Bu samimi gercekci tespitleriniz ve yorumunuz icin tesekkur ediyoruz M. Latif 
agabey. 
Konuya duyarli herkesin sonuna kadar hic bir satirini atlamadan okumalarini 
tavsiye ediyorum.
 


From: [email protected]
To: [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]
Subject: {Diwanxane} ŞIVAN, MİROĞLU VE HAİNLİK
Date: Tue, 1 Mar 2011 14:51:47 +0000





28- Şubat 2011 
ŞIVAN, MİROĞLU VE HAİNLİK
M. Latif YILDIZ
            Genel seçimlerde geri sayım başladığından beri Kürtleri kışkırtarak 
bir birine düşürmek için ateşe benzin döken medya, siyaset ve bazı çevrelerinin 
gayretlerini insanım diyen kahır ekseriyet ibret, hayret ve nefretle 
izlemektedir.
            Kürtleri bir birine kırdırmak için bugüne kadar medyada çok da yer 
bulmayan ( yanlış anlaşılmasın ambargolu oldukları için demek istiyorum ) isim 
ve şahsiyetler cömertçe ekrana ve gazete sütunlarında bu günlerde çokça yer 
bulmaları size manidar gelmiyor mu?
            Yer verilen haberlerde de en dikkat çekici kelime "Hain". Evet, 
biri diğeri için "Hain" diyor, diğeri " Asıl Hain Sizsiniz " karşılığı 
verdirterek bir birine düşürülüyorlar.
            Hıyanet edene "Hain" denir. Hain, kötü niyetli, zarar vermekten, 
üzmekten, kötülük yapmaktan zevk alan; vefasızlık, itimadı ve güveni kötüye 
kullanmak, sözünde durmayıp arkadaşlarına oyun oynamak demektir.
            Allah aşkına Şıvan ve Miroğlunda bu vasıfların hangisini 
görebiliyorsunuz?
            Aslında bugün yalnız Şıvan ve Miroğlu'nu yazmayacaktım. 1980'li 
yıllarda yeğenimin ofisinde tanıştığım Metiner'i de yazacaktım. Ancak bir MSN 
sohbetinde bana söyledikleri ve AKP iktidarının verdiği imkânlara sırtını 
dayanarak ( Star ve Kanal 24) "meğer ben neymişim" havasına giren bu isme değer 
verme konumuna düşmemek için onu es geçiyorum. 
            Ancak Şıvan Perwer ve Orhan Miroğlu için çok farklı görüş, düşünce 
ve hisler besliyorum.
            Şıvan ile yüz yüze hiç tanışmadım. Miroğlu ile 2000 yıllarının 
başında Batman'da bir panelde yan yana konuşmacı olarak yer alınca tanıştık. 
İlerleyen yıllarda çocukluk ve gençliğimi geçirdiğim Kozlu ( Cümeylin ) köyünde 
evimizin karşısında yer alan dayısının evinde Miroğlu'nun benim gibi yaz 
aylarında köyde farklı zamanlarda tatilini geçirdiğini ancak bir birimizi 
yıllar sonra iki yazar olarak tanıdıktan sonra öğrendim.
Şıvan'ın stranları, şarkıları, türkülerini 1976 yılından beri yasaklı 
kasetlerini az dinlemedim. 3 yaşından 103 yaşına kadar görüş, düşünce, inanç ve 
çizgisi ne olursa olsun Kürtler Şıvan Perwer'in yaptığı müziği ile kimliklerini 
buldu. Her Kürdün evinde kaseti ve CD'si olan Şıvan insanların kalbinde taht 
kurmuş bir isimdir, bir ozandır, bir sanatçıdır.
            Ne yazık ki son zamanlarda tarafların ağzında "Hain" sözcükleri 
havada uçuşuyor.
            İnsanoğlu hata yapar. Bu benim için geçerli olduğu kadar, Şıvan, 
Miroğlu ve de karşı taraf için geçerlidir. Ama "hainlik" bambaşka bir ithamdır. 
Şıvan, 30 yıldır vatan hasretiyle gurbet ellerde özlem çekiyor.  Miroğlu 
Diyarbakır zindanlarında vahşi işkencelere maruz kalmış; Ape Musa ile ölümden 
dönmüş Kürt sorunu için bedel ödemiş iki insandır. Ama Bejan Matur'un bir 
röportajında "Bana fildişi kulesinde yazıyor diyenlere bedel yarıştırmayı 
ahlaklı bulmadım hiç:" dediği gibi, bu iki insanda bedel ödediklerini ifade 
etmediler. Ama bugün itham ediliyorlar. 
            Bu iki insanın geçmişi ve yaptıkları ortadayken onları "hain"lik 
ile itham edenler AKP'nin 75 Kürt Milletvekilleri için ne düşünüyor ve onlara 
ne söylediler?  Meclis çatısı altında BDP'nin Milletvekilleri her gün Bakanlar, 
Başbakan, Cumhurbaşkanı ile görüşmüyorlar mı?
            Bunlar olurken Şıvan Perver'in sanatçı duyarlılığı ile Bülent 
Arınç'la görüşmesi hangi insaf, hangi vicdan ile " hain, işbirlikçi, ajan " 
olarak suçlanabilir. 
            "Düz ovada siyaset" diye yola çıkanlarla ( bu güne kadar tek adım 
atılmamış ve bir gelişme olmadığı bir gerçek ) , açık ya da gizli Öcalan ve PKK 
ile devlet görüşmeler yapıyor mu?  Yapıyor. Düşük yoğunluklu savaş birkaç aydır 
durma çizgisini yakalamışken ozan Şıvan Arınç ile görüştü, Miroğlu Taraf'ta 
görüş belirtti diye " Hain " sıfatını yapıştırarak itham etmek ne kadar doğru? 
Kürt sorununun çözüm için sanatçının farklı bir strateji ile katkı sunmak 
istediler diye yazar, aydın ve de mailime gelen binlerce yazı ve mesajlardan 
Kürt halkının bunlar için ne düşündüğünü anlıyorum.
            Ancak barışın ve sivilleşmenin gerçekleşmesini istemeyen derin 
güçlerin ve de böl, parçala yönetin günümüze uyarlanmış versiyonu başka bir 
çaba içinde olduklarını görüyorum/görmeliyiz.
            Mailler ile bana günlerdir soruyorlar. Bende yazım aracılığı ile 
farklı görüşte olanlara soruyorum. Şıvan ve Miroğlu ne zamandan beri korucu, 
itirafçı, Hizbullah, muhbir Kürtler ile aynı mecrada iş tutmuşlar, iş birliği 
yapmışlar söyler misiniz? 
            Sık sık yazıyorum. Kürtler bölünüp, parçalanıp yönetiliyor. Hiç 
düşünmüyor, görmüyor musunuz? Türk medyası bu şahsiyetleri neden günlerdir onca 
ağır gündeme rağmen ön plana çıkartıyor?  Şıvan ve Miroğlu'nu çok 
sevdiklerinden mi? Görüşleri çok umurlarında olduğu için mi? Asla, böl-parçala 
yönet tuzağı tam da seçimler öncesi devrede hiç aklınız ermiyor mu?
            Hainlik, Kürt haklarına ve istemlerine karşı çıkmaktır. Hainlik 
Kürt halkının dil, kültür ve de özgürlüğüne karşı çıkmaktır. Hainlik Kürtlerin 
sindirilmesine ve imhasına katkı sunmaktır. 
            Bu insanların bu kulvarda olduğunu hangi vicdan sahibi 
söyleyebilir? Ama farklı bir yol, yöntem, görüş ve düşünce içinde oldukları da 
bir gerçek. O zaman onlara saldırmak devletin 80 yıldır Kürt halkına yaptığı 
muameleyi reva görmek değil mi? Sindirme ve korkutma yerine farklı gerekçeler 
ve görüşler ışığında sabır, ikna, diyalog ve konuşarak ortak paydada buluşmak 
daha doğru bir yöntem değil mi? Sindirme bütün tarafları davadan uzaklaştırmaz 
mı?
            Şıvan ve Miroğlu 30 yıldır katladıkları o kadar işkence, eza, cefa, 
eziyet ve haksızlık var ki. Tamam, Şıvan ve Miroğlu'nun tehdit edilmedikleri 
gerekli yerler tarafından açıklandı. Bunu biliyor ve farkındayız. Ama Türk 
medyası açıklamaları görmemezlikten geldiği de bir gerçek.
            Kışkırtmak için AKP ve medya ortalığı kızıştırıyor. Ne yazık ki 
Şıvan ve Miroğlu da bu tuzağa düşüyor. Doğrudur bazı çevrelerin saldırısı 
Şıvan'ı etkiliyor. Şıvan dünyaya Kürtçeyi sürgünde tanıtan Kürtlerin sesidir. 
Buraya yükselmiş biri biraz daha duyarlı hareket etmelidir. 
            Ömrünü Kürtçeye adamış Şıvan'dan, bedel ödeyen Miroğlu'ndan ve 
onlara haksız saldırı ve küfür edenlerden Kürt halkın beklediği tek bir şey var 
o da tarafların dönen dolapları görmeleridir. Ben ROJ TV yöneticilerinin 
yerinde olsam yarından tezi yok Şıvan Perver'in "Halepçe", "Kine Em", "Ey 
Ferat", " Hewale Bar Gıranim" vb. yürek yakan şarkılarını tam da seçim 
arifesinde ekranlara çıkartır ve bütün Kürt halkına barış mesajı verirdim.
            Seçim arifesinde bölüp parçalanmanın zamanı değil. Kürtler arasında 
tehdit ve küfürleşme zamanı değil. Perwer barış ümidiyle Arınç'la görüştü, 
tıpkı Öcalan'ın İmralı'da devlet ile görüştüğü gibi. Bununla Perwer, Öcalan ile 
aynı konumdadır demek istemiyorum. Ama Öcalan bazı talep ve istemlerde 
bulunurken, Perwer sadece temenni ve iyi niyet görüşlerini belirtmekten ve 
"zamanı gelmeden Türkiye'ye de dönmem" demekten başka Arınç'a yanlış hiçbir şey 
demedi. 
            Tunus, Mısır, Libya ve diğer Arap ülkelerinde olup bitenlerden 
Türkler de, Kürtler de gereken dersi çıkarmalıdır. Tam 30 yıldır kavga, dövüş, 
savaş, silah, ölmek ve öldürmek ile Kürt sorunu çözülmedi. İki tarafta klasik 
ve ilkel milliyetçilikten vazgeçmeli. Bazı Kürtlere göre Şıvan ve Miroğlu Kürt 
sorununun barış ve demokrasi içinde çözümünü istemektedirler. Bu yanlış mı?
            Seçim döneminde Taraflar daha fazla samimiyet ve inandırıcılık 
testine tabii tutulmadan Kürt halkının kendilerinden beklediği gibi 
davranmaları Kürtlerin hayrına olacak tek gelişmedir. Kürt hareketi bireysel 
eleştirileri büyüterek Kürt halkı ve insanını daha fazla üzmemeli.
            Seçim sathında kurulacak kürsülerde ve meydanlarda insanların 
konuşabileceği platform yaratılmalı. Farklı sesleri dinlemesini bilmeli ve 
karşılıklı ortak payda yaratılmalıdır. Türkiye'nin özgürlük ve demokrasisine 
Kürtler bütün zorlamalara, tutuklamalara, inkâra rağmen ısrarla kapı aralamalı. 
Aydınların, yazarların ve sanatçıların yaşanan topraklara bu yüzyılda barışın 
ve de demokrasinin gelmesini sağlamaktan başka hiçbir amaç ve gayelerinin 
olmadığı bilinmelidir.
            Kürtlerin tam da seçim arifesinde bir birine sahip çıkmaları, 
diyalog kurmaları gerekir. Tartışabilen, ama ortak paydada buluştukları bir 
platform yaratmalılar. Kürtler dilleri, kimlikleri, sesleri, renkleri, 
inançları ile bir halk, bir toplum olmaya doğru yol almalılar.       
            "Hainsin", "hayır asıl hain sensin" tehditleri ile bir arpa boyu 
yol almak mümkün değil. Kürt partileri, aydınları ve sanatçıları provoke 
ediliyor bu anlaşılmalı. Şıvan Perwer Kürtlerin dünya çapında efsanevi bir 
sanatçısı olduğu unutulmasın. "De bila rabin Kurdino" yu söyleyen Şıvan 
Perwer'den söz ediyorum. Bu işi kızıştıranların tuzağına düşmeyelim ve bütün 
Kürtler tek yumruk seçime sarılmalı, tek şemsiye altında toplanarak gücünü 
göstermelidir.
            NOT: Evet, bu gün 28 Şubat'ın 15'inci yıl dönümü; dilerim bugün 28 
Şubat'ın gerisinde yatan bütün gerçekler gün yüzüne çıkartılır, kamuoyu 
yeterince aydınlatılarak bilgi sahibi olur. 
Bu arada 35 yıl Günaydın ve Sabah gazetelerinin Konya temsilcisi olarak 
yakından tanıdığım; 28 Şubat'a maruz kalan ve yıl dönümünden bir gün önce vefat 
eden Necmettin Erbakan'a Allah'tan rahmet diliyorum.   
 
 







Şivan - Miroğ.doc Tümünü karşıdan yükle Mehmet Latif sizinle bir çevrimiçi 
dosya paylaştı ve bu SkyDrive'a kaydedildi. Bu dosyayı görüntülemek için 
yukarıdaki bağlantıyı tıklatmanız yeterlidir. 

Hotmail ile kendi çevrimiçi belgelerinizi paylaşın  
-- 
- Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 

Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

- Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
                                          

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap