07 Mart 2011
ŞIVAN SEVGİSİ VE ELEŞTİRİ
M. Latif YILDIZ
43 yıl
aktif gazeteci, köşe yazarlığı ve 30 yılda öğretmenlik yaptım. Bu süreçte
binlerce mektup, telgraf, faks ( 1990 öncesi öyleydi) aldım. 1990 yıllarından
bu güne internetten mail ya da sitelerin açtığı yorum bölümünde milyonlarca
yorum alıyorum.
Biz, daha
doğrusu benim ekolümden gelenler, tarafsız gazetecilik ve yazarlık yapacağımıza
yemin etmişiz. Hakaret, küfür, ithamlar hariç her türlü eleştiriye açık
insanlarız.
Değerli okuyucularım
sizler hisleriniz, duygularınız, bazılarınızın yaşadığı olumsuz olayların,
baskıların, saldırıların, sindirmelerin haklı tepkisiyle oldukça sert
eleştiriyorsunuz.
Ancak hangi
görüşte olursa olsun okuyucularımın şunu bilmelerini istiyorum. 42 yıl önce
İstanbul'da
Beyazıt'tan Marmara yönüne doğru indiğinizde karşınıza çıkan Kadırga semtinde
Kadırga Öğrenci Yurdu'nda ağabeylerimle Amerika 6. Filoya karşı ve Kürt sorunu
için hangi duyguları taşıyordum ise bu günde aynı duygular ve düşünceleri
besliyorum.
Kürt sorunun
çözümü için zamanında katkı sunan Şıvan, Miroğlu ve benzerleri ne kadar
değerliyse, sıradan bir Kürt onlardan çok daha değerlidir. Mevkisi, makamı,
şöhreti, ismi ne olursa olsun insanlar arasında fark gözetmem. Bu çizgim
nedeniyle kim olursa olsun "hainlik" sıfatı açık seçik kazanmamış herkesin iyi
niyetli olacağına iman etmiş biriyim.
Ömürlerini
Kürt sorununa adamış, Dünyaca tanınmış bir Kürt ozanı Şıvan ile bir aydın ve
yazar olan Miroğlu'na yanlışlarına rağmen bu kadar öfkeli olmamız gerekir mi?
Sakın neden
eleştiriyorsunuz diye aklınızın ucundan geçmesin. Onları bilmem ama beni ağır
eleştirseniz bile sizi asla kırılmam. Öncelikle benim velinimetimsiniz ve de
Kürt sorunda 30 yıllardır birçoğunuz büyük bedeller ödediniz.
Ancak
sövgü, küfür, hakaret, küçük düşürme olmaz. Bir millet haklı ve insanı talepler
için mücadele verirken içlerinden farklı düşünenler çıkabileceği gibi, hainlik
mertebesinde saldırgan ve duyarsız olanlar da çıkabilir. Bu iki insan
arasındaki o ince çizgiyi sağlıklı düşünün her kes fark eder.
Dikkat
edeceğimiz tek şey görüş ve düşüncelerini ileri sunanların inkârcı, yıkıcı,
bölen, zarar veren, ortamı geren, demokratik taleplerin önünü tıkayan tavır ve
görüş içinde olup olmadığıdır. Nitekim Türk medyasında bu tür nice adı Kürt
olan kişilerle karşılaşıyor, hepimiz/hepiniz onları tanıyoruz/tanıyorsunuz.
Ancak
yukarıda saydığım emareler olmadan insanları töhmet altında bırakmak Kürtlere
yarar
değil zarar verir. Şıvan ve Miroğlu şahsında bana söylenenlerin hiç birini
üzerime almıyorum. 42 yıldır Kürt meselesinde takındığım tavrımı ben biliyorum
ya o yeter.
Bu arada ne
Şıvan'ın ne de Miroğlu'nun avukatıyım. Ben sadece vicdanımın ve de Kürt
sorununa bakış açımı, Kürt halkının birliğini, beraberliğini arzulayan barış
taraftarıyım. Ben kitleleri kaybetmenin çok kolay olduğunu ama bir tek bireyi
kazanmanın ne kadar zor olduğunu söylemeye, anlatmaya çalışıyorum.
"Kinin
keskinleştiği yerde gazetecilik - yazarlık ölür" derler. Hayatım boyunca kin
güderek gazetecilik ve yazarlık yapmadım. Bu bakış açısından kaynaklanarak
Şıvan ve Miroğlu'na da söyleyeceklerim var tabii.
Bugün
medyanın çok sevdiği Orhan Miroğlu'na hem de yazı yazdığı Taraf gazetesinde
arka çıkalım derken kendisine nasıl hakaret edildiğinin bir örneğini vereceğim.
Türk medyasının sayılı ağa babalarından Halil Berktay Miroğlu için bakınız ne
demiş:
" Herkesin
çok daha fazla saygı duyduğu Orhan Miroğlu'da, bir dönem hayat dersleri olmadan
bugün durduğu noktaya gelebilir; şimdiki insaniyet, kültür ve görüş derinliğine
ulaşabilir miyidi." Siz bu cümleden ne anladınız? Berkay Miroğlu'nu övüyor mu,
hakaret mi ediyor? Nasıl olsa Kürtler anlamaz ya! Miroğlu bu cümlenin
bilinçaltına
yatan hakaret görme derinliğine sahip mi? Berkay, Miroğlu'nun 40 yıl boyunca öne
çıkardığı görüş ve düşünceleri insanlıktan ve derinlikten yoksundu, şimdi, bugün
için doğruyu bulmuş olarak yorumluyor. Geçmişin derinliğinden gerçeğin
derinliğine hakaret ederek terfi ettiriyor.
Kürtler
hakkında en çağdaş, en özgürlükçü aydının düşüncesi budur. Bu kadar ile
yetinilse
neyse; Kürt aydın ve sanatçılarını tanınmayan insanlar yapmak için ne
gerekiyorlarsa yapıyorlar. 6 Mart Pazar günü Ahmet Altan köşesinde yalan haberi
eleştirirken gazetesi Taraf Öcalan'ın görüşme notları arasında basına yansımadı
diyecek, hem de Öcalan ve TAK Kürt aydınlarını tehdit ediyor diyerek manşetlik
haber
yapacak.
Bu yüzden Kürtler görüşlerini
açıklarken, tavırlarını ve yerlerini belirlerken bir değil bin defa
düşünmeliler. Tamam, Kürtler kimseye hain dememeli, ama Şıvan ve de Miroğlu
gibiler de gaza da gelmemeli. Yoksa Berktay gibi en iyi düşünen düşünürleri
bile övgü diye böylesine hakaret eder. Bekleyip görün seçimden sonra bir kenara
atılırlar. Ben Kürt aydın ve yazarları bu tuzağa düşmesin istiyorum. Bunu
derken Kürtlerin de bireylerini kolay harcayıp birilerinin kucağına atmasını
istiyorum. Kürtlerin bu gerçeğe kafa
yormasını istiyorum.
SEVGİDEN DOĞAN ELEŞTİRİ
Kürtleri diğer milletlerden
ayıran çok ince bir özellik var. Çok sevdiklerinin yaptığı yanlışı bir türlü
içlerine sindiremiyorlar. Şıvan Perwer de o kadar seviliyor ki yaptığı hataları
bazıları içlerine sindiremiyor ve o isme yakıştırmıyorlar. Hem seviyorlar, hem
de ona " sen de yanlış yaparsan, biz ne yapalım" diyorlar.
Bu gerçeği
bildiğim için Şıvan ve Miroğlu'nu biraz anlatmaya yeltendim diye bana da
kırılanlar oldu. O zaman demek beni de seviyorlar ve zerre yanlış yapmamı
istemiyorlar.
Ama değerli okuyucularım biz
insanız hata yapma bize mahsus. Hatalarımızdan dönmek içinde bizi uygun bir
dille uyarmak, örneklerle, tarihi gerçekleri göstermek de sizlerin görevi. Bu
isimler Şıvan ya da Miroğlu olsa bile. Niçin akıl akıldan üstündür demişler ki.
Makaleme
başlık yaptığım gibi Şıvan ve Miroğlu'na, yorumlarınızla bana yaptığınız
eleştirileri yürekten, ciğerden, kalpten, içten samimi ve gerçekçi buluyor ve "
Sevgiden doğan eleştiri" olarak yorumluyor ve algılıyorum.
Kürtler
arasından çıkmış sayısız para, pul, şan, şöhret, koltuk, mevki, makam sahibi
olmuş ancak kimliği ve halkıyla ters düşmüş, çoğunu yakından tanıdığımız, halkın
sevgi ve takdirini kazanmamış isimlerin yanlışları, hatta hıyanetleri hakkında
niçin tek satır yorum, makale, haber, eleştiri yazmıyoruz/yapmıyoruz?
Ne
demişler? Dabag sevdiği deriyi yerden yere vururmuş.
İnsan
sevdiği, sevmediği herkesi eleştirir. Ancak sevdiğinin kendine göre yanlış
fikir açılımını kabullenemediği için daha sert eleştirir. Her insanın başka bir
görüşe göre eleştiri hakkı vardır. Ama şiddet anımsatan bir eleştiri doğru
değildir. Eleştiri ile hakaret arasındaki o ince çizgiyi ayırt etmemiz gerekli
diyorum.
Anlıyorum
çok sevdiği ve kendisi için kutsallık mertebesine yükselmişlerin hatalarını
kabullenemiyoruz. İster istemez "sen demi?" sorusunu yöneltiyoruz. Bu arada o
yanlışı yapan kişiler de yanlış bir kanaat uyanmaması için ek açıklamalarla işi
daha zora sokan değil, aksine bir birimizi anlayan ve güzelliğin, barışın,
kardeşliğin
diliyle konuşmalılar.
Eleştiri
ile suçlamanın çoğu zaman iç içe olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Herkesin
eleştiriye de ihtiyacı olmalıdır. Herkes susar, kimse eleştirmezse, yapılanı
alkışlarsa gerçekler ortaya çıkmaz. Eleştiri doğruyu bulmak için bir haktır.
Eleştirinin
kıvamı ve dili de önemlidir.
Son olarak
bir gerçeği göz ardı etmeyelim diyorum. Türk, Kürt, Arap, Acem, Yezidi, Ermeni,
Yahudi, Keldani, Süryani v.b. bin yıldır bu coğrafyada birlikte yaşıyoruz.
Binlerce yıl daha birlikte yaşamaya mecburuz. Çünkü kimsenin gidecek başka yeri
yok. Demokratik bir şemsiye altında eşit vatandaş olarak yaşamanın ortak
paydasını bulmak zorundayız.
ŞIVAN SEVGİSİ VE ELEŞTİRİ (2)
http://cid-84882d511213ecee.skydrive.live.com/redir.aspx?page=browse&resid=84882D511213ECEE!175&type=6&Bpub=SDX.Docs&Bsrc=Docmail&authkey=0eXkuCdilm8%24
--
- Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in.
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
- Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu.
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir.
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.