Değerli Dostum Dr. Macit, Divanxane'de yayınlanan yazılarıma ilişkin dile getirdiğiniz görüşlerinizi, eleştiri ve tesdpitlerinizi ilgiyle okuyorum. Bu yazıların bir kısmına ilişkin olarak, görüşlerimi size ilettiğimi de biliyorsunuz. Ama size yazdığım yazıların Divanxane'de yayınlanması yoluna gitmedim. Ama bu son yazınıza ilişkin olarak bir analizimi sizinle birlikte Divanxane'ye gönderiyorum.
Siz özce diyorsunuz ki: "Türkiye'nin acil sorunu Ergenekon sorunududr. Ergenekon yargılamaları devam ediyor. Bu yargılamalrı desteklemek gerekir. Bu davanın sonuçlanmasından sonra da, devlet yapısında köklü değişiklikler olacak. Bu nedenle, Kürt ulusunun bir ulus olarak tüm temel haklarını şimdi ileri sürmek, bu süreci provake etmek, ya da en azından bu sürece zarar vermek, sonucunu veriri. Bundan dolayı da Kürtler, Federal Ortak bir Devlet, Federe Kürdistan projesini ileri sürmemeleridirler, bu projeyi çerçevelendirecek bir yeni anayasa önermesi içinde de olmamaları gerekir. Kürtler, AB kriterlerine uygun, genel hak ve özgürlüğkleri genişletici bir anaysa talebiyle yetinmelidirler." 1- Bu görüşlerinden katıldığım bir boyut var. Oda Ergenekon yargılamasının önemli bir yargılama olduğudur.. Ama bu davanın otoriter, sömürgeci, üniter, inkarcı siistemi değiştirecek, devleti yeniden yapılandırmaya temel olacak bir dava olmadığını hep yazdım. Şimdi de öyle düşünüyorum. Bu davanın, Türkiye'de halkı soyup soğna çeviren, halka zulüm ve işkence yapan, Kürtleri öldüren, güç odaklarından biri. Bu nedenle deveden kulak bir davadır. Bu nedenle, bu davaya fazla bel bağlamak doğru değildir. 2- Kürtlerin temel taleplerini, şu veya bu gerekçeyle ertelemeleri tarihi tecrübelerle ertelemenin yanlışlığı, ispatlanmış bir olgudur. Kürtler, Türk Devleti'nin kuruluş döneminde, "müslümanlık elden gidiyor", "Müslüman Türk kardeşlerimiz zordadır, onlara yardım etmeliyiz, desteklemeliyiz" diye hareket ettiler.. Bu nedenle kendi temel ulusal taleplerinden, kendi kaderini ulus olarak tayin etmekten vazgeçtiler. Türk devleti kurulduktan sonra, Kürtlerin payına düşen şey, hulusal haklarının gaspı, ulus olarak inkar edilmeleri, Türkleştirilmek için sistemli bir siyaset ile karşılaşmaları, katliama uğramaları, jenosidin sürekli bir hale gelmesidir. Lozan Antlaşması döneminde de Kürtler, aynı anlayışla hareket ettiler. Sonuç felaket. Kürtler yakın tarihte de, Menderes'i, Demirel'i, Ecevit'i, Özal'ı, Tayyip Erdoğan'ı demokrasi, faşizmi engelleme, daha büyük tehliklelerin önüne geçme kaygusuyla,kendi temel ulusal taleplerinden vazgeçerek, kendilerinin geleceklerini kararttılar. Kürtler adına hareket eden PKK'nın gelip dayandığı en ileri yer, Kürdistan'ı ve Kürtleri bir kaç parçaya bölen "Demokratrik Özerklik" projesidir. 3- Türkler, yeni anayasa yapacağım dediklerinde, onların yeni anaysadan anladıkları, mevcut otoriter, sömürgeci, üniter devleti biraz demokratikleştirme, bireysel hak ve özgürlükleri genişletmedir. Buna uygun da anaysa tartuşması yapıyorlar, kendi anayasa projelerini sunuyorlar. Bu nedenle de, yapmak istedikleri yeni bir anayasa değil, 1982'de askerlerin yaptığı anayasayı, sivillik ve demokratlık iddiasında bulunanların, eski devlet yapısını restore etmekten öteye, kendilerinin mutlak iktidar olmalarını sağlamadan öteye bir şey değildir. Biz Kürtlerin yeni anayasadan anlamamız gereken şey, biçim ve içerik olarak, Kürtlerin ve Türklerin ortak devletinin kurulması, Kürtlerin ve Türklerin haklar, siyasi statü açısından eşitlenmesini sağlayacak hukuki çerçevenin belirlenmesi, Kürtlerin ve Türklerin üzerinden özgürce anlaştıkları, Kürtlerin de kendi kaderlerirni tayin hakkını somutlayan, Türklerle Kürtlerin iktidar paylaşımnı tanımlayan, bir belge olmasıdır. Bu anaysa da evrensel anlamda federal bir devletin anayasası olabilir. Kürtler bu anayassa projesinde ısrarlı olmalıdırlar. Bu anaysa projesi, Kürtlerin asgari bir projesidir. Türkjlerin Kürtlerle yeni ortak bir devlet kurmak istememelri halinde, Kürtlerin önünde tek bir seçenek kalır, o da kendi bağımsız devletlerini kurmalarıdır. 3- Federal Devlet anayasası devleti radikal ve köklü bir şeilde, ulsual, toplumsal, dinsel, mezhepsel, sınıfsal, fikirsel çoğulculuğa göre yeniden yapılandıracak, demokrasiyi projelendirecek, ulusal topluluklar, etnik gruplar, dinler, mezhepler, ideolojiler, sınıf ve tabakalar arasında eşitliği sağlayacak, devleti gizli güç odakalrından, derinden kurtacaktır. Bu nedenle, Federal Anayasa için çalışmak, Ergenekon Davası'nı desteklememek anlamına gelmez. Tersine ona kökten karşı olmak anlamına gelir. Selam ve başarılar. İbrahim GÜÇLÜ -- - Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane - Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
