Yasin Aktay'a Ne Oldu Böyle
Nevzat Eminoğlu [email protected] Avukat, Kürtçe Nûbihar Dergisi yazarı Yasin Aktay yıllardır beğenerek okuduğum ve takip ettiğim bir yazar, bir akademisyen. Hep cumhuriyet mağdurlarını savundu. Yani biz Kürtleri, dindarları, Alevileri, Gayrimüslimleri... Ama bu son iki yılda ne olduysa oldu -ben diyeyim vicdan tutulması, siz deyin akıl tutulması- neredeyse her yazısı yaralı şu ülkenin mazlumları olan bizlerin yüreğini kanatıyor. Birisi Kemalist, ırkçı devlet anlayışının refleksiyle Kürtler ve diğer ötekileştirilmiş kesimler aleyhinde haklı bir tepkiyle karşılaşan bir beyanda mı bulundu, bakıyorsunuz ertesi gün Yasin bey bu hakareti ve ırkçı beyanı normal gösterip aklileştirmek için bin dereden su getirme çabası içine girmiş. Hangi birini anlatayım. İki ay önce yine büyük tepki toplayan ve Kürtleri yersiz-yurtsuz ve sığıntı olarak gösteren Hayrettin Karaman'ın akıllara ziyan kundakçı yazısı hemen sonrasında Karaman'ı savunması ve dün de Yeni Şafak gazetesinde çıkan ve Taraf' eleştiren "Taraf'tan Bu kadar Kemalistlik Beklemezdik" başlıklı yazısı. Taraf Gazetesinin deşifre ettiği Diyanet Dergisi'nin "selam" konulu son sayısında 44 dil de "selam"ın anlamını verdiği halde ülkenin en çok konuşulan ikinci dili olan Kürtçe' yi, bu ülke vatandaşı olan ve bütün hoyratlığımıza rağmen bu toprakları terk etmeyen yaralı bir toplum olan Ermenilerin dilini ve Semavi bir Kitabın dili olan İbrani dilini ki İslam'a göre diller ve renkler Allah'ın ayetidir, görmezden gelen inkarcı, ayırımcı tutumunu deşifre etti. Ciddi bir tepki de aldı Diyanet'in bu yaptığı. Önce "Bir kasıt yok, bir unutma söz konusudur" denildi. Sonraki beyanlarda ise aslında bu dillerde "selam"ın Türkçe ile aynı olduğu ve gerek görülmediği nedeni için konmadığı söylendi. Taraf gazetesi de başvurduğu Kürt dili uzmanları "Hayır, Kürtçe' de "selam" Türkçe ile aynı değil. "Selam"ın Kürtçesi "slav" dır" dediler. Taraf'ın böylece Türk ırkçılığı üzerine kurulu devletin dine ve insanlığa aykırı eski uğursuz milliyetçi mirasını bu güne taşıma aymazlığını gösteren Diyanet'in başına vurarak kendine gelmesini sağlayan müthiş darbesine karşı ses yine başka yerden geldi. Yasin Aktay'tan. Kendisi Kürtçe okuma- yazma bilmediği halde, zoraki tevillerle "Aslında Kürtçe'deki "slav" şivedir, "selam" da kullanılır" şeklinde pinedüzlüklerle/yamacılıkla Diyanet'i aklamaya girişiyor. Sayın Aktay Siirtli bir Arap olarak Kürtçe'yi ancak Tarzanca konuşabilen-TRT6'da uzatılan mikrofona konuştuklarını görmüştüm- bilginizle yanılıyor ve yanıltıyorsunuz efendim. Çünkü Kürtçe "selam" anlamındaki "slav" şive ve ya lehçe değil. Yazılı tüm Kürtçe metinlerde, sözlüklerde, hatta Kürtçe müzikte "selam" yerine hep "slav" geçer. 