saygıdeğer rasim abi,

yıllardır yazıyorsunuz. devletçi yaklaşıma karşısınız. maraş'a "kahraman"
demeyecek kadar dürüstsünüz. "türkoğlu"na halen "eloğlu" adıyla, orijinal
adıyla yaklaşıyorsunuz, eyvallah...

26 şubat 2012'de bir yazı yazmışsınız (bkz: rasim özdenören: insan hiç bu
kadar gaddar olmadı
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=31250&y=RasimOzdenoren) farklı
ülkelerdeki şiddet olaylarına ve katliamlara değinmişsiniz. hepsini söze
konu etmişsiniz, eyvallah.

kabul ediyorum; öncelikle birer dünya vatandaşıyız üstadım. fakat neden
onca zulümden söz ederken türkiye cumhuriyeti devletinin uludere'de
katlettiği kürtleri, o menfur katliamdan iki ay sonra yazdığınız yazıya
konu etmiyorsunuz?

bu devletin yetkilileri, 34 tane gencecik insanı 20 yaşına gelmeden
öldürdüler. bu doğru değil mi? sizin yazdığınız islami kemalist gazete,
tayyip bey'in yaklaşımı doğrultusunda daha bugünkü (22 mayıs
2012) manşetinde bu olayı örtbas edin (= "uludere hataydı, istismar
etmeyin") diye yazmadı mı? bkz:
http://gazete.netgazete.com/ShowPaper.aspx?news=yenisafak

yeni vakit gastesinin eskimez insancıkları "uludere'ye akıtılan gözyaşı,
pkk'ya can suyu oluyor" diye yazmadılar mı?

34 tane can gitmiş ve daha bugün ülke tv'de müslüman bir yazar (kendisi de
kürt) nevzat çiçek, "uludere, hükümeti yıpratma taktiğidir." diye konuşuyor.

bu adamı türk milliyetçiliği bu hale getiremezdi ama türk islamcılığı bu
hale getirdi.

ve siz maşallah dünyada nerede bir zulüm varsa ne güzel yazmışsınız. zülf-i
yare neden dokunmadınız diye sorulursa, yarın ne cevap vereceksiniz?

maraş katliamı hakkında şimdiye kadar hiçbir şey yazmadınız; ne siz, ne
pakdil usta, ne merhum zarifoğlu, ne kendisi de kürt olan merhum erdem
bayazıt ve diğer müslüman aydınlar...

tarih size bunun hesabını sormayacak mı acaba? sözgelimi 6-7 eylül 1955'te
bu ülkede gayrımüslimler boğazlanırken aşk şiirleri yazan, bu zulmü asla
kalemine yaklaştırmayan sezai karakoç'tan tarih hesap sormayacak mı
sanıyoruz?

neden müslüman aydınlar olarak, ittihatçıların bu kadar etkisindesiniz?

unutulmaz bir aydın olan sartre, evinde cezayirli direnişçileri saklıyordu.
siz bir aydın adayı olarak, gerçek bir aydın olan fanon'u anlamak yolunda
hiçbir çaba sarf ettiniz mi?

böyle giderse yok olup gidecek tüm yazdıklarınız rasim baba, çünkü siz
farazi ve mücerret meselelere el attınız ama el kadar somut olan yakıcı
ülke gerçekliğine dair açık bir şey söyleyemediniz. yaşanan haksızlıklara
duyarsız kalan hangi aydın kalabilmiş ki geleceğe? birçok haksızlık yanında
türkiye'nin en köklü meselesi, kürtlerin haklarını yüz yıldır gasp etmesi
ve bunun sonucunda çıkan bir dizi meseledir. Allah, kürtçeyi şu türk
devleti yasaklasın diye mi yarattı?

evet, uludere'de 34 masum insanı ayyıldızlı türk uçakları vahşice katletti
ve siz bundan iki ay sonra yazdığınız yazıda dünyanın çeşitli ülkelerindeki
haksızlıkları anarken bunu bir cümleyle de olsa söze konu etmediniz.
gazeteniz de tıpkı efendisi gibi davranarak, bu katliamı diline dolayan
bizlere aba altından sopa gösterdi.

uludere'den sonra türk devlet dininin en kesin mürtedi olduk, dayanışmak
için kendini devlet islamından arındırmış müslümanlar arandık ama neredeyse
hiç bulamadık.

siz de bu yazınızla ve sonraki suskunluğunuzla şu devlet islamının
müntesiplerine katıldınız. bütün dünyadaki zulümleri gördünüz ama bir
müslüman gibi davranıp şu yeşil kemalizme, şu büyüyerek üstümüze gelen deve
karşı hiçbir şey yapmadınız.

yıllar önce 33 kürt'ü öldüren general mustafa muğlalı yargılanmıştı. 34
kürt'ü öldüren kişinin katili bile ortada yok! olay nasıl olmuş? biliyorlar
ama söylemiyorlar, söyletmiyorlar. kimler söyletmiyor, kimler
konuşturmuyor? islamcılar, müslümanlar, muhafazakar dindar türkler,
başbakan, içişleri bakanı, yeni akit, yeni şafak, yeni zaman, ince bıyık,
umre düşkünü, kapris gold, asya finans, stv???

recep tayyip erdoğan, yıllarca sonra bile olsa, şimdi kenan evren'in
yargılandığı gibi yargılanmayacak mı dersiniz? peki ya mahkeme-i kübrada?

ya siz sayın özdenören, bu ülkedeki devlet zulmüne karşı şimdiye kadar ne
yaptınız ki şimdi dünyadaki zulümleri dilinize doluyorsunuz? vicdanınız
rahat mı efendim? hani ilk önce yakın çevremizden başlayarak zulme karşı
çıkıyorduk, hani zekatı ilk önce yakınlarımıza veriyorduk, hani nefsimizi
ve ehil olduklarımızı yakıtı taşlar olan ateşten koruyorduk? nerede kaldı
kağıtlar üzerinde yazılan müslümanlığı uygulama cesareti? söyleyin; sizce
bir müslüman, tıpkı başbakanın, yeni akit'in ve yeni şafak'ın dediği gibi
uludere katliamından dolayı susmalı mı? bilelim, biz de susalım.

laik devletin müslüman zihnine çizdiği sınırların dışına çıkamıyor musunuz?
aydın olmak bedelsiz, kolay bir şey mi acaba? diyelim ki bir otobüs şoförü,
yeni şafak ve rasim özdenören okuyarak türkiye'de adil bir adam olmaya
yönelebilir mi dersiniz?

yoksa neye yarayacak tüm yazdıklarınız? korkarım ki bütün muhafazakar
aydınlar gibi unutulacaksınız...

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap