Sayın Güçlü,

Diğer değerli okuyucuların da bilgilenmeleri ve katkı sunabilmeleri için 
talebim üzere sorularımı cevaplamışsınız.

Candan teşekkür ederim.

Lütfen bu karşılıklı akl-ı selimi bulma yazışmalarımızı diğer internet 
sayfalarına da iletebilir miyiz?

Kısır ve analitik olmayan diğer tartışmalar içinde  anlamlı olacağını 
düşünüyorum.

Seçimlerden önce AK Partinin:

1- Bu topraklarda ilk kez Ergenekon güçlerine rağmen sivil bir anayasa 
yapacağını vaat etmesi çok önemlidir. 

2- Ergenekon güçleri dimdik ayakta iken bu anayasanın istediğimiz gibi bir 
anayasa olamayacağı açıktır. Ancak ve sadece bu yeni anayasanın AB Anayasasına 
tamamen uygun olmasının gerçek güvencelerini istemeliyiz.

3-Genel demokratik talepler kapsamındaki taleplerimiz, Ergenekon Cephesince 
ayrılıkçılık olarak lanse edilse de AK Parti seçmeninde fazla reaksiyon 
toplamayabilir.

3- Yapılacak bu anayasanın son anayasa  olmadığını ve olamayacağını da en önce 
siz bilirsiniz.

Önerim, tıpkı referandumda olduğu gibi 12 Haziran seçimlerinde de Ergenekon 
Cephesini etkisizleştirmek için AK Partiye EVET denmesidir. 

Seçimde de en az 330 milletvekili çıkarırlarsa seçim öncesi vermeye 
zorlayacağımız taahhütlerinin gereği olarak AB Anayasasının aynisini burada da 
gerçekleştirmeye zorlamaktır. 

Sağlık ve başarı dileklerimle.

Dr. Sacit GÜNEŞ
Date: Mon, 9 May 2011 09:58:52 +0300
Subject: {Diwanxane} Diwanxane'de yayınlanan, " Güncel olan: Kürtlerin, Federal 
Devlet Anayasası İçin Bir Platform ya da Haraket oluşturmalarıdır" başlıklı 
yazıma ilişkin dile getirdiğiniz görüşler hakkında küçük bir analiz...
From: [email protected]
To: 

Değerli Dostum Dr. Macit,
 
Divanxane'de yayınlanan yazılarıma ilişkin dile getirdiğiniz görüşlerinizi, 
eleştiri ve tesdpitlerinizi ilgiyle okuyorum. Bu yazıların bir kısmına ilişkin 
olarak, görüşlerimi size ilettiğimi de biliyorsunuz. Ama size  yazdığım 
yazıların Divanxane'de yayınlanması yoluna gitmedim. Ama bu son yazınıza 
ilişkin olarak bir analizimi sizinle birlikte Divanxane'ye gönderiyorum.

 
Siz özce diyorsunuz ki: "Türkiye'nin acil sorunu Ergenekon sorunududr. 
Ergenekon yargılamaları devam ediyor. Bu yargılamalrı desteklemek gerekir. Bu 
davanın sonuçlanmasından sonra da, devlet yapısında köklü değişiklikler olacak. 
Bu nedenle, Kürt ulusunun bir ulus olarak tüm temel haklarını şimdi ileri 
sürmek, bu süreci provake etmek, ya da en azından bu sürece zarar vermek, 
sonucunu veriri. Bundan dolayı da Kürtler, Federal Ortak bir Devlet, Federe 
Kürdistan projesini ileri sürmemeleridirler, bu projeyi çerçevelendirecek bir 
yeni anayasa önermesi içinde de olmamaları gerekir. Kürtler, AB kriterlerine 
uygun, genel hak ve özgürlüğkleri genişletici bir anaysa talebiyle 
yetinmelidirler."

 
1- Bu görüşlerinden katıldığım bir boyut var. Oda Ergenekon yargılamasının 
önemli bir yargılama olduğudur.. Ama bu davanın otoriter, sömürgeci, üniter, 
inkarcı siistemi değiştirecek, devleti yeniden yapılandırmaya temel olacak bir 
dava olmadığını hep yazdım. Şimdi de öyle düşünüyorum. Bu davanın, Türkiye'de 
halkı soyup soğna çeviren, halka zulüm ve işkence yapan, Kürtleri öldüren, güç 
odaklarından biri. Bu nedenle deveden kulak bir davadır. Bu nedenle, bu davaya 
fazla bel bağlamak doğru değildir.

 
2- Kürtlerin temel taleplerini, şu veya bu gerekçeyle ertelemeleri tarihi 
tecrübelerle ertelemenin yanlışlığı, ispatlanmış bir olgudur. Kürtler, Türk 
Devleti'nin kuruluş döneminde, "müslümanlık elden gidiyor", "Müslüman Türk 
kardeşlerimiz zordadır, onlara yardım etmeliyiz,  desteklemeliyiz" diye hareket 
ettiler.. Bu nedenle kendi temel ulusal taleplerinden, kendi kaderini ulus 
olarak tayin etmekten vazgeçtiler. Türk devleti  kurulduktan sonra, Kürtlerin 
payına düşen şey, hulusal haklarının gaspı, ulus olarak inkar edilmeleri, 
Türkleştirilmek için sistemli bir siyaset ile karşılaşmaları, katliama 
uğramaları, jenosidin sürekli bir hale gelmesidir.

 
Lozan Antlaşması döneminde de Kürtler, aynı anlayışla hareket ettiler. Sonuç 
felaket. 
 
Kürtler yakın tarihte de, Menderes'i, Demirel'i, Ecevit'i, Özal'ı, Tayyip 
Erdoğan'ı demokrasi, faşizmi engelleme, daha büyük tehliklelerin önüne geçme 
kaygusuyla,kendi temel ulusal taleplerinden vazgeçerek, kendilerinin 
geleceklerini kararttılar.

 
Kürtler adına hareket eden PKK'nın gelip dayandığı en ileri yer, Kürdistan'ı ve 
Kürtleri bir kaç parçaya bölen "Demokratrik Özerklik" projesidir.
 
3- Türkler, yeni anayasa yapacağım dediklerinde, onların yeni anaysadan 
anladıkları, mevcut otoriter, sömürgeci, üniter devleti biraz 
demokratikleştirme, bireysel hak ve özgürlükleri genişletmedir. Buna uygun da 
anaysa tartuşması yapıyorlar, kendi anayasa projelerini sunuyorlar. Bu nedenle 
de, yapmak istedikleri yeni bir anayasa değil, 1982'de askerlerin yaptığı 
anayasayı, sivillik ve demokratlık iddiasında bulunanların, eski devlet 
yapısını restore etmekten öteye, kendilerinin mutlak iktidar olmalarını 
sağlamadan öteye bir şey değildir.

 
Biz Kürtlerin yeni anayasadan anlamamız gereken şey, biçim ve içerik olarak, 
Kürtlerin ve Türklerin ortak devletinin kurulması, Kürtlerin ve Türklerin 
haklar, siyasi statü açısından eşitlenmesini sağlayacak hukuki çerçevenin 
belirlenmesi, Kürtlerin ve Türklerin üzerinden özgürce anlaştıkları, Kürtlerin 
de kendi kaderlerirni tayin hakkını somutlayan, Türklerle Kürtlerin iktidar 
paylaşımnı tanımlayan, bir belge olmasıdır.

 
Bu anaysa da evrensel anlamda federal bir devletin anayasası olabilir. Kürtler 
bu anayassa projesinde ısrarlı olmalıdırlar. Bu anaysa projesi, Kürtlerin 
asgari bir projesidir. Türkjlerin Kürtlerle yeni ortak bir devlet kurmak 
istememelri halinde, Kürtlerin önünde tek bir seçenek kalır, o da kendi 
bağımsız devletlerini kurmalarıdır.

 
3- Federal Devlet anayasası devleti radikal ve köklü bir şeilde,  ulsual, 
toplumsal, dinsel, mezhepsel, sınıfsal, fikirsel çoğulculuğa göre yeniden 
yapılandıracak, demokrasiyi projelendirecek, ulusal topluluklar, etnik gruplar, 
dinler, mezhepler, ideolojiler, sınıf ve tabakalar arasında eşitliği 
sağlayacak, devleti gizli güç odakalrından, derinden kurtacaktır.

 
Bu nedenle, Federal Anayasa için çalışmak, Ergenekon Davası'nı desteklememek 
anlamına gelmez. Tersine ona kökten karşı olmak anlamına gelir.
 
Selam ve başarılar.
 
İbrahim GÜÇLÜ



-- 

-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 

 

Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

 

-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
                                          

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap