PKK SİLAH BIRAKIRMI?

Tayfun İşçi

Kürtlere karşı kökünü kurutma temelinde sürdürülmekte olan savaşta her gün 
gerilla veya asker, hatta çoğu zaman da sivil Kürt ölümleri yaşanmaktadır. 
Memleketin doğusundan batısına kadar her yanı ağıtlar kaplamaktadır. Hangi 
etnisiteden olursa olsun ölenler bu memleketin evlatlarıdır. Ve maalesef 
sistemin yanlış, acımasız ve sorumsuz yaklaşımlarının bir sonucu olarak 
ölmüşlerdir. Bu nedenle gerek asker ölümlerine gerekse gerilla ölümlerine 
seyirci kalınmamalı ve barış için güçlü direnişler sergilenmelidir.
Ancak her ne hikmetse bizim barışseverler de, ölenler asker veya emniyet 
görevlisi olunca farklı bir hareketlenme görülür. Sanki bir yerlerden düğmeye 
basılmış gibi hep bir ağızdan tek yanlı ateşkes, silahların susması, 
çatışmasızlık, çağrıları yükselir. Böylece farkında olarak veya olmayarak 
psikolojik savaşın "saldırgan taraf Kürt hareketidir" belirlemesine toplumsal 
destek sağlanır. Sonra da sokaklarda "kahrolsun PKK" ve "Şehitler ölmez vatan 
bölünmez" eksenli nümayişler ve sivillerin linç edilmeleri...

Barış tarafında süregelen bu yaklaşım, niyet ne olursa olsun özünde uygulanan 
saldırgan devletsel politikaları görmezden gelen, sadece Kürt tarafını 
saldırgan ilan eden devletsel yaklaşımları güçlendirmektedir. Ve sonuç olarak 
savaşı beslemektedir.
Barış çağrılarıyla savaşı beslemek en hafif deyimle bir gaflettir. Gaflet 
ihanetin giriş kapısıdır. İnsan bir kez gaflete düşmesin ardından ihanet 
kapıdadır.
Nitekim son süreçlerde barış çağrıları Kürt hareketine "silah bırak" çağrıları 
yapmaktadır. Kuşkusuz silah bırak çağrılarının yapılacağı günlerde gelecektir. 
Hatta ben inanıyorum ki silaha sarılmak zorunda bırakılmış Kürtler silahı 
zorlayan koşullar ortadan kalktığında hiçbir çağrıya gerek kalmadan kendileri 
silahı bırakacaktır.

"Tek terörist kalmayana kadar" sözleriyle başlayıp Roboski de olduğu gibi toplu 
sivil katliamlarının yaşandığı bir süreçte ve yine siyasal soykırım 
uygulamalarıyla sivil siyasetin ceza evlerine doldurulduğu ve yine halkın 
oylarıyla seçilmiş milletvekillerini ceza evinde rehin tutulduğu bir ortamda 
"Silahı bırak, sivil siyaset yap, Çözüm adresi parlamentodur" demek. Açıkça 
teslim ol çağrısı yapmaktan başka bir anlam ifade etmemektedir.
Savaşın sonlanması için teslim olmakta bir yöntemdir. Yeni ve daha fazla 
ölümlerin olmaması için teslim ol çağrıları da yapılabilir. Hatta teslimde 
olunabilir. Ancak dönem koşulları teslimiyetin ölümleri sonlandıracağının 
garantisini vermekte midir? Silahsız Kürtlere yapılanlar bu garantinin 
olmadığını bizlere açıklamıyor mu? Kaldı ki daha önce de Şeyh Sait hareketinde, 
Dersim harekâtında, Koçgri'de, Ağrı'da Kürtler silah bırakıp teslim 
olmuşlardır. Sonuç. Toplu imhalarla Kürtlerin bitirilip üzerinin betonlanması 
olmuştur. Bu teslim olmalar çözüm olmuş olsaydı. Bu son direniş, bu 30 yıldır 
sürmekte olan savaş olurmuydu?
Kaldı ki, PKK' de bir iyi niyet belirtisi olarak barışın koşullarını yaratmak 
için silah bırakan barış gurupları da olmuştur. Bunlar ceza evlerine kapatılmış 
onlarca yıl içerde tutulmuştur. Habur'dan silah bırakıp ta gelen barış 
elçilerine yapılanlar henüz hala uygulamadadır. Ve her biri hakkında on 
yıllarca hapis cezası verilmiştir. Bütün bu gerçekler ortadayken "silah bırak" 
çağrıları anlamı gayet açıktır.

Kürt hareketi silahlanıp dağa çıkmayı istemediğini sistemin silahlanmaya ve 
dağa çıkmaya zorladığını daha başından berri belirtmektedir. Yine PKK bütün 
açıklamaların da Silahlı savaşların döneminin bittiğini çözümün demokratik 
barışçıl yollarla sağlanabileceğini belirtmektedir. Bu temelde ateşkesler 
yapmakta ve barış istemektedir. Ancak demokratik alana dayatılan soykırıma 
karşı devrimci halk savaşına zorlandığını açıklamıştır. Eğer bu gün Kürt 
hareketi hala savaşan bir örgütse, bunda devletin dayattığı çözümsüzlüğün 
görülmesi gerekmektedir.

Bütün bu gerçeklikler ortadayken PKK' ye "silah bırak" çağrılarının yapılmasını 
gerektiren yeni bir gelişmemi olmuştur. Olmuşsa nedir bu gelişme?
PKK büyük bir yenilgimi yaşamıştır? Hayır PKK'nin daha fazla güç kazandığı 
savaşan her iki tarafça da teyid edilmektedir.

Devlet Kürt sorununu çözecek barışçıl bir yol mu ilan etmiştir. Hayır. Zira 
gerçekleşen Oslo görüşmeleri hükümet tarafından ret edilmiştir. Ve hükümet 
"Terörle bir daha görüşmeyeceğini" Hatta Kürt parlamenterlerle bile PKK 
uzantısı oldukları için görüşmeyeceğini açıklamıştır. Hükümet Kürt silahlı 
güçlerinin silah bırakacağı koşulları yaratmamıştır. Hükümet barışçıl çözüm 
üretecek yetki ve güce sahip olmasına rağmen silah bırakma koşullarını 
oluşturacak hiçbir çalışmaya girişmemiştir. Hükümetin bu güne kadarki 
uygulamaları silah bıraktıktan sonra çözümün sağlanacağını gösteren hiç bir 
veri sunmamaktadır. Bu konuda Kürt halkına hiçbir güven vermemektedir.
Uluslar arası koşullar mı silah bırak koşullarını yaratmıştır?
Ortadoğu baharı olarak tanımlanan gelişmeler Kürt hareketinin silah 
bırakmasının değil, aksine kendisini koruyabilecek duruma gelmesini 
zorlamaktadır. Bu gün Irak mezhepsel çatışmalar üzerinden ayrışmakta güney 
Kürdistan'ın güvenliği ve geleceği tehdit altına girmiştir. Suriye'de yaşanan 
iç çatışmalarda iktidar ve muhalif kesimlerin alabildiğine silahlandırıldığı 
bir süreçte Kürt hareketinin silah bırakması ne kadar akılcıdır. İran 
uluslararası güçler tarafından ablukaya alınmışken ve yeni müdahalelere açıkken 
Kürtlerin silah bırakıp kendisini korunmadan düşürmesi ne kadar gerçekçidir. 
Uluslar arası durum Kürtlerin olası gelişmelere karşı kendisini koruyabilecek 
araçlara sahip olmasını daha fazla ihtiyaç haline getirmiştir. Özetle uluslar 
arası durum Kürtlerin silah bırakmasının koşullarını yaratmamıştır.
Ancak son süreçte giderek Kürt hareketine dayatılan "silah bırak" çağrısının 
ABD eksenli bir kampanya olduğu hissedilmektedir. Yapılan ziyaretler görüşmeler 
ve açıklamalar böyle bir izlenim edinmemizi sağlamaktadır. Kürtler silahlanma 
ve savaş yanlısı değildir. Silah bırakmaya da hazır olduğunu açıklamaktadır. 
Ancak silah bırakılması için silahı zorunlu kılan koşulların ortadan 
kaldırılması istemektedir.. Bu koşulların oluşturulmasının yolu da Kürt 
hareketi ve onun önderliği tarafından ilan edilmiştir. Bu barışçıl çözüm 
koşullarının oluşturulması bir yana, hala yok etmeyi hedeflemiş bir iktidar 
karşısında Kürt hareketinin silah bırakması yakın bir olasılık görülmemektedir. 
Kürde silah bırak çağrısı yapanların amaçları gerçekten demokratik bir barış 
arayışı ise barış koşulları konusunda güven veren adımların atılması talebini 
yaygınlaştırmaları gerekmektedir.
Gerek uluslararası gelişmeler gerekse ülkedeki gelişmeler Kürdü teslime 
zorlayan koşullar yaratmamış, aksine Kürtlere değişik seçenekler sunmaktadır. 
Özellikle Ortadoğu'da ki gelişmeler Kürtlerin Ortadoğu ve Mezopotamya 
coğrafyasında etken bir güç olmasını getirmiştir. Dünyanın ve orta doğunun 
yeniden dizayn edildiği bu süreçte Kürtleri statükosuz bırakmak veya 
kendilerine uygun konumlandırmak isteyenler olabilir. Ancak Kürt hareketi 
Ortadoğu da birlikte paylaştığı coğrafyadaki halklar ile demokratik özerklik 
temelinde birlikte konumlanmak istemektedir. Bu talepleri görmezden gelmek 
Kürtlere teslim ol çağrıları yapmak gerçekçi değildir. Bu çözüm karşıtı 
yaklaşımlar bu ülkeleri de zorlayacak koşulların gelişmesine hizmet eder ve bu 
savaşçı yaklaşımlar sadece Kürtlere zarar vermekle kalmaz aynı zamanda 
Kürtlerin yaşadığı coğrafyada yaşayan halklara da zarar verir.

Bütün bu gelişmeler ışığında Türkiye barış güçleri Kürt hareketine silah bırak 
çağrıları yapmak yerine topluma savaşı dayatan hükümete ve silahlı güçlere bir 
an önce Kürt hareketinin silah bırakma koşullarını yaratacak düzenlemeleri 
gerçekleştirilmesini talep etmelidir.



 

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Attachment: Barış Güçleri Silah Bırak Değil Tüfek Çat Çağrısı Yapmalıdır..docx
Description: Binary data

Cevap