Sayın Kardaş,
 
En temel insani hak olan ''Anadiliyle yaşamak'' hakkını örneklerle birlikte 
hukuki açıdan açıklayan değerli yazınıza teşekkür ederim.
 
Bu yazınızın, herkese sunulacak genel demokratik hakları güvenceye alan bir 
sivil anayasanın gündemde olmadığı, açıkça istenmediği bir toplum içinde ne 
ifade edebileceğini düşündüm.
 
Hatta bırakınız toplumun genelini,  ülkedeki hukukçular ve örgütleri için de ne 
ifade edebileceğini düşündüm.
 
Aydını olmayan bir halk olan Kürt Halkının trajedisi içler acısı.
 
Sıcak bir el olarak diğer elini bile tutamıyor çünkü her yönüyle o kadar 
manipüle edilmiş ki.
 
Bir kez daha teşekkür ederim.
 
Sacit Güneş
 
 
 
 
 

 



To: [email protected]
From: [email protected]
Date: Tue, 16 Jul 2013 22:30:34 +0300
Subject: [Diyarbekir] Anadiliyle yasamak (TARAF)


























AÇIK KAPI 11.07.2013
Ümit Kardaş
Anadiliyle yaşamak











Yazıyı Paylaş:














Ümit Kardaş köşe yazılarını web sitenize ekleyin


Her bireyin, grubun ve topluluğun anadiliyle yaşamak hakkı vardır. Anadiliyle 
yaşamak, sadece eğitim hakkı ve yargıda savunma hakkı ile sınırlı olabilir mi?
Siyasetçiler, akademisyenler, entelektüeller, gazeteciler anadiliyle yaşamak 
hakkının neleri kapsadığından ya haberdar değiller ya da hakkın tamamının 
tanınması yönündeki öneriyi maksimalist bir talep olarak gündemlerine 
almamaktalar. Ortada tanınması gereken bir hak varsa, bunun bir pazarlık konusu 
olarak tartışılması ya da bu hakkın unsurlarından bir veya ikisinin tanınması 
ile yetinilmesi, taleplerin ve ihtiyaçların görmezden gelinmesi düşünülemez. 
Kendi düşüncelerine, üstelik haklar ve özgürlükler konusunda, maksimalist 
olmamak uğruna kırmızı çizgiler çizmek düşünce üreten kimseye yakışmaz.
Peki, anadiliyle yaşamak deyince ne anlamalıyız? Bunun için, Avrupa Bölgesel ve 
Azınlık Dilleri Şartı'na bakmamız gerekir. Avrupa Konseyi'nin temel amaçları 
arasında Avrupa kültürel mirasının çeşitliliğinin ve zenginliğinin 
geliştirilmesi ve korunması yer almaktadır. Şart, 25 Haziran 1992 tarihinde 
Bakanlar Komitesi tarafından bir sözleşme olarak kabul edilmiş, 1 Mart 1998 
tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Bu şartı aralarında Kıbrıs, Ermenistan, 
Sırbistan, Karadağ, İtalya gibi ülkelerin bulunduğu 24 ülke imzalamış, 
Danimarka, Finlandiya, Almanya, Hollanda, İsveç, Avusturya ve İngiltere 
imzalayıp yürürlüğe sokmuş, Fransa deklare etmiş, Türkiye ise imzalamamıştır.
Şart'ın amacı, Avrupa'daki tarihsel azınlık ve bölgesel dillerini korumak ve 
geliştirmektir. Bu şart, bir yandan Avrupa kültürel mirasını ve geleneklerini 
geliştirmek ve sürdürmek, öte yandan özel ve kamusal yaşamda bölgesel ya da 
azınlık dillerini kullanma hakkının yaygın ve devredilmez biçimde tanınmasına 
saygı göstermek için kabul edilmiştir. Şart, kamusal yaşamda bölgesel ve 
azınlık dillerinin kullanımını cesaretlendirmeyi ve kolaylaştırmayı düzenleyici 
bir dizi önlemi içermektedir. Diller Şartı, ulusal egemenlik ve toprak 
bütünlüğü ilkelerine sadık kalan bir yaklaşımı da esas almakta, resmî dillerle 
bölgesel ve azınlık dilleri arasındaki ilişkilerin rekabet ya da düşmanlık 
açısından değerlendirilmeyeceğini ifade etmekte.
Şart'ın 8. maddesiyle taraf ülkelere, okul öncesi, ilkokul öğretimi, 
ortaöğrenim, mesleki ve teknik eğitim, üniversite öğrenimi ve yetişkin eğitimi 
gibi eğitimin tüm basamaklarında bölgesel ve azınlık dillerinde eğitim 
yapılmasını sağlamak, teşvik etmek ve izin vermek sorumluluğu yüklenmiştir. 9. 
Madde'yle yargı alanında, mahkemelerin taraflardan birinin isteği üzerine 
davanın bölgesel ve azınlık dillerinde yürütülmesini sağlamak, tanıkların bu 
dilleri kullanmasına izin vermek, yasal işlemlerle ilgili belgeleri bu dillere 
çevirmek ve ek ödeme istememek gibi imkânlar getirilmiştir. Bizim bu konuyu 
sadece ceza hukuku alanında savunma kapsamında değerlendirmemiz, ne kadar 
sınırlı düşündüğümüzü göstermektedir.
10. Madde'yle kamu hizmetlerinde, idari makamların bu dilleri kullanmalarının, 
bu dillerde başvuru yapılmasının, cevap alınmasının, bölgesel meclis 
görüşmelerinde bu dillerin kullanılmalarının sağlanması, resmî belgelerin bu 
dillerde yayınlanması, bölgeye atanacak memurlarda bu dilleri bilmeleri 
şartının aranması öngörülmüştür. 11. Madde'yle medyanın her alanında, 12. 
Madde'yle kültürel etkinlikler ve hizmetler alanında ayrıntılı haklar 
getirilmiştir. 13. Madde'yle taraf ülkelere, ekonomik ve sosyal yaşam alanında, 
iş sözleşmelerinin, teknik belgelerin, mali mevzuat ve bankacılık alanındaki 
çek, poliçe ve diğer mali belgelerin bu dillerde hazırlanmasına izin vermek 
sorumluluğu yüklenmiştir.
Avrupa dışında da dünyada birçok ülkede, anayasalarda yer almış birden çok 
resmî dil ya da bir veya birden çok resmî dil ile birlikte birçok bölgesel dil 
uygulaması bulunmaktadır. (Meksika'da İspanyolca dışında 67 ulusal dil, 
Bolivya'da 37 resmî dil ve bölgelerde başta İspanyolca olmak üzere ikinci resmî 
dil kullanma zorunluluğu, Arjantin'de İspanyolca ile birlikte Guarani dili 
ikinci resmî dil ve Güney Afrika'da 11 resmî dil ve bölgelerde iki dil kullanma 
zorunluluğu.)
Bölgesel ve azınlık dillerinin korunup, anadil bağlamında yaşanır kılınması 
insani ve demokratik bir değerdir ve bunun sıkıntısını en çok Kürtler 
çekmiştir.. Ancak başta belirttiğimiz gibi "anadiliyle yaşamak" hakkı ve bunun 
dünya uygulamaları tam bir karartma altında tutulmakta, bu önemli demokratik 
değer anadilinde eğitim ve savunma hakkıyla sınırlanıp, hakkın kendisi 
marjinalleştirilerek barış sürecinin dışına çıkarılmaktadır. Türkiye, kalıcı 
barışa ulaşabilmek için bu şartı imzalayıp, yürürlüğe sokmalıdır.


