“Yek Bunê Halka ,Azadiya  Milleta”

(Milletler Özgür, Halklar Birlik olmalı)

 

Tayfun İşçi

 

 70’ li yıllarda “Yekbunê Halka Azadiya Milleta”  sloganı Diyarbakır’da ve bölgede yapılan, başta “korsan miting”ler olmak üzere tüm mitinglerde,  duvar yazılarında güçlü bir ses olarak yankılanırdı.  Afiş basmanın böylesine rahat koşullarının olmadığı o günün koşullarında, kestiğimiz lastik harflerle bastığımız afişler veya sellografi yöntemiyle geliştirdiğimiz ve adına “Partizan” dediğimiz baskı araçlarımızla bastığımız birçok afişimizde bu slogan yerini bulmuştu. Şimdi demokratik ulus ve demokratik özerklik taleplerinin adım adım yaşamsallaşmaya başladığı bu dönemde  “Milletler Özgür Halklar Birlik olmalı” slaganı bana kırk yıl öncesini hatırlatıyor.

 

 O dönemde bu sloganla Millet kavramına etnik temelde yaklaşılıyor ve esas olarak milletlerin özgürlüğünden Türk – Kürt vb. etnik temelde oluşmuş milletler kastediliyordu. Halklar kavramı ise daha ziyade iktidar tarafından ezilen ve çıkarı devrimde olan kesimleri ifade ederdi. Ayrıca halk kavramı aynı zamanda uluslaşamamış etnik milliyetler içinde kullanılıyordu.

 

  Kırk yılda çok mesafe kaydedildi. Yaşam kavramların dilinde de bazı gelişmelere yol açtı. Ulusa etnik temelde yaklaşımın nasıl dar milliyetçi yaklaşımları geliştirip olumsuzluklara yol açtığını hep birlikte yaşayıp gördük. Ve bu nedenle de hangi etnisiteden olursa olsun tüm farklılıkları kucaklayan yurttaşlık esasına dayalı demokratik ulus, millet kavramındaki yerini aldı. Demokratik ulus hiçbir etnisiteyi dışlamayan ama tüm farklılıklarıyla tüm yurttaşları kucaklayan bir ulus olarak, tekçi ve ırkçı tüm farklılıkları Türk sayan Türk ulusu kavramını silip süpürüp atıyor ve kendini konumlandırıyor.

 

 Milletlerin özgürlüğü ise esas olarak sömürgeciliğe veya ulusal baskıya ve  asimilasyona karşı bağımsızlığı ifade eden bir kavramdı. Oysa bu gün özgürlük kavramı sadece bağımsızlık anlamında kullanılmıyor, aynı zamanda her türlü etnik, kültürel inançsal, sınıfsal baskıyı öteleyen bir kavram olarak kabul görüyor. Bugün milletler özgür olmalı derken, sadece dış bağımlılık ilişkileri değil, aynı zamanda demokratik anlamda özgürlükler de kast ediliyor.

 

Yek bûnê halka( Halklar birlik olmalı) sloganı kırk yıl önce de  ezilen halkların birliğini ifade eden olumlu bir anlama sahipti. Ancak bu olumluluğun yanı sıra, aynı zamanda da farklılıkların ayrı örgütlenmelerine karşıt bir anlam ifade ediyordu. Halkların, farklılıkların kendi öz örgütlenmelerini yanlış bulan bu yaklaşım, özünde gönüllü birlik ve eşit katılım anlayışını öteleyen bir anlayış olarak farklılıklar arasında olumsuz tartışmalara da neden oluyordu. Mücadele tarihimizin bize kazandırdığı en önemli gelişme ise sanırım halkların birliği konusundadır. Kuşkusuz bu gün hala gerek ayrı örgütlenme, gerekse farklılıkların kendi gerçekliğinde örgütlenmesini ve bu temelde birliğini ret eden bazı yaklaşımlar hala mevcut. Ancak özgür ve demokratik bir birlik her geçen gün biraz daha vücut buluyor.  

 Bu gün demokratik özerklik şiarı her farklı aidiyetin kendi öz örgütlülüğünü reddetmeyen ve bunun üzerinden özgür ve eşit katılımını hedefleyen bir olgu olarak Türkiye’nin gündemine girmiş ve oligarşlik katı merkezi devletsel yapılanmayı demokratik anlamda zorluyor.

 

 Bugün Kürtler kendi aralarında hızla birleşmeye gidiyor. Gerek Hevler’de tüm Kürtlerin ortak konferans düzenleme kararı gerekse KNK Kongresinin yayınladığı deklarasyon ve yine seçimlere bağımsız adaylarıyla katılan Emek Demokrasi ve Özgürlük Blok’una tüm farklılıklarıyla bütün Kürtlerin destek veriyor olması Kürtlerin birleşme yönünde büyük adımlar attığını kanıtlıyor. Kürtler kendi aralarında bu buluşma ve birliğe ulaşmada kendilerini diğer farlılıklara kapatmıyorlar. Aynı zamanda diğer farklılıklarla da buluşmaya azimli olduklarını gösteriyorlar. Gerek Sayın A.Öcalan’ın görüşme notlarındaki emekten yana ve tüm farklılıkları buluşturan bir çatı partisi önerisi gerekse Demokratik cumhuriyet ve demokratik özerklik anlayışı, halkların birliğine verilen önemi ve doğru bir anlam biçtiklerini kanıtlıyor.

 Kırk yıl sonra yaşamaya başladığımız bu gerçekler geçmişin eksikliklerini hatalarını aşma temelinde hayli yol aldığımızı gösteriyor.

 Bu gün Yekbunê Halka , Azadiya Milleta ( Milletler Özgür Halklar Birlik Olmalı)sloganı gerçek anlamına kavuşuyor. Bizlere düşen görev Özgür ve demokratik bir toplum yaratmada halkların birliğine olan inancı pekiştirmek ve bu temelde tüm farklılıklara bir an önce ulaşmak olmalıdır.

 “Yek Bunê Halka Azadiya Milleta”

 “Milletler Özgür Halklar Birlik olmalı”



Facebook ve Twitter hesaplarını tek yerden güncelle, anında paylaş! Hemen tıkla!

--
- Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in.

Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

- Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Attachment: yek.doc
Description: Binary data

Cevap