1600- 1700'lerde yaşamış ünlü Kürt edebiyatçısı Ahemd-i Hani'nin Mem û Zin' indeki şu örnekle yetinelim: "Seyra felekan li nik te gavek Fexra melekan ji te slavek" (Peygamberi kastederek "Bir adım kadardır sana bütün fezayı dolaşman /Bir kıvançtır melekler için senden bir selam") Yalnız bazen sözlü konuşmalarda Türkçe'nin etkisiyle "selam" da kullanılır. Ama bir dilde esas olan avami kullanım değil, yazı dilidir. Bunu, Türkçe'den Kürtçe'ye üç kitap tercüme eden bir dil çalışanı olarak söylüyorum. Diyanetin eskiden beri hakkı teslim etme noktasında sicili pekte parlak değilken Kürtçe'yi inkar eden bu anlayışını eleştirmeden hakkı savunanı ilk elden hedefe oturtuyorsunuz. Hem de Kemalistlikle suçlayarak. "Türk Kemalistler "selam"ı kaldırıp "günaydın-tünaydın"ı getirdiler, Kürt Kemalistler de bu yoldalar" diyorsunuz. Burada da cerbeze içindesiniz sayın Aktay. Zira, evet "günaydın-tünaydın"ı Kemalist elit uydurdu "selam" yerine. Lakin Kürtçe'deki "slav" eskiden beri Kürtçe'de yazılı-sözlü edebi kaynaklarda geçen bir kelime. Kemalist dediğin Kürtlerin başka özenti sorunları varsa da bu "slav" olayında bir dahilleri yok anlayacağın. Kaldı ki bu ülkede kemalizme en ölümcül darbeyi vuran da Taraf ekibi oldu. Hem Kemalist diktatör ordunun "herkes bulunduğu yeri bilmeli" tehditleri karşısında başbakanın bile hiza alıp heyecanla "ben olduğum yeri biliyorum" dediği zor zamanlarda bile. Ben Taraf'taki hiçbir kişiyle tanışmadığım halde, bu hakkı teslim etmek ve bu tanıklığı yapma sorumluluğum var bir Müslüman ve bir insan olarak. O zaman niye Aktay bu suçlamayı Taraf'a yapar. Sanırım en iyi savunma saldırıdır hesabı bu son zamanlarda iktidar, bir çok aydın, gerçek dindar ve demokrat çevrelerce haklı olarak "Kemalist dindarlık", "yeşil Kemalizm", "milliyetçi ve muhafazakar yaklaşımla kirletilen dini anlayış" sahibi diye ciddi eleştirilere karşı nafile bir hamle Aktay'ınki. Bu haberlerle"Kürt gençler dağ yolunu tutar"diyorsun. O halde neden Diyanet'e dönüp "bu ayırımcı ve ırkçı anlayışınla Kürtler isyan eder, dağa çıkar" demiyorsun. Bu vicdansızlığı, bir daha olmaması için, teşhir eden Taraf'a bu suçlamayı yapıyorsunuz? Sayın Aktay Diyanet'in ve bu zihniyettekilerin Kürtler hakkındaki bu bilindik tavırları neye sebep olur bilemem ama -Ahmet Arif'ten iktibasen- Kürtlere"Oku yavrum oku. Tanı bunları. Tanı da büyü" dedirttiği muhakkak. Sayın Aktay önce bu ülke insanı için bir çok hayırlı değişime öncülük edip bu son iki yılda statükoya yanaşıp eski Kemalist kurumlarla işbirliğine girip Uludere örneğinde olduğu gibi ordunun cinayetlerine ortak olan hükümet gibi siz de eski hayırlı hizmetlerinizi hezimete çevirecek şekilde Kemalist devlet kurumu Diyanet'in "hıyanet" lerine yani gerçek dine ve mazlumlara karşı olan günahlarına ortak olmayın derim, Vesselam... TARAF Gazetesi 26. 07. 2012 -- - Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane - Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
