silav û rêz 
 
 
bi kurtasî dibêjin şivan tu here serê çiya nav gerilla berê fêrê tirkî be pist 
re bila besna te bidin ...dinya alem dizan3e kî xayine kî kurda firotiye .. 
sahidê roviyê boçika wî ye... 
 


From: [email protected]
To: [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected]
Subject: {Diwanxane} ŞIVAN SEVGİSİ VE ELEŞTİRİ
Date: Mon, 7 Mar 2011 10:22:16 +0000





07 Mart 2011 
ŞIVAN SEVGİSİ VE ELEŞTİRİ
M. Latif YILDIZ
            43 yıl aktif gazeteci, köşe yazarlığı ve 30 yılda öğretmenlik 
yaptım. Bu süreçte binlerce mektup, telgraf, faks ( 1990 öncesi öyleydi) aldım. 
1990 yıllarından bu güne internetten mail ya da sitelerin açtığı yorum 
bölümünde milyonlarca yorum alıyorum.
            Biz, daha doğrusu benim ekolümden gelenler, tarafsız gazetecilik ve 
yazarlık yapacağımıza yemin etmişiz. Hakaret, küfür, ithamlar hariç her türlü 
eleştiriye açık insanlarız.
            Değerli okuyucularım sizler hisleriniz, duygularınız, bazılarınızın 
yaşadığı olumsuz olayların, baskıların, saldırıların, sindirmelerin haklı 
tepkisiyle oldukça sert eleştiriyorsunuz. 
            Ancak hangi görüşte olursa olsun okuyucularımın şunu bilmelerini 
istiyorum. 42 yıl önce İstanbul'da Beyazıt'tan Marmara yönüne doğru indiğinizde 
karşınıza çıkan Kadırga semtinde Kadırga Öğrenci Yurdu'nda ağabeylerimle 
Amerika 6. Filoya karşı ve Kürt sorunu için hangi duyguları taşıyordum ise bu 
günde aynı duygular ve düşünceleri besliyorum.
            Kürt sorunun çözümü için zamanında katkı sunan Şıvan, Miroğlu ve 
benzerleri ne kadar değerliyse, sıradan bir Kürt onlardan çok daha değerlidir. 
Mevkisi, makamı, şöhreti, ismi ne olursa olsun insanlar arasında fark gözetmem. 
Bu çizgim nedeniyle kim olursa olsun "hainlik" sıfatı açık seçik kazanmamış 
herkesin iyi niyetli olacağına iman etmiş biriyim.
            Ömürlerini Kürt sorununa adamış, Dünyaca tanınmış bir Kürt ozanı 
Şıvan ile bir aydın ve yazar olan Miroğlu'na yanlışlarına rağmen bu kadar 
öfkeli olmamız gerekir mi?
            Sakın neden eleştiriyorsunuz diye aklınızın ucundan geçmesin. 
Onları bilmem ama beni ağır eleştirseniz bile sizi asla kırılmam. Öncelikle 
benim velinimetimsiniz ve de Kürt sorunda 30 yıllardır birçoğunuz büyük 
bedeller ödediniz.
            Ancak sövgü, küfür, hakaret, küçük düşürme olmaz. Bir millet haklı 
ve insanı talepler için mücadele verirken içlerinden farklı düşünenler 
çıkabileceği gibi, hainlik mertebesinde saldırgan ve duyarsız olanlar da 
çıkabilir. Bu iki insan arasındaki o ince çizgiyi sağlıklı düşünün her kes fark 
eder.
            Dikkat edeceğimiz tek şey görüş ve düşüncelerini ileri sunanların 
inkârcı, yıkıcı, bölen, zarar veren, ortamı geren, demokratik taleplerin önünü 
tıkayan tavır ve görüş içinde olup olmadığıdır. Nitekim Türk medyasında bu tür 
nice adı Kürt olan kişilerle karşılaşıyor, hepimiz/hepiniz onları 
tanıyoruz/tanıyorsunuz.
            Ancak yukarıda saydığım emareler olmadan insanları töhmet altında 
bırakmak Kürtlere yarar değil zarar verir. Şıvan ve Miroğlu şahsında bana 
söylenenlerin hiç birini üzerime almıyorum. 42 yıldır Kürt meselesinde 
takındığım tavrımı ben biliyorum ya o yeter.
            Bu arada ne Şıvan'ın ne de Miroğlu'nun avukatıyım. Ben sadece 
vicdanımın ve de Kürt sorununa bakış açımı, Kürt halkının birliğini, 
beraberliğini arzulayan barış taraftarıyım. Ben kitleleri kaybetmenin çok kolay 
olduğunu ama bir tek bireyi kazanmanın ne kadar zor olduğunu söylemeye, 
anlatmaya çalışıyorum.
            "Kinin keskinleştiği yerde gazetecilik - yazarlık ölür" derler. 
Hayatım boyunca kin güderek gazetecilik ve yazarlık yapmadım. Bu bakış 
açısından kaynaklanarak Şıvan ve Miroğlu'na da söyleyeceklerim var tabii.
            Bugün medyanın çok sevdiği Orhan Miroğlu'na hem de yazı yazdığı 
Taraf gazetesinde arka çıkalım derken kendisine nasıl hakaret edildiğinin bir 
örneğini vereceğim. Türk medyasının sayılı ağa babalarından Halil Berktay 
Miroğlu için bakınız ne demiş:
            " Herkesin çok daha fazla saygı duyduğu Orhan Miroğlu'da, bir dönem 
hayat dersleri olmadan bugün durduğu noktaya gelebilir; şimdiki insaniyet, 
kültür ve görüş derinliğine ulaşabilir miyidi." Siz bu cümleden ne anladınız? 
Berkay Miroğlu'nu övüyor mu, hakaret mi ediyor? Nasıl olsa Kürtler anlamaz ya! 
Miroğlu bu cümlenin bilinçaltına yatan hakaret görme derinliğine sahip mi? 
Berkay, Miroğlu'nun 40 yıl boyunca öne çıkardığı görüş ve düşünceleri 
insanlıktan ve derinlikten yoksundu, şimdi, bugün için doğruyu bulmuş olarak 
yorumluyor. Geçmişin derinliğinden gerçeğin derinliğine hakaret ederek terfi 
ettiriyor. 
            Kürtler hakkında en çağdaş, en özgürlükçü aydının düşüncesi budur. 
Bu kadar ile yetinilse neyse; Kürt aydın ve sanatçılarını tanınmayan insanlar 
yapmak için ne gerekiyorlarsa yapıyorlar. 6 Mart Pazar günü Ahmet Altan 
köşesinde yalan haberi eleştirirken gazetesi Taraf Öcalan'ın görüşme notları 
arasında basına yansımadı diyecek, hem de Öcalan ve TAK Kürt aydınlarını tehdit 
ediyor diyerek manşetlik haber yapacak. 
Bu yüzden Kürtler görüşlerini açıklarken, tavırlarını ve yerlerini belirlerken 
bir değil bin defa düşünmeliler. Tamam, Kürtler kimseye hain dememeli, ama 
Şıvan ve de Miroğlu gibiler de gaza da gelmemeli. Yoksa Berktay gibi en iyi 
düşünen düşünürleri bile övgü diye böylesine hakaret eder. Bekleyip görün 
seçimden sonra bir kenara atılırlar. Ben Kürt aydın ve yazarları bu tuzağa 
düşmesin istiyorum. Bunu derken Kürtlerin de bireylerini kolay harcayıp 
birilerinin kucağına atmasını istiyorum.  Kürtlerin bu gerçeğe kafa yormasını 
istiyorum. 
            SEVGİDEN DOĞAN ELEŞTİRİ
Kürtleri diğer milletlerden ayıran çok ince bir özellik var. Çok sevdiklerinin 
yaptığı yanlışı bir türlü içlerine sindiremiyorlar. Şıvan Perwer de o kadar 
seviliyor ki yaptığı hataları bazıları içlerine sindiremiyor ve o isme 
yakıştırmıyorlar. Hem seviyorlar, hem de ona " sen de yanlış yaparsan, biz ne 
yapalım" diyorlar. 
            Bu gerçeği bildiğim için Şıvan ve Miroğlu'nu biraz anlatmaya 
yeltendim diye bana da kırılanlar oldu. O zaman demek beni de seviyorlar ve 
zerre yanlış yapmamı istemiyorlar. 
Ama değerli okuyucularım biz insanız hata yapma bize mahsus. Hatalarımızdan 
dönmek içinde bizi uygun bir dille uyarmak, örneklerle, tarihi gerçekleri 
göstermek de sizlerin görevi. Bu isimler Şıvan ya da Miroğlu olsa bile. Niçin 
akıl akıldan üstündür demişler ki. 
            Makaleme başlık yaptığım gibi Şıvan ve Miroğlu'na, yorumlarınızla 
bana yaptığınız eleştirileri yürekten, ciğerden, kalpten, içten samimi ve 
gerçekçi buluyor ve " Sevgiden doğan eleştiri" olarak yorumluyor ve algılıyorum.
            Kürtler arasından çıkmış sayısız para, pul, şan, şöhret, koltuk, 
mevki, makam sahibi olmuş ancak kimliği ve halkıyla ters düşmüş, çoğunu 
yakından tanıdığımız, halkın sevgi ve takdirini kazanmamış isimlerin 
yanlışları, hatta hıyanetleri hakkında niçin tek satır yorum, makale, haber, 
eleştiri yazmıyoruz/yapmıyoruz? 
            Ne demişler? Dabag sevdiği deriyi yerden yere vururmuş.
            İnsan sevdiği, sevmediği herkesi eleştirir. Ancak sevdiğinin 
kendine göre yanlış fikir açılımını kabullenemediği için daha sert eleştirir. 
Her insanın başka bir görüşe göre eleştiri hakkı vardır. Ama şiddet anımsatan 
bir eleştiri doğru değildir. Eleştiri ile hakaret arasındaki o ince çizgiyi 
ayırt etmemiz gerekli diyorum.
            Anlıyorum çok sevdiği ve kendisi için kutsallık mertebesine 
yükselmişlerin hatalarını kabullenemiyoruz. İster istemez "sen demi?" sorusunu 
yöneltiyoruz. Bu arada o yanlışı yapan kişiler de yanlış bir kanaat uyanmaması 
için ek açıklamalarla işi daha zora sokan değil, aksine bir birimizi anlayan ve 
güzelliğin, barışın, kardeşliğin diliyle konuşmalılar. 
            Eleştiri ile suçlamanın çoğu zaman iç içe olduğunu göz ardı 
etmemeliyiz. Herkesin eleştiriye de ihtiyacı olmalıdır. Herkes susar, kimse 
eleştirmezse, yapılanı alkışlarsa gerçekler ortaya çıkmaz. Eleştiri doğruyu 
bulmak için bir haktır. Eleştirinin kıvamı ve dili de önemlidir. 
            Son olarak bir gerçeği göz ardı etmeyelim diyorum. Türk, Kürt, 
Arap, Acem, Yezidi, Ermeni, Yahudi, Keldani, Süryani v.b. bin yıldır bu 
coğrafyada birlikte yaşıyoruz. Binlerce yıl daha birlikte yaşamaya mecburuz. 
Çünkü kimsenin gidecek başka yeri yok. Demokratik bir şemsiye altında eşit 
vatandaş olarak yaşamanın ortak paydasını bulmak zorundayız.







Şıvan sevgi ve eleştiri.doc Tümünü karşıdan yükle Mehmet Latif sizinle bir 
çevrimiçi dosya paylaştı ve bu SkyDrive'a kaydedildi. Bu dosyayı görüntülemek 
için yukarıdaki bağlantıyı tıklatmanız yeterlidir. 

Hotmail ile kendi çevrimiçi belgelerinizi paylaşın  
-- 
- Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 

Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

- Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
                                          

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap