28- Şubat 2011
ŞIVAN, MİROĞLU VE HAİNLİK
M. Latif YILDIZ
Genel seçimlerde geri sayım başladığından beri Kürtleri kışkırtarak
bir birine düşürmek için ateşe benzin döken medya, siyaset ve bazı çevrelerinin
gayretlerini insanım diyen kahır ekseriyet ibret, hayret ve nefretle
izlemektedir.
Kürtleri bir birine kırdırmak için bugüne kadar medyada çok da yer
bulmayan ( yanlış anlaşılmasın ambargolu oldukları için demek istiyorum ) isim
ve şahsiyetler cömertçe ekrana ve gazete sütunlarında bu günlerde çokça yer
bulmaları size manidar gelmiyor mu?
Yer verilen haberlerde de en dikkat çekici kelime "Hain". Evet,
biri diğeri için "Hain" diyor, diğeri " Asıl Hain Sizsiniz " karşılığı
verdirterek bir birine düşürülüyorlar.
Hıyanet edene "Hain" denir. Hain, kötü niyetli, zarar vermekten,
üzmekten, kötülük yapmaktan zevk alan; vefasızlık, itimadı ve güveni kötüye
kullanmak, sözünde durmayıp arkadaşlarına oyun oynamak demektir.
Allah aşkına Şıvan ve Miroğlunda bu vasıfların hangisini
görebiliyorsunuz?
Aslında bugün yalnız Şıvan ve Miroğlu'nu yazmayacaktım. 1980'li
yıllarda yeğenimin ofisinde tanıştığım Metiner'i de yazacaktım. Ancak bir MSN
sohbetinde bana söyledikleri ve AKP iktidarının verdiği imkânlara sırtını
dayanarak ( Star ve Kanal 24) "meğer ben neymişim" havasına giren bu isme değer
verme konumuna düşmemek için onu es geçiyorum.
Ancak Şıvan Perwer ve Orhan Miroğlu için çok farklı görüş, düşünce
ve hisler besliyorum.
Şıvan ile yüz yüze hiç tanışmadım. Miroğlu ile 2000 yıllarının
başında Batman'da bir panelde yan yana konuşmacı olarak yer alınca tanıştık.
İlerleyen yıllarda çocukluk ve gençliğimi geçirdiğim Kozlu ( Cümeylin ) köyünde
evimizin karşısında yer alan dayısının evinde Miroğlu'nun benim gibi yaz
aylarında köyde farklı zamanlarda tatilini geçirdiğini ancak bir birimizi
yıllar sonra iki yazar olarak tanıdıktan sonra öğrendim.
Şıvan'ın stranları, şarkıları, türkülerini 1976 yılından beri yasaklı
kasetlerini az dinlemedim. 3 yaşından 103 yaşına kadar görüş, düşünce, inanç ve
çizgisi ne olursa olsun Kürtler Şıvan Perwer'in yaptığı müziği ile kimliklerini
buldu. Her Kürdün evinde kaseti ve CD'si olan Şıvan insanların kalbinde taht
kurmuş bir isimdir, bir ozandır, bir sanatçıdır.
Ne yazık ki son zamanlarda tarafların ağzında "Hain" sözcükleri
havada uçuşuyor.
İnsanoğlu hata yapar. Bu benim için geçerli olduğu kadar, Şıvan,
Miroğlu ve de karşı taraf için geçerlidir. Ama "hainlik" bambaşka bir ithamdır.
Şıvan, 30 yıldır vatan hasretiyle gurbet ellerde özlem çekiyor. Miroğlu
Diyarbakır zindanlarında vahşi işkencelere maruz kalmış; Ape Musa ile ölümden
dönmüş Kürt sorunu için bedel ödemiş iki insandır. Ama Bejan Matur'un bir
röportajında "Bana fildişi kulesinde yazıyor diyenlere bedel yarıştırmayı
ahlaklı bulmadım hiç:" dediği gibi, bu iki insanda bedel ödediklerini ifade
etmediler. Ama bugün itham ediliyorlar.
Bu iki insanın geçmişi ve yaptıkları ortadayken onları "hain"lik
ile itham edenler AKP'nin 75 Kürt Milletvekilleri için ne düşünüyor ve onlara
ne söylediler? Meclis çatısı altında BDP'nin Milletvekilleri her gün Bakanlar,
Başbakan, Cumhurbaşkanı ile görüşmüyorlar mı?
Bunlar olurken Şıvan Perver'in sanatçı duyarlılığı ile Bülent
Arınç'la görüşmesi hangi insaf, hangi vicdan ile " hain, işbirlikçi, ajan "
olarak suçlanabilir.
"Düz ovada siyaset" diye yola çıkanlarla ( bu güne kadar tek adım
atılmamış ve bir gelişme olmadığı bir gerçek ) , açık ya da gizli Öcalan ve PKK
ile devlet görüşmeler yapıyor mu? Yapıyor. Düşük yoğunluklu savaş birkaç aydır
durma çizgisini yakalamışken ozan Şıvan Arınç ile görüştü, Miroğlu Taraf'ta
görüş belirtti diye " Hain " sıfatını yapıştırarak itham etmek ne kadar doğru?
Kürt sorununun çözüm için sanatçının farklı bir strateji ile katkı sunmak
istediler diye yazar, aydın ve de mailime gelen binlerce yazı ve mesajlardan
Kürt halkının bunlar için ne düşündüğünü anlıyorum.
Ancak barışın ve sivilleşmenin gerçekleşmesini istemeyen derin
güçlerin ve de böl, parçala yönetin günümüze uyarlanmış versiyonu başka bir
çaba içinde olduklarını görüyorum/görmeliyiz.
Mailler ile bana günlerdir soruyorlar. Bende yazım aracılığı ile
farklı görüşte olanlara soruyorum. Şıvan ve Miroğlu ne zamandan beri korucu,
itirafçı, Hizbullah, muhbir Kürtler ile aynı mecrada iş tutmuşlar, iş birliği
yapmışlar söyler misiniz?
Sık sık yazıyorum. Kürtler bölünüp, parçalanıp yönetiliyor. Hiç
düşünmüyor, görmüyor musunuz? Türk medyası bu şahsiyetleri neden günlerdir onca
ağır gündeme rağmen ön plana çıkartıyor? Şıvan ve Miroğlu'nu çok
sevdiklerinden mi? Görüşleri çok umurlarında olduğu için mi? Asla, böl-parçala
yönet tuzağı tam da seçimler öncesi devrede hiç aklınız ermiyor mu?
Hainlik, Kürt haklarına ve istemlerine karşı çıkmaktır. Hainlik
Kürt halkının dil, kültür ve de özgürlüğüne karşı çıkmaktır. Hainlik Kürtlerin
sindirilmesine ve imhasına katkı sunmaktır.
Bu insanların bu kulvarda olduğunu hangi vicdan sahibi
söyleyebilir? Ama farklı bir yol, yöntem, görüş ve düşünce içinde oldukları da
bir gerçek. O zaman onlara saldırmak devletin 80 yıldır Kürt halkına yaptığı
muameleyi reva görmek değil mi? Sindirme ve korkutma yerine farklı gerekçeler
ve görüşler ışığında sabır, ikna, diyalog ve konuşarak ortak paydada buluşmak
daha doğru bir yöntem değil mi? Sindirme bütün tarafları davadan uzaklaştırmaz
mı?
Şıvan ve Miroğlu 30 yıldır katladıkları o kadar işkence, eza, cefa,
eziyet ve haksızlık var ki. Tamam, Şıvan ve Miroğlu'nun tehdit edilmedikleri
gerekli yerler tarafından açıklandı. Bunu biliyor ve farkındayız. Ama Türk
medyası açıklamaları görmemezlikten geldiği de bir gerçek.
Kışkırtmak için AKP ve medya ortalığı kızıştırıyor. Ne yazık ki
Şıvan ve Miroğlu da bu tuzağa düşüyor. Doğrudur bazı çevrelerin saldırısı
Şıvan'ı etkiliyor. Şıvan dünyaya Kürtçeyi sürgünde tanıtan Kürtlerin sesidir.
Buraya yükselmiş biri biraz daha duyarlı hareket etmelidir.
Ömrünü Kürtçeye adamış Şıvan'dan, bedel ödeyen Miroğlu'ndan ve
onlara haksız saldırı ve küfür edenlerden Kürt halkın beklediği tek bir şey var
o da tarafların dönen dolapları görmeleridir. Ben ROJ TV yöneticilerinin
yerinde olsam yarından tezi yok Şıvan Perver'in "Halepçe", "Kine Em", "Ey
Ferat", " Hewale Bar Gıranim" vb. yürek yakan şarkılarını tam da seçim
arifesinde ekranlara çıkartır ve bütün Kürt halkına barış mesajı verirdim.
Seçim arifesinde bölüp parçalanmanın zamanı değil. Kürtler arasında
tehdit ve küfürleşme zamanı değil. Perwer barış ümidiyle Arınç'la görüştü,
tıpkı Öcalan'ın İmralı'da devlet ile görüştüğü gibi. Bununla Perwer, Öcalan ile
aynı konumdadır demek istemiyorum. Ama Öcalan bazı talep ve istemlerde
bulunurken, Perwer sadece temenni ve iyi niyet görüşlerini belirtmekten ve
"zamanı gelmeden Türkiye'ye de dönmem" demekten başka Arınç'a yanlış hiçbir şey
demedi.
Tunus, Mısır, Libya ve diğer Arap ülkelerinde olup bitenlerden
Türkler de, Kürtler de gereken dersi çıkarmalıdır. Tam 30 yıldır kavga, dövüş,
savaş, silah, ölmek ve öldürmek ile Kürt sorunu çözülmedi. İki tarafta klasik
ve ilkel milliyetçilikten vazgeçmeli. Bazı Kürtlere göre Şıvan ve Miroğlu Kürt
sorununun barış ve demokrasi içinde çözümünü istemektedirler. Bu yanlış mı?
Seçim döneminde Taraflar daha fazla samimiyet ve inandırıcılık
testine tabii tutulmadan Kürt halkının kendilerinden beklediği gibi
davranmaları Kürtlerin hayrına olacak tek gelişmedir. Kürt hareketi bireysel
eleştirileri büyüterek Kürt halkı ve insanını daha fazla üzmemeli.
Seçim sathında kurulacak kürsülerde ve meydanlarda insanların
konuşabileceği platform yaratılmalı. Farklı sesleri dinlemesini bilmeli ve
karşılıklı ortak payda yaratılmalıdır. Türkiye'nin özgürlük ve demokrasisine
Kürtler bütün zorlamalara, tutuklamalara, inkâra rağmen ısrarla kapı aralamalı.
Aydınların, yazarların ve sanatçıların yaşanan topraklara bu yüzyılda barışın
ve de demokrasinin gelmesini sağlamaktan başka hiçbir amaç ve gayelerinin
olmadığı bilinmelidir.
Kürtlerin tam da seçim arifesinde bir birine sahip çıkmaları,
diyalog kurmaları gerekir. Tartışabilen, ama ortak paydada buluştukları bir
platform yaratmalılar. Kürtler dilleri, kimlikleri, sesleri, renkleri,
inançları ile bir halk, bir toplum olmaya doğru yol almalılar.
"Hainsin", "hayır asıl hain sensin" tehditleri ile bir arpa boyu
yol almak mümkün değil. Kürt partileri, aydınları ve sanatçıları provoke
ediliyor bu anlaşılmalı. Şıvan Perwer Kürtlerin dünya çapında efsanevi bir
sanatçısı olduğu unutulmasın. "De bila rabin Kurdino" yu söyleyen Şıvan
Perwer'den söz ediyorum. Bu işi kızıştıranların tuzağına düşmeyelim ve bütün
Kürtler tek yumruk seçime sarılmalı, tek şemsiye altında toplanarak gücünü
göstermelidir.
NOT: Evet, bu gün 28 Şubat'ın 15'inci yıl dönümü; dilerim bugün 28
Şubat'ın gerisinde yatan bütün gerçekler gün yüzüne çıkartılır, kamuoyu
yeterince aydınlatılarak bilgi sahibi olur.
Bu arada 35 yıl Günaydın ve Sabah gazetelerinin Konya temsilcisi olarak
yakından tanıdığım; 28 Şubat'a maruz kalan ve yıl dönümünden bir gün önce vefat
eden Necmettin Erbakan'a Allah'tan rahmet diliyorum.
ŞIVAN, MİROĞLU VE HAİNLİK
http://cid-84882d511213ecee.skydrive.live.com/redir.aspx?page=browse&resid=84882D511213ECEE!169&type=6&Bpub=SDX.Docs&Bsrc=Docmail&authkey=jfE9V!vyQxQ%24
--
- Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in.
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
- Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu.
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir.
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.