Sayın Güçlü,Aydınlatıcı ve uyarıcı yazınıza teşekkürler. Ancak, Ergenekon'un 
müthiş oyunlarını anlayamayarak kendisine gösterilene inanan okuyuculara daha 
fazla bilgi verilmeli.Çünkü bu uyarıcı yazıların, çalışmaların eksikliği 
nedeniyle kitleler halen uyanamadı ve derin devlet olan Türk Devleti egemenleri 
de oyunlarına devam etmek istiyor. Bu nedenle, Türk Devletinin insanlığa karşı 
işlediği bütün suçların yargıda deşifre edilmesi ve mahkum edilmesi için 
içeride ve dışarıda bilgi, belge ve şahitlerle müthiş çalışmalar yapılmasının 
zorunlu olduğu kanaatindeyim. Sağlık ve mutluluk dileklerimle.Sacit Güneş

Ibrahim Güçlü 11 Kasım 10:31 PKK/BDP, Hizbullah/HÜDA-PAR Eski Huylarından 
Vazgeçmiş Değiller ve Risk Devam Ediyor...
 
 İbrahim GÜÇLÜ
 ([email protected])
 
 Kürdistan'ın Batman (Elih) Şehrinde 3 Kasım 2013 tarihinde PKK/BDP taraftarı 
bir genç, uzun menzilli silahlarla açılan ateş sonucu öldürüldü. 
 
 Bu vahim ve trajik vakıanın, PKK/BDP tarafından, son yıllarda Mustafza 
Derneklerine yaptığı saldırılar ve Hakkari'de Gever Mustafza Derneği Başkanının 
öldürülmesi; HÜDA-PAR'ın kuruluşundan sonra bu partinin il ve ilçe 
teşkilâtlarına karşı yapılan molotofllu saldırıların arkasından gerçekleşmiş 
olması, sorunu daha anlamlı hale getirdi.
 
 PKK/BDP taraftarı genci öldürenlerin, Hizbullah/HÜDA-PAR taraftarı olduğu, 
PKK/BDP tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, geçmiş hassasiyetler ve 
karşılıklı davranışlar gözönüne alınarak, hemen ileri sürüldü. Ayrıca PKK ve 
Hizbullah, bu konuda geçmişleriyle temiz bir sicile sahip değiller.
 
 Hizbullah/HÜDA-PAR ilk planda yaptığı açıklamada, PKK/BDP'li genci 
öldürenlerin kendi üyeleri olmadığı gibi, kendileriyle bir ilişlkilerinin de 
olmadığını, olayın bir provaklasyon olduğunu açıkladı. Bu oldukça olumlu bir 
yaklaşım ve tutumdu.
 
 Buna rağmen, PKK/BDP kendi taraftarını öldürenlerin Hizbullah/HÜDA-PAR yandaşı 
olduklarını, ısrarla ileri sürdü. Bunun üzerine, hem BDP yöneticileri, hem de 
Kandildeki PKK'lılar ard arda tehlikeli ve riksli açıklamalar yaptılar. 
Öldürülen gencin kanının yerde kalmayacağını (!) açıkça ifade ettiler. 
 
 Ertuğrul Kürkçü yeni yetme ulusal solcu ve stalinist parti adına işi 
şirazından çıkardı. "Bölge Halkının HÜDA-PAR'ı istemediğin" ifade ederek, 
otoriter, tekçi, anti-demokratik zihniyetini sergilemekle kalmadı, çatışmayı 
körükleyici, teşvik edici bir tutum içine girdi. 
 
 PKK/BDP yöneticileri, üstüne üstlük, olay öncesinde HÜDA-PAR Heyetinin 
Başbakanla görüşmüş olmasından dolayı, bu olayın arkasında Hükümetin ve AK 
Parti'nin olduğunu açıkça dile getirdiler. Böylece, olaydan Hükümeti sorumlu 
tutmakla kalmadılar, geçmişte kendileriyle Hizbullah arasındaki çatışmalarla 
paralellik ve aynılık kurarak; geçmişe dönülmek istendiğini, Hizbullah'ın 
kendilerine karşı kullanılacağı gibi oldukça tehlikeli ve Hükümetin 
çıkarlarıyla da hiçbir şekilde örtüşmeyecek, Öcalan Hükümet ilişiklerini, 
hükümetle kendi aralarında devam eden süreci hesaba katmayan pervasız 
açıklamalarda bulunmayı yeğlediler.
 
 PKK/BDP'nin bu sert saldırgan, kendi silahlı güçleriyle sorunu çözme tutumunda 
ısrarlı görünmelerinden sonra, HÜDA-PAR da genel başkanlarının ağzından 
tehlikeli bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada: "PKK/BDP'nin silahlı 
saldırılarının olması halinde Hizbullah'ın da yanıt vereceğini" açıkladı. 
 
 Bu sorunla ilgili çok yönlü tartışmalar devam ediyor. Bu tartışmalarla önemli 
gerçekler başka bir boyutta ortaya çıkmaya başladılar. 
 
 Şimdi bu gerçeklere bakalım.
 
 I-Önce PKK/BDP ile ilgili gerçeklere bakalım: 
 
 a) PKK, Kürt ulusal hareketini içerden kuşatmak ve yönetmek, Kürt ulusal 
bağımsızlık hareketinin toplumsal ve örgütsel aktörlerini tasfiye etmek, uzun 
vadede Kürt ulusal hareketini Kürtlerin kendi kaderlerini kendi elleriyle tayin 
etmemesi için kontrol etmek için Kemalist Türk Devleti tarafından organize 
edildi. Daha sonra PKK, İran, Suriye, Irak Devletleri adına aynı fonksiyonu 
gören bir örgüt olmaya devam etti ve ediyor. Bu nedenle, Kürdistan'da toplumsal 
güçlerin liderleri olan ağaları, aşiret reislerini, beyleri, şeyhleri organik 
aydınları fiziken yok etmeye çalıştı. Bu konuda önemli adımlar attı. 
Kürdistan'ın bütün parçalarında Kürt liderleri de içinde olmak üzere binlerce 
yurtseveri katletti. Kendi içinde binlerce kadrosunu infaz etti. Kürdistan'ın 
Kuzeyindeki örgütleri tasfiye etmekte önemli mesafeler katletti. Kürdistan'ın 
diğer parçalarında da Kürdistan örgütlerinin tasfiyesi için önemli adımlar 
attı. Her parçada, ki Kürt ulusal hareketini tasfiye etmek için, Kürdistan'ı 
egemenliği ve sömürgeciliği altında tutan Suriye, Irak ve İran devletleriyle 
kendi adlarına örgüt kurmayı (PJAK, PYD, PÇDK) gerçekleştirdi. 
 
 b) PKK silahla kuruldu. Öcalan, 2013 Newroz'unda yayınladığı Manifestoda 
"silahlı mücadele dönemi bitti" demesine, Hükümetle PKK/Öcalan arasında silah 
bırakılması merkezinde bir süreç başlamasına rağmen, PKK'nın silahı 
bırakmayacağı, silahlı mücadeleden vazgeçmediği kesinlikle açığa çıkmış durumda.
 
 c) PKK, kendi dışındaki muhalefete, Kürt ulusal güçlerine ve örgütlerine, 
Kürdistan''da Kürt kokusu taşıyan bir örgütlenmeye, alternatif bir örgütlenmeye 
izin vermeyeceği (CHP ve MHP'nin Kürdistan'da örgütlenmesinde bir sorun yok, 
Şimdilerde AK Parti'ye de düşman. Onların belediye başkanlığı aday adaylarını 
tehdit etmeye devam ediyor); çoğulculuğa ve demokrasiye karşı olduğunu geçmişte 
de açıkça ortaya koymuştu. Bulunduğumuz aşamada da, HÜDA-PAR, Kürdistan'da 
belli bir toplumsal güce sahip olmasından dolayı, sürekli PKK/BDP'nin 
saldırılarına maruz kalması da bunun en somut örneğidir. Son zamanlarda 
HÜDA-PAR'a PKK tarafından yüz saldırı yapıldığı açıklandı.
 
 d) PKK, Batman'da öldürülen genci gerekçe göstererek yeni bir saldırıyı 
başlatma potansiyelini taşımaktadır. PKK, zaten Newroz'dan sonra taktik gereği 
kendi silahlı güçlerini, toplumsal düzeyde ve devlet güçleriyle doğrudan karşı 
karşıya gelmeyecek şekilde dizayn etmiş durumda. 
 
 e) BDP'nin PKK olduğu bir kez daha açığa çıkmıştır. 
 
 f) PKK'nın Batman'daki gencin öldürülmesinden Hükümeti sorumlu tutması, 
kendisiyle hükümet arasında devam eden silahsızlandırma görüşmelerinin tümden 
sabote edilmesine gerekçe olma özelliğini taşımaktadır. 
 
 g) PKK, stalinist, kemalist, sol otoriter, tekçi, faşizan bir anlayışın 
sahibidir. 
 
 II- HÜDA-PAR'a dair gerçeklere gelince: HÜDA-PAR Genel Başkanı'nın Hizbullah 
hakkında yaptığı açıklamayla da birçok gerçek açığa çıktı. 
 
 Birinci gerçek: HÜDA-PAR kurulmuş olmasına rağmen, halen Hizbullah denilen bir 
örgüt var. 
 
 İkinci gerçek, Hizbullah, PKK'ya cevap vereceğine göre, bu cevabı siyasi bir 
cevap olmadığına göre; silahlı olacağından, Hizbullah'ın silahlı bir güç olduğu 
anlaşılmaktatır.
 
 Üçüncü gerçek: HÜDA-PAR'ın dayandığı bir silahlı güç, Hizbullah var. Oysa 
HÜDA-PAR kurulduğu zaman bu konuda yapılan tartışmalardan, Hizbullah'ın 
yaşamına son verdiği, silahlı yapıdan vazgeçtiği, HÜDA-PAR'ın Hizbullah'a 
dayanan bir örgüt olmadığı efsanesi dillendiriliyordu.
 
 Ama HÜDA-PAR'ın kuruluş döneminde CNN TÜRK'te HÜDA-PAR yetkilileri ve Doğru 
Haber Genel Yönetmeni, Hizbullah'ın silahlı yapısının devam ettiğini ve 
gerektiği zaman da devreye sokulacağı, Kürdistan'da bir belediye seçiminin 
kazanılması halinde, PKK/BDP tarafından belediye yönetimini devr etmemesi 
halinde, bunun zorla alınacağı açıklanarak, yansıtılmış oluyordu. Bu da 
HÜDA-PAR'ın Hizbullah'a dayandığını ve silahlı yapıdan tümden vazgeçmediğini 
ortaya koymuştu.
 
 Dördüncü gerçek: Hizbullah da devlete ve derin devlet güçlerine dayanarak 
varlığını devam ettirdi. Hizbullah, hem kendi dışındaki İslami kesimleri, hem 
de kendi içindeki muhalif İslamcıları katletti. Kemalist Devlet, Onu PKK'ya, 
PKK'yı da ona saldırtarak binlerce Kürt yurtseveri ve insanının katledilmesini 
sağladı.
 
 Beşinci gerçek: Hizbullah, İslamcılığın otoriter, tekçi, teokratik çizgisini 
temsil etmektedir. Çoğulculuğa ve demokrasiye karşı bir yapıdır.
 
 *****
 
 PKK/BDP ve Hizbullah/HÜDA-PAR gerçekleri bu olmasına rağmen, geniş toplumsal 
kesimler eskisi gibi bir çatışmayı istemiyor. Dünyadaki, Bölgedeki, 
Türkiye'deki ve Kürdistan'daki değişimler, demokratikleşme ve dönüşüm sürecinde 
oluşan yeni demokratik bilinçle, PKK/BDP ve Hizbullah/ HÜDA-PAR ikilisinin 
eskisi gibi işlerini sürdürme, halk tarafından da onay görme olanakları yoktur. 
Bunun en somut göstergelerinden biri, PKK'nın geçmişten farklı olarak hemen 
silahlı saldırı ile öç alma yoluna gidememesidir.
 
 Eğer her iki taraf, demokratik yöntemlerle ve sivil araçlarla siyaset yapmak 
istiyorlarsa, "kısasa kısas" yolundan, hukuk dışı, demokratik değerler ve 
usuller dışındaki çözümlerden uzak durmalıdırlar. 
 
 PKK/BDP'li gencin öldürülmesi Hizbullah/HÜDA-PAR tarafından kabul edilse bile, 
bunun karşılığı silahlı saldırı, bir ölüme karşı yeni bir ölü olamaz. 
Demokratik ve siyasi yollarla bu sorunların çözülmesi gerekir.
 
 Her iki taraf da Batman'da belirli bir gücü temsil ettiklerine göre, ölüm 
olayını gerçekleştiren faillerin yargı karşısına çıkması için el ve işbirliği 
yapmaları gerekir.
 Karşılıklı tehditlerden uzaklaşmaları gerekir. Bu karşılıklı tehdit, 
tehlikeli, insanlık dışı terör ve şiddet mantığının bir sonucudur. İlkel, 
barbar, vandalist bir yaklaşımdır.
 
 Amed, 11 Kasım 2013


                                          

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.

Cevap