AKP’nin Yolsuzlukları Toplumu Neden Etkilemiyor
Tayfun İşçi
17 Aralık’tan bu yana Kamuoyunda AKP’nin yolsuzlukları bir bir 
açığa çıkarılıyor. Yapılan hırsızlıklar konusunda, baÅŸta 
AKP’liler olmak üzere hiç bir insanın kuÅŸkusu yok. BaÅŸka bir toplumda 
olsa toplumun önüne çıkamayacak olan böyle bir partinin,  milyonlarca insanı 
peÅŸinden sürüklemeye devam ettiÄŸi görülüyor. Bütün yolsuzluklarına raÄŸmen, 
AKP’lilerin AKP’ye olan baÄŸlılığında kayda deÄŸer bir kopuÅŸ 
yok. KuÅŸkusuz bunun birçok nedeni var.  
  Öncelikli neden Toplumumuzun esas olarak duygu toplumu olmasıdır. Bizim 
gibi toplumlar derin analizlere girmeksizin inandıkları doğrular etrafında 
kenetlenirler. GerçeÄŸi belgelerden araÅŸtırma ve analizlerden deÄŸil, kendi 
yaÅŸadıkları üzerinden deÄŸerlendirirler. Kendilerince doÄŸru bulduklarına 
bir kez bağlandıktan sonrada bu bağlılıktan kopuşu kendilerine ihanet 
kabul ederler.
 Ä°nsanlığın yaÅŸam tarzı, duygu bağının oluÅŸumunda belirleyicidir. 
YaÅŸam tarzının belirlenmesinde de devlet toplum iliÅŸkisi önemli bir 
unsurdur.
 Neresinden bakarsak bakalım Türkiye toplumu ikili bir yaÅŸam tarzına 
sahiptir. Birincisi; kurulan cumhuriyetin topluma dayattığı yaşam tarzı. 
İkincisi toplumun geçmiÅŸinden günümüze aktardığı geleneksel yaÅŸam 
tarzıdır. 
Türkiye Cumhuriyeti bürokratik elitist, kapitalist moderniteye ulaÅŸmayı 
hedefleyen, Türk İslam sentezi temelinde oluÅŸan bir cumhuriyettir. Türk ulus 
devleti, batı kültür ve yaÅŸam tarzını dayatan bir devlettir. Bu temelde 
Cumhuriyet, tekçi resmi ideoloji üzerinden, farklı kültür ve inançları 
dışlamıştır. Eski toplumsal yaşam anlayışını bir tehdit olarak 
algılamıştır.
 AKP dışlanmış İslami çevre adına, cumhuriyeti yeniden düzenlemek için 
oluşturulmuş bir partidir. Yıllarca baskılanmış eşit yurttaş yerine 
konulmamışların partisi olarak kendisini kabul ettirmiÅŸtir.  KuÅŸkusuz AKP  
tüm farklılıkların partisi deÄŸildir. Ancak dışlanmış toplumun, en 
geniÅŸ İslami gelenekçi kesimlerin temsilcisi olarak kendisini sunabilmiÅŸtir.
 AKP’nin iktidarlaÅŸması, baÅŸta ABD olmak üzere yine batının 
OrtadoÄŸu da ki emellerini gerçekleÅŸtire bilmek için ılımlı İslam’a 
rol biçmesiyle olmuÅŸtur. Ama topluma yansıması dışlanmış geleneksel 
çevrenin iktidarca kabul edilmesini getirmiÅŸtir. 
Dışlanmış ve devlet kapılarından kovulmuş bu kesim, cumhuriyetten bu 
yana ilk defa AKP ile devlet tarafından kabul edilmiş ve itibarı iade 
edilmiÅŸtir.  Toplum ve AKP arasındaki duygu bağı bu nedenle güçlüdür.  
AKP’yi destekleyen bu gelenekçi kesim, kendi yaÅŸamındaki deÄŸiÅŸimler 
üzerinden AKP İle duygu bağı kurmuÅŸtur. AKP’nin bu dışlanmış 
kesimlerin gerçek temsilcisi olup olmaması fazla önemli deÄŸildir. AKP 
yaptığı uygulamalarla kendisini bu kesimin sözcüsü kabul ettirmiÅŸtir. 
            AKP’nin bunca yolsuzluÄŸuna raÄŸmen toplum için AKP’nin 
ne olduÄŸu deÄŸil, kendisinin ne olduÄŸu önemlidir. Gelenekçi İslami toplum 
ilk defa bu parti sayesinde devletin nimetlerinden yararlanmış ve devlet 
tarafından kabul görmüÅŸtür.  Dışlanmış bu çevre kendisini bu partiyle 
merkeze kabul ettirmiÅŸtir. Toplum kendi yaÅŸam standardına bakmaktadır.  
Kendi yaÅŸamındaki bu yükseliÅŸ esastır. AKP kitlesi AKP yi kendi yaÅŸamında 
yarattıklarıyla ölçmektedir. AKP bunu doÄŸru çözmüÅŸtür. Bunun için de seçim 
propagandasının temel sloganı “ben lafa bakmam. YaÅŸadığıma-icraata 
bakarım” yani kendime bakarım sloganıdır.
  Türkiye; hırsızlıkların, rüÅŸvetin ve yolsuzluÄŸun hiçbir zaman eksik 
olmadığı bir ülkedir. Toplum buna alışmıştır. AKP öncesi yönetimler 
toplumu buna alıştırmıştır. Hatta toplumdaki değer anlayışı maddiyata 
kaydırılmıştır. “Para bütün ayıpların üstünü örter” hale 
getirilmiÅŸtir.  Adil kazanç kültürü büyük oranda ortadan kalkmıştır. Toplum 
tanıdığı bütün devletlerde ve toplumlarda bunu görmüÅŸ ve 
kanıksamıştır. Yolsuzluklara karışı çıkışlara yaklaşımı, 
“Sen de yap seninde olsun.” veya kıskançlık hasetlik olarak 
deÄŸerlendirilmektedir.  
AKP’nin alternatifi ana muhalefet partisi AKP