11.8.2013'te yazdığı aydınlatıcı yazısı nedeniyle Sayın Akgün'e teşekkür ederim.
Sacit Güneş
------------------------------------------
Vesayet rejimi hortlar mı? - Mensur AKGÜN
 Mensur AKGÜNVesayet rejimi hortlar mı?MGK'nın sivilleşmesi, yapılan yasal ve 
anayasal düzenlemeler, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarla ciddi darbeler aldı. 
Bir daha modern veya post-modern darbe yapılması olasılığı çok zayıf. 
Komutanların bir yerlerde oturup senaryo çalışması yapması da imkansıza yakın. 
Fakat imkansız değil. Neden mi? 1. Tarihi imparatorluğun çöküş yıllarına uzanan 
"ittihatçı" gelenek hala içimizde bir yerlerde yaşıyor ve her gün yeniden 
üretiliyor. Milliliğimizi ifade etmek için kullandığımız tüm semboller bu 
geleneğin ürünü. Belki darbe yapmak için arz yok, ama talep var. Ergenekon 
davasında yargılanan ve mahkum olan eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un halefine 
Hürriyet gazetesi aracılığıyla "Sessizliğiniz sürecek mi?" diye sorması, 
gazetenin de bunu manşete taşıması geleneğin ne kadar köklü olduğunu özetlemeye 
yeter.    2. Türkiye'de ne yazık ki çok az insan demokrat, yani demokrasinin 
faziletlerini benimsemiş. Hakları kendimiz için istiyoruz ancak 
karşımızdakilere aynı hakları tanımak istemiyoruz. İstemiş olsaydık, Kürt 
sorunu diye bir sorunumuz olmaz, PKK diye bir örgütle uğraşmak zorunda 
kalmazdık. Başörtüsü bunun bir başka tezahürü. Trafik kaosumuz bile bunun 
sonucu. Çoğumuz diğerinin hakkında saygı göstermiyor. Çoğumuz kural tanımıyor. 
3. Uluslararası konjonktür de vesayete fırsat tanıyacak nitelikte. İsrail ile 
gerilen ilişkiler, Ermenistan ile çözülemeyen sorunlar ve düzen kurucu devlet 
olma iddiası Batı'da Türkiye'ye, daha doğrusu AK Parti'ye karşı önyargı 
oluşmasına neden oldu. Hapisteki gazeteciler, son dönemde işinden olanlar da 
üstüne tuz biber ekti. Mısır'daki darbe başarılı olursa, değişim istikrarla 
sağlanırsa, Türkiye'nin demokratik geleceğine bakış farklılaşabilir.4. 
Ergenekon davasının görülüş biçimi, her türlü örgütlenmeyi terör örgütü olarak 
adlandırma alışkanlığı, verilen cezaların ağırlığı ve hukuki açıdan tartışmalı 
olması, yargının bilinen sorunları sebeple-sonuç arasındaki bağlantının 
kopmasına, yargılananların sanki tamamen masum olduklarına, Türkiye'de darbe 
planlarının yapılmadığına dair inancın beslenmesine yol açıyor. 5. Gezi Parkı 
eylemliliği de devam edeceğe benziyor. Yanlış anlaşılmasın bu eylemlere 
katılanların darbe talep ettiğini söylemiyorum. Ancak bu eylemlilik durumu iyi 
yönetilemezse, sonucunun vesayetçilere yarayacağından söz ediyorum. Baskı 
artarsa, kamplaşma daha fazla keskinleşirse bundan en çok vesayetçiler karlı 
çıkar. ***Çözümse içine kapanmada, savunmaya çekilmede değil, daha fazla 
demokratikleşmede, dünyayla daha fazla zihinsel ve siyasal entegrasyonda: 1. 
Türkiye'nin vesayet rejiminden kurtulması için sadece vesayetçilerden 
kurtulması yetmiyor, demokrasi de sadece vesayetten kurtulmak anlamına 
gelmiyor. Böylesine büyük, kapsamlı, sistematik ve toplumsal anlamda 
içselleştirilmiş bir sorunla uğraşırken tek bir boyutunu hesaba katamazsınız. 
Siyasi dengenin yeniden kurulması için aynı anda pek çok şeyi birden 
düzeltmeniz gerekiyor. 2. Batı'ya karşı çıkmak, yaptığı haksızlıkları 
dillendirmek de işe yaramıyor. Kendimiz söylüyoruz, kendimiz dinliyoruz. 
Batı'nın Türkiye'yi beklentilerimiz doğrultusunda dikkate alması için onlarla 
aramızda sorun yaratan konulara eğilmemiz şart. İsrail, Ermenistan, Kıbrıs 
bunların başında geliyor. Demokrasi açığını da kapatmalıyız, reformları 
gecikmeden hayata geçirmeliyiz. İfade özgürlüğünü hiç kimsede hiçbir şüpheye 
yer bırakmayacak şekilde sağlamalıyız. 3. AK Parti'nin Ergenekon davasındaki 
hukuksal sorunlara da muhaliflere bırakmadan kendisinin sahip çıkması gerek. 
Gezi Parkı'nın iktidara karşı olması iktidarın protestocuları dışlamasını 
getirmemeli. Protestoların düzenli bir şekilde gerçekleşeceği bir düzenleme 
yapılmalı. Protestocunun ne dediğinin dinleneceği bir yapı oluşturulmalı. 
Protestocu sistem dışına itileceğine, içine çekilmeli. Demokratik tartışmanın 
parçası haline getirilmeli. Hüseyin Çelik'in Ergenekon'a ilişkin açıklamaları, 
Bülent Arınç'ın yorumları, Başbakan'ın son dönem konuşmaları, Cumhurbaşkanı'nın 
bayram mesajları umut vaat ediyor. Umarız iktidar kendilerine yönelik tüm 
eleştirileri ve uyarıları dikkate alır, benimsediğine inandığımız politikayı 
sonuna kadar götürür, Türkiye'yi gerçek anlamıyla demokratik, kendiyle ve 
dünyayla barışık bir ülke haline getirir. "Zamanın ruhu" bunu gerektiriyor. İyi 
bayramlar dileğimle... 
http://haber.stargazete.com/yazar/vesayet-rejimi-hortlar-mi/yazi-780108 








    
    






__._,_.___











                                          
                                          

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap