Aydınlatıcı yazısı nedeniyle 
Vesayet rejimi hortlar mı? - Mensur AKGÜN Mensur AKGÜNVesayet rejimi hortlar 
mı?MGK'nın sivilleşmesi, yapılan yasal ve anayasal düzenlemeler, Ergenekon ve 
Balyoz gibi davalarla ciddi darbeler aldı. Bir daha modern veya post-modern 
darbe yapılması olasılığı çok zayıf. Komutanların bir yerlerde oturup senaryo 
çalışması yapması da imkansıza yakın. Fakat imkansız değil. Neden mi? 1. Tarihi 
imparatorluğun çöküş yıllarına uzanan "ittihatçı" gelenek hala içimizde bir 
yerlerde yaşıyor ve her gün yeniden üretiliyor. Milliliğimizi ifade etmek için 
kullandığımız tüm semboller bu geleneğin ürünü. Belki darbe yapmak için arz 
yok, ama talep var. Ergenekon davasında yargılanan ve mahkum olan eski 
Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un halefine Hürriyet gazetesi aracılığıyla 
"Sessizliğiniz sürecek mi?" diye sorması, gazetenin de bunu manşete taşıması 
geleneğin ne kadar köklü olduğunu özetlemeye yeter.    2. Türkiye'de ne yazık 
ki çok az insan demokrat, yani demokrasinin faziletlerini benimsemiş. Hakları 
kendimiz için istiyoruz ancak karşımızdakilere aynı hakları tanımak 
istemiyoruz. İstemiş olsaydık, Kürt sorunu diye bir sorunumuz olmaz, PKK diye 
bir örgütle uğraşmak zorunda kalmazdık. Başörtüsü bunun bir başka tezahürü. 
Trafik kaosumuz bile bunun sonucu. Çoğumuz diğerinin hakkında saygı 
göstermiyor. Çoğumuz kural tanımıyor. 3. Uluslararası konjonktür de vesayete 
fırsat tanıyacak nitelikte. İsrail ile gerilen ilişkiler, Ermenistan ile 
çözülemeyen sorunlar ve düzen kurucu devlet olma iddiası Batı'da Türkiye'ye, 
daha doğrusu AK Parti'ye karşı önyargı oluşmasına neden oldu. Hapisteki 
gazeteciler, son dönemde işinden olanlar da üstüne tuz biber ekti. Mısır'daki 
darbe başarılı olursa, değişim istikrarla sağlanırsa, Türkiye'nin demokratik 
geleceğine bakış farklılaşabilir.4. Ergenekon davasının görülüş biçimi, her 
türlü örgütlenmeyi terör örgütü olarak adlandırma alışkanlığı, verilen 
cezaların ağırlığı ve hukuki açıdan tartışmalı olması, yargının bilinen 
sorunları sebeple-sonuç arasındaki bağlantının kopmasına, yargılananların sanki 
tamamen masum olduklarına, Türkiye'de darbe planlarının yapılmadığına dair 
inancın beslenmesine yol açıyor. 5. Gezi Parkı eylemliliği de devam edeceğe 
benziyor. Yanlış anlaşılmasın bu eylemlere katılanların darbe talep ettiğini 
söylemiyorum. Ancak bu eylemlilik durumu iyi yönetilemezse, sonucunun 
vesayetçilere yarayacağından söz ediyorum. Baskı artarsa, kamplaşma daha fazla 
keskinleşirse bundan en çok vesayetçiler karlı çıkar. ***Çözümse içine 
kapanmada, savunmaya çekilmede değil, daha fazla demokratikleşmede, dünyayla 
daha fazla zihinsel ve siyasal entegrasyonda: 1. Türkiye'nin vesayet rejiminden 
kurtulması için sadece vesayetçilerden kurtulması yetmiyor, demokrasi de sadece 
vesayetten kurtulmak anlamına gelmiyor. Böylesine büyük, kapsamlı, sistematik 
ve toplumsal anlamda içselleştirilmiş bir sorunla uğraşırken tek bir boyutunu 
hesaba katamazsınız. Siyasi dengenin yeniden kurulması için aynı anda pek çok 
şeyi birden düzeltmeniz gerekiyor. 2. Batı'ya karşı çıkmak, yaptığı 
haksızlıkları dillendirmek de işe yaramıyor. Kendimiz söylüyoruz, kendimiz 
dinliyoruz. Batı'nın Türkiye'yi beklentilerimiz doğrultusunda dikkate alması 
için onlarla aramızda sorun yaratan konulara eğilmemiz şart. İsrail, 
Ermenistan, Kıbrıs bunların başında geliyor. Demokrasi açığını da kapatmalıyız, 
reformları gecikmeden hayata geçirmeliyiz. İfade özgürlüğünü hiç kimsede hiçbir 
şüpheye yer bırakmayacak şekilde sağlamalıyız. 3. AK Parti'nin Ergenekon 
davasındaki hukuksal sorunlara da muhaliflere bırakmadan kendisinin sahip 
çıkması gerek. Gezi Parkı'nın iktidara karşı olması iktidarın protestocuları 
dışlamasını getirmemeli. Protestoların düzenli bir şekilde gerçekleşeceği bir 
düzenleme yapılmalı. Protestocunun ne dediğinin dinleneceği bir yapı 
oluşturulmalı. Protestocu sistem dışına itileceğine, içine çekilmeli. 
Demokratik tartışmanın parçası haline getirilmeli. Hüseyin Çelik'in Ergenekon'a 
ilişkin açıklamaları, Bülent Arınç'ın yorumları, Başbakan'ın son dönem 
konuşmaları, Cumhurbaşkanı'nın bayram mesajları umut vaat ediyor. Umarız 
iktidar kendilerine yönelik tüm eleştirileri ve uyarıları dikkate alır, 
benimsediğine inandığımız politikayı sonuna kadar götürür, Türkiye'yi gerçek 
anlamıyla demokratik, kendiyle ve dünyayla barışık bir ülke haline getirir. 
"Zamanın ruhu" bunu gerektiriyor. İyi bayramlar dileğimle... 
http://haber.stargazete.com/yazar/vesayet-rejimi-hortlar-mi/yazi-780108 








    
    






__._,_.___











                                          

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.


Cevap