Ortadoğu'da biri sahibi olan fakat sahipsiz, diğeri sahibi olmayan
sahipsiz. Kaderleri hep aynı ve birbirine yakın ama uzaklaşmak zorunda olan
( unutmayalım zira Kürtlere baskı kuran ve Filistinliler sözde sahiplik
yapan aynı güçlerdir) bahtı kara iki halktan (Kürtler ve Filistin) söz
ediyorum. Yani zalimler hep birbirlerine yardım ederler ama mazlumların bu
gücü yok.

İstanbul'dan TYH uçağıyla Telaviv'e indik pasaport kontrolündeki İsrail'li
kız neyimi beğenmedi bilmiyorum beni 48 kişilik gurubun içinden ayırıp özel
sorguya çektiler. Çıkışta da aynı şeyi yaptılar; az Arapça bilmem beni
kurtarmaya yetti ama zalimleri benden şüphelenmesi beni mutlu etti.

* Dört gün boyunca İsrail ve Filistin kentlerini gezerken özet olarak şunu
gördüm:*

İsrail vatandaşlarını mutlu etmek için her şey yapmış modern kentler,
yollar, viyadükler, ormanlar, plajlar aklına ne geliyorsa yapmış zaten bir
Yahudi çöp toplamaz, inşaatta çalışmaz, tarımda çalışmaz hatta askeriyede
ve polislikte bile geri hizmeti vatandaş yaptığı Araplara yaptırır.
Filistinlilere gelince İsrail, onları Kudüslü ve Kudüslü olmayan
Filistinliler diye ikiye ayırmış . İsrail Kudüslü Filistinlileri vatandaş
yapmış, buradaki mesaj şu: Kudüs bir İsrail kentidir, kimseyle paylaşmam
Kudüs dışındaki Filistinlilerin şehirleri ise bir utanç duvarıyla etrafı
sarılmış tek bir giriş noktaları var o da İsrail askerlerinin kontrolü
altındadır . Giriş çıkışlar onların izinlerine bağlıdır Kudüs dışındaki
Filistinlilerin Kudüs'e girmeleri için erkeklerde 55, kadınlarda 45 yaşında
olmaları gerekiyor o da eğer İsrail isterse.

Ölü deniz dedikleri yere gittik Orda Lut gölü ve Eriha adında bir Filistin
şehri var Oralar turistik olduğu için Filistin'in diğer kentlerine nazaran
biraz daha derli ve topludur ama her taraf İsrail bayraklarıyla doludur
Yollarda modern bir tarımcılık gördüm Çok güzel bağ ve bahçeler özellikle
hurma ağaçları görülmeye değerdi

Tabii ki çalışan Filistinliler, hasadı toplayıp ihraç eden İsraillilerdir
Sadece yolarda Filistinli çocuklar elde ettikleri meyveleri sattıklarını
gördüm . Ve gittiğimiz her yerde Filistinliler bize çok ilgi
gösteriyorlardı Hatta bazıları Türkiye lehine slogan atıyorlardı.

*Kudüs*

Kudüs deyince ben surların içinde yüzyıllar önce inşa edilmiş ve 32 bin
nüfuslu eski Kudus'ü kastediyorum (Şimdiki Kudüs ise nüfusu 1 milyonu
geçmiş modern bir İsrail kentidir ) Bu nüfusun 26 bini Müslüman , 4 bini
Hıristiyan olan Araplardır, 2 bini ise Yahudilerden oluşur Beytül Mukaddes
ve Kubetüssahra ve bir çok cami kilise havra burada bulunur Şöyle ki: Bir
yapıya giriyorsun bir tarafı cami bir tarafı kilise ve bir tarafı havra
burada ezan, kilise çanı ve Yahudilerin haykırışları birbirine karışıyor
Bunların önünde bulunan tezgahlarda üç dine ait kutsal şeyler birlikte
sergileniyor Beytül mukaddesin kapıları İsrail askerleri tarafından kontrol
edilip istemediklerini içeri bırakmazlar Ağlama duvarı da bu caminin hemen
dış tarafıdır Orda Yahudilerin haykırışlarını görmeye değer

* Filistinli bir çocuk İmad*

El Halil kentindeki Hz İbrahim ve ailesinin mezarları bulunan camiye girmek
için iki sefer X-ray cihazından geçtik Çıkışta Filistinli çocuklar
etrafımızı sardılar Ama İsrailli askerler aramıza bariyer koyup
engelliyorlardı Yaşları 5 ile 10 arasında değişen bu çocuklar bize ulaşıp
bir şeyler almak için nasıl çırpındıkları içlerimi acıtıyordu Ama nafile
askerler bırakmıyorlardı Bir ara yaşı 6 ile 7 yaşlarında olan bir çocuk
bariyerlerden atlayıp askerleri aşıp bize doğru koşuyordu o siyahımsı çocuk
gözleriyle askerler bakıyordu, ayaklarıyla bize koşuyordu Ve sonunda
aramıza daldı Ben hep onu takip ettiğim için hemen eline 5 dolar
tutuşturdum İsmi İmad olan bu çocuk bir elindeki dolara bakıyordu bir de
askerlere yakalanmadan bariyerlerin öbür tarafına koşup gitti

* İsrail'de İstanbullu bir Yahudi olan Oktay ve eşi Selda*

Oktay ile eşi 75 yaşlarında ama dinamik olan kişilerdi eşi oteldeki
yemeklerimizle ilgileniyordu Oktay ise gümrüklerde ve polis kontrol
noktalarında bize rehberlik ediyordu. Otobüsle Telaviv'in en işlek ve
modern caddesinden geçiyorduk bir tarafı deniz bir tarafı da gökdelenleri
biz seyrediyorduk. Oktay da bize bir bir anlatırken o arada büyük bir
binanın önüne geldik, Oktay bize "bu binanın Türk büyük elçiliği olduğunu
ve bu binanın büyüklüğü kadar Türk ve İsrail ilişkileri de o kadar büyük
olduğunu" söyledi ve aynen şöyle söyledi: Her sabah Türkiye'den yirmi,
yirmi beş kişilik bir grup uçakla gelir eğitim görür ve akşam Türkiye'ye
döner Oktay bunları anlatınca ben de şunu düşünüyordum Vay zavallı
Filistinliler! Kimlere ve nelerine umut bağlıyorsunuz

* Ve bir karşılaştırma *

A) İsrail asimilasyon politikası gütmez zira bir Arap Müslüman bir İbrani
Yahudi'ye dönüşmez Bunun için vatandaşı olsun olmasın hiçbir Arab'ın diline
ve kültürüne karışmaz. Kürtler için durum tam bunun tersidir .

B) İsrail Filistinlileri ekonomide çok baskı yapar. Onları elinden
geldiğince açlığa ve sefalete sürer Kürtlerde ise durum değişiktir,
kimliksiz Kürtler olduğu gibi siyasette ve ekonomide yükselme sınırı
olmayan Kürtler de var, ama tabi ki kimliklerine sahip çıkmama koşuluyla.

C) Sonuç olarak İsrail Filistinlileri bir balon gibi iki elinin arasına
almış patlatmaz ama istediği şekilde ve ölçüde sıkıştırır. Kürtlere hakim
olan güçler ise onları bir sabun gibi ellerinde eritip bitirmeye çalışıyor.
*Mehmet Said*
**
*
http://gazetekurd.net/kurd/index.php/iki-mazlum-halkin-kaderleri-filistin-ve-kurtler/
 *

-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

Cevap