Bay isci emperyalist yeni somurgeci manevralarda yerli isbirlikcilerin tarihi 
misyonunu unutuyor. AKP politikasini ortadan kaldirmadan   kazanimsiz geri 
cekilmek, 115 ilke de olsa teslim olmaktir. Her teslimiyet yenilgiye, direnis 
ise  zafere goturur: Kimin hakli oldugunu tarih gosterecektir



________________________________
 De : Tayfun İşçi <[email protected]>
À : [email protected]; [email protected]; 
[email protected]; [email protected] 
Envoyé le : Dimanche 28 juillet 2013 9h08
Objet : {Diwanxane} Ulusal Kongre İçin   Öcalan Ve KCK'nin Sunduğu 5 İlke Dört 
Öneri
 


 
 
Ulusal Kongre İçin  Sayın Öcalan'n ve KCK'nin Beş İlke Dört Öneri
"1- Savaş ve Barış İlkesi: Hangi durumda Kürdistan halkının varlığı ve ulusal 
hakları güvence altında olur, hangi durumda tehdit altında olur ve meşru 
savunma hakkı doğar, yine hangi koşullarda barış içinde yaşar, bütün bu 
hususların tespitinin "Savaş ve Barış İlkesi" kapsamında belirlenmesi 
gerekmektedir. Ulusal varlığına, temel haklarına, özgürlüğüne, birliğine, değer 
yargılarına, kazanımlarına karşı yöneltilen kültürel ve fiziki soykırım 
saldırıların, siyasi-askeri olarak zor ve şiddetin devrede tutulması karşısında 
tutumun ne
olacağı konusunda netliğin geliştirilmesi önemli bir husustur. Tüm bu 
demokratik, eşitlik ve özgürlük istemlerini şiddet yöntemiyle bastırmanın 
devlet politikası haline geldiği ve demokratik çözüm ile barış çağrılarına 
olumlu cevap verilmediği, başka hiçbir yolun kalmadığı durumlarda zorunlu 
olarak meşru savunma savaşına başvurulur. Uluslararası sözleşmelere bağlı 
kalınarak tutum geliştirilmesi, bu ilkenin esas boyutu olmalıdır.
Zorunlu meşru savunma dışında savaşın hiçbir türü mubah görülemez. Egemenlerin 
yürüttüğü savaşın özünde zorbalık ve gasp vardır. Kürt halkı sorunların her 
alanda barışçıl yöntemlerle çözülmesini istemektedir. Ancak halk olarak 
varlığını, özgürlüğünü ve onurunu korumanın başka bir yolu kalmadığında meşru 
savunma hakkını kullanır. Meşru Savunma Savaşı üzerinde durularak bunun teori, 
strateji ve taktikleri diğer tüm savaş türlerinden ayırt edilerek uygulanması, 
kirli savaşlardan farkının ortaya konulması önemlidir.
Ulusal hakların tanınması ve güvence altına alınması halinde meşru savunma 
direnişine gerek kalmaz, barış gerçekleşir. En temel asgari demokratik haklar 
ve özgürlükler sorunu dışındaki diğer sorunlar için demokratik siyasi mücadele 
esas alınır.
2- Birlik İlkesi: Kürtler arası ilişkilerin, birliğin nasıl sağlanması 
gerektiğini ilkesel düzeyde ortaya koymak gerekir. Türkiye, İran, Suriye ve 
Irak'taki Kürtlerin kendi aralarında kuracağı birlik, söz konusu devletlerin 
varlığına ve siyasi sınırlara karşı değildir. Her parçadaki Kürtlerin kendi 
sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel, diplomatik, öz savunma örgütlenmesinin 
olması ve bu örgütlenmelerin diğer parçalardaki Kürtlerle siyasi sınırları 
sorun yapmadan ilişkilenmesi, Demokratik Konfederalizmini kurması anlamına 
gelmektedir.
Kürtlerin kendi kaderini tayin etme hakkının karşılığı, milliyetçi temelde 
devlet kurmak değil, demokratik ulusa, ortak vatana dayalı olarak her parçada 
kendi özgür ve demokratik yaşamını kurmasıdır. Her parçadaki Kürtler, söz 
konusu devletlerle Kürt sorununun demokratik çözümünü sağlar. Bu çerçevede 
çözüm formülü: Demokratik Türkiye-Özerk Kürdistan, Demokratik İran-Özerk 
Kürdistan, Demokratik Suriye-Özerk Kürdistan, Demokratik Irak-Özerk (ya da 
Federal) Kürdistan'dır. Dolayısıyla Kürt sorununun demokratik çözümü Demokratik 
Ortadoğu'ya ve kalıcı barışa giden yolun açılmasıdır. Söz konusu devletler de 
bölünme kompleksinden kurtulup Kürtler arası birliği ve Kürt sorununun 
"Demokratik Özerklik"
statüsü temelinde çözümünü doğal ve demokratik olmanın gereği görüp anayasal 
güvence sağlarlarsa Kürtler de ayrılmayı gerekli görmez; böyle bir gündem de 
söz konusu olmaz.
3- Demokratik İlke: Demokratik ilkenin uygulanması, Kürtlerin Türkiye, İran ve 
Suriye'de kolektif ve bireysel haklarının ve örgütlenmelerinin önündeki 
anayasal, yasal bütün engellerin kaldırılıp devletler açısından demokratik 
dönüşümün hayata geçirilmesi ve Demokratik Özerklik statüsünün gereklerinin 
yerine getirilmesidir. Bu ülkeler demokratikleşir ve Kürtlerin temel ulusal 
demokratik hakları tanınırsa Kürtler de bu ülkelerin anayasa ve yasalarına 
uygun hareket ederler. Bunun gereği olarak da Kürtlerin demokratik
örgütlenmeleri önünde engel çıkarılmaz ve Kürtlerin seçimle ortaya çıkardıkları 
demokratik siyasi iradeleri tanınır. Bu çerçevede öz yönetimlerine kavuşmuş 
olurlar. Aynı zamanda Kürdistan'daki farklı tüm etnik, mezhepsel ve dini 
topluluklarla demokratik, eşit ve özgür temelde yaşarlar. Demokrasinin gereği 
olarak Türkiye, İran ve Suriye bu demokratik siyasi iradeleri ve yönetimleri 
tanır. Bu meclislerin ve yönetimlerin varlığı, genel yönetim ve hükümeti 
reddetmez, genel anayasa ve yasaları işlevsiz kılmaz. Aksine yereldeki 
sorunları çözerek bu sorunları genelin üzerine yıkmayarak genel ile yerel 
arasındaki uyumu ve birliği daha da arttırır ve güçlendirir. Kürdistan'da iyice 
tanımlanmış ve üzerinde uzlaşılmış, "Demokrasi + genel kamu otoritesi olarak 
Türkiye devle ti,
İran devleti, Irak devleti ve Suriye devleti" formülü en uygun olan çözüm 
formülüdür.
4- Kültürel Haklar İlkesi: Kürtlerin kimlik, dil ve kültürel haklarının nasıl 
güvenceye alınıp pratikleşeceğini ve farklı kültürel toplulukların haklarını 
tanımlamak demokratik ulusal duruşun önemli bir ilkesidir. Bu ilke, Kürtlerin 
kültürlerinin bir bütün olarak tanınması ve hayata geçirilmesini ifade eder. 
Kürt halkının bir ulusal topluluk olmasından gelen kimliğini ve kültürünü, 
dilini özgürce yaşaması, geliştirmesi, koruması temel kültürel haklarının kabul 
edilmesi her şeyden önceliklidir. 
Egemen ulus-devlet politikalarından biri asimilasyon ve kültürel soykırımdır. 
Kürt halkının dilini, kültürünü asimile ederek, gelişimini engelleyerek, 
baskılayarak halk olma özelliklerini zayıflatmayı, kültürel parçalanmayı, 
yabancılaştırmayı amaçlamak kültürel soykırımı gerçekleştirmektir. Bu 
tanımlamayı net bir şekilde yapmak önemlidir, zira kültürel soykırım genellikle 
örtülü olarak yürütülmektedir. Kürdistan'ın kültürel varlığı üzerinde en az 
savaşlar ve terör kadar kültürel asimilasyon da tahripkar rol oynamıştır. Öyle 
ki Kürtlük, dil ve
kültür olarak kuşkulu hale dönüştürülerek suç konusu haline getirilmiştir. 
Kürtçe anadil eğitimi dahil, kültürel tüm haklar engel ve yasaklarla, 
baskılarla karşı karşıyadır.
Bu politikanın aşılması için asimilasyona ve oto-asimilasyona karşı mücadele 
verilmesi, Kürt halkının anadil ve kültürel alandaki örgütlenmelerine, kurumsal 
gelişmelerine, çalışmalarına ve eğitimlerine özel önem verilmesi gerekmektedir. 
Yine, Kürt kültürünün edebiyat ve sanat çalışmalarıyla yeni kuşaklara doğru 
aktarılması, çocukların-gençlerin kendi kültürel değerleriyle anadilinde 
yetiştirilmesi, kişilik-kimlik kazanması ve kültürel hakların anayasal 
güvenceye kavuşması hayati önemdedir. Dilin varlığını sürdürmesi, gelişmesi 
anadilde eğitim görmekle birlikte, sosyal,
kültürel, ekonomik ve toplumsal yaşamın her alanında kullanımıyla mümkündür. 
Kültürel ilkenin diğer bir başlığı ise edebiyat, sanat, müzik gibi temel 
kültürel hakların nasıl ifade edileceğinin ortaya konulmasıdır. Türkçe, Farsça 
ve Arapça hangi imkanlardan yararlanıyorsa Kürtçe de bu haklardan ve 
imkanlardan yararlanmalı ve önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Kültürel Haklar ilkesi diğer tüm kültürel varlıkların farklılıklarının 
tanınması, korunması ve kendini ifade özgürlüğünü de kapsamaktadır. Mezopotamya 
coğrafyasındaki tüm kültür ve inançların kendisini özgürce ifade etme, 
örgütleme, koruma ve geliştirmesinin hukuksal güvence altına alınması kültürel 
özgürlükler için şarttır. Kürdistan'daki dil, din, etnik kimliğe dayalı farklı 
kültürel toplulukların ayrışmanın ve çatışmanın nedeni değil, kültürel 
zenginlik kaynağı olarak değer görmesi gerekmektedir.
5- Demokratik Siyaset ve Sosyal-Ekonomik İlke: Kürt halkının siyasete nasıl 
katılacağı, sosyal-ekonomik yaşamını nasıl sürdüreceği, sorunlarına karşı 
gösterdiği çözüm anlayışı demokratik siyaset ve sosyal-ekonomik ilkeyle ortaya 
konulur. Halkın ve tüm toplumsal kesimlerin siyasete aktif katılımını, farklı 
siyasi görüşe sahip Kürtlerin birbirine yönelik siyasi yaklaşımını, mücadele 
dilini, demokratik siyaset anlayışını belirlemek "Demokratik Ulusal Birliğin" 
temel harcını oluşturur. Özce tanımlanacak olursa demokratik siyaset, halkın  
siyasi
irade olarak varlık gösterdiği, doğrudan katıldığı, aynı zamanda denetime, 
eleştiriye açık, sadece bir parçanın-bir grubun değil tüm Kürtlerin çıkarını ve 
ihtiyacını esas alan, birlikte yaşadığı halka zarar getirmeyecek, farklı siyasi 
yapıların birbirinin varlığını ortadan kaldırmayı hedeflemediği, demokratik 
mücadeleye, muhalefete açık siyasi anlayışı ifade eder. Bir güce dayanarak 
şahsi ya da adına hareket edilen örgüte farklı siyasi çıkar ve avantaj 
sağlamak, siyasi baskı uygulamak, siyaset araçlarını ve kurumlarını sınırlamak 
demokratik siyaset ilkesine ters düşmektir.
Kongre'nin hem her parçada sosyal ve ekonomik sorunların nasıl çözüleceğini hem 
de bütün parçalardaki Kürtlerin bu konudaki sorunlarını çözmek için 
birbirleriyle nasıl dayanışma içinde olacağını belirlemesi gerekir.
Demokratik ve özgür toplumu bir talep ve ütopya olmaktan çıkarmak, yaşanabilir 
kılmak, politik-ahlaki toplumu inşa etmek kadın özgürlük sorununun çözümüyle ve 
bu alanda toplumsal cinsiyetçiliğin aşılması, zihniyet ve toplumsal 
kurumlarıyla değişim yaşamasıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu anlamda kadınların 
toplumsal sorunun çözümü için demokratik mücadele ve örgütlenmelerini 
güçlendirmeleri, çözüm politikalarını oluşturmaları, politikaya aktif 
katılmaları, kurumlarını çoğaltmaları, eğitsel ve sosyal faaliyetlere ağırlık 
vermeleri vazgeçilmezdir.
Aynı şekilde Kürdistan gençliğine ilişkin doğru sosyal politikaların 
belirlenmesi demokratik toplumun gelişimi için önemlidir. Çoğunlukla genç 
nüfusa sahip olan Kürdistan gerçeğinde gençlik başta olmak üzere tüm sosyal 
kesimlere dair sosyal ilke ve politikaları tartışıp belirlemek gerekmektedir.
Kürdistan halkının yoksulluk, işsizlik durumu göz önüne alındığında ekonomik 
ilkeye de ihtiyaç vardır. Sahip olduğu zengin ve verimli coğrafyasına rağmen, 
açlık, işsizlik ve yoksulluk Kürtlerin kaderi haline getirilmiştir. Ekonomik 
ilke, güncel olduğu kadar ekonomik sorunların köklü çözümü, ekonominin 
gelişmesi, Kürtler arası yeterli bir dayanışmanın sağlanması için 
ekonomi-politiğin ve projelerin oluşturulmasını içerir.
ULUSAL KONGRE'NİN KALICILAŞMASI İÇİN İCRA KURUMLARINA İHTİYAÇ VAR
Bu ilkeler temelinde gelişen Ulusal Kongre'nin kalıcılaşması ve temel bir 
ulusal kurum olarak Kürt halkının geleceğinin belirlenmesinde rol oynaması için 
bir takım icra kurumlarına da ihtiyaç vardır.
Buna ilişkin de pratik önerilerimiz şunlardır;
1- Kürt halkı, tarihte kendisi için neredeyse hiçbir zaman diplomasi 
yapabilecek bir konuma gelmemiştir. Aksine Kürtler üzerinde egemenlik kuran 
güçler, Kürtlere rağmen, Kürtler adına ama egemen ulusun çıkarlarına göre 
diplomasi yapmışlardır. Kürtler adına diplomasi yapanlar ise içteki 
parçalanmışlık sınırlarına takılıp kalmıştır. Ulusal birliğin sağlanmaması 
beraberinde parçalı duruşlara yol açmış, diplomasi bile denilemeyecek ilişkiler 
ya bireyler ya da aşiret, mezhep, parti, örgüt sınırlarını aşamamıştır. Ulusa l
Kongre'nin, bu tarihsel yetmezliği görerek, tüm Kürtler adına örgütlü ve ortak 
bir diplomasinin gelişmesi için bir örgütlenmeye gitmeyi öncelikli bir görev 
olarak belirlemesi ciddi bir ihtiyaçtır. Böyle bir mekanizma, her türlü parça, 
grup ve şahsiyetin ilişki ve çıkarlarını aşarak, dört parça Kürdistan için 
diplomasi yapmalıdır. Güney Kürdistan'daki statünün varlığının, Kürtler adına 
diplomasi için önemli bir avantaj teşkil etmekle birlikte, tüm halkımızı 
ilgilendiren konularda yeterli bir diplomasi geliştirmeye yetmeyeceği açıktır. 
Mevcut durum, iç ve dış koşullar da buna zaten imkan sunmamaktadır. Tüm 
Kürtlerin ihtiyacına cevap olabilecek bir diplomasi, ancak Demokratik Ulusal 
Kongre'ye dayalı olarak geliştirilebilir.
2- Kongre'nin yerine getirmesi gereken en önemli görevlerden birisi de, büyük 
bir soykırım ve katliam tehdidi altında bulunan Kürtlerin, kendilerini nasıl 
savunacakları sorusuna pratik çözüm ve açıklık getirmesidir. Kürtlerin, kendi 
varlıklarını koruma ve özgürlüklerini güvence altına alma tedbirlerini 
geliştirmesi hayati derecede önemli bir konudur. Bunun için öz savunma 
amacıyla, Kongre bileşenlerinin kendi denetimlerindeki savunma güçlerinden 
yeterli bir gücü katmasıyla ilk adım atılarak ortak komutanlık altında
"Ulusal Savunma Gücü"nün oluşturulması hedeflenebilinir veya mevcut savunma 
güçlerinin eşgüdüm pozisyonunu sağlayacak ortak eşgüdüm komutanlığı biçiminde 
bir yapılanmaya gidilebilinir.
3- Kongre, belirlediği görevleri ve kararları yerine getirmekle yükümlü icra 
organı görevini yerine getirecek daimi bir "Yürütme Kurulu"nu seçmelidir. 
Yürütme Kurulu'nun bütün Kürtleri temsil yetkisine sahip, Kürt halkının 
pratik-politik ilişkilerinin yürütülmesinden sorumlu bir kurul olarak 
düşünülmesi gerekir. Buna göre, iç ve dış diplomatik faaliyetler, ortak 
komutanlık, ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin Kurul tarafından kurumsal 
olarak yürütülmesi gerekir.
Ortak bir strateji-program, daimi bir yönetim, ortak savunma, ortak diplomasi 
yürütme hedefini başarıyla yerine getirmiş bir Kongre, büyük fedakarlıklar 
pahasına elde edilmiş kazanımların savunmasında, Kürt sorununun demokratik 
çözümünün hızlanmasında, Kürtler arası demokratikleşmenin geliştirilmesinde, 
bölgesel sorunların çözümünde, halklar lehine kalıcı gelişmelerin 
yaratılmasında, çözümleyici ve birleştirici bir rolü rahatlıkla yerine 
getirebilecektir. Böylece artık Kürtler arası çelişki ve çatışma durumu da 
tarihe gömülmüş olacaktır.
İlgili siyasi partilerin, örgütlerin, şahsiyetlerin ve halkımızın bilgisine 
sunduğumuz görüş ve önerilerimizin, kuşkusuz tartışmalarla son şeklini alacağı 
ve kararlaşacağı platform "Ulusal Kongre" olacaktır."/11 Mar 2012. ANF)
 
-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 

Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
 
--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap