleşmeye izin vermemelidir. Devrimci demokratik bir Ortadoğu
federasyonu için
sağlam bir zemin oluşturmalıdırlar. Bu anlam ve umut içinde Ortadoğu
halklarının direnişini
selamlıyoruz.
Facebook ve Twitter hesaplarını tek yerden güncelle, anında
paylaş!
Hemen tıkla!
--
- Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in.
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
- Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu.
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir.
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.