[email protected]
www.umitkardas.com



__._,_.___

Diyarbakır Cezaevi Muze Olsun diyorsanız, lutfen,  
http://www.istanbulist.net/bilesenler/haberler/haber.php?haber_no=2423    
linkine  girip bir imza da siz verin ve bu linki imza vermek isteyen 
dostlarınızla da paylaşın.

Kardeş Sitemiz:

http://diyarbakirgrubu.blogspot.com 

"Seni baharmışın gibi düşünüyorum, Seni Diyarbekir gibi.."
Grubumuzdan , dostlarınıza bahsedip, üye olmalarını önerdiniz mi? 

Gruptaki yazilarin sorumlulugu ilgili yazinin
yazarina aittir. Grup yoneticileri ve diger uyeler
sorumlu tutulamazlar.

Gruba üye olmak için: [email protected] a boş bir mail
atılacak.Akabinde Yahoo dan gelen cevaba bir işlem yapılmadan iade 
edilecek.Böylece Üyelik Tamam.Üye olmayı başaramayanlar 
[email protected] adresine yazmaları halinde kendilerine yardımcı olunur.

Gruba  mesaj göndermek için: [email protected] adresine mail 
atabilirsiniz.


 


Your email settings: Individual Email|Traditional 
Change settings via the Web (Yahoo! ID required) 
Change settings via email: Switch delivery to Daily Digest | Switch to Fully 
Featured 
Visit Your Group | Yahoo! Groups Terms of Use | Unsubscribe 


__,_._,___                                        

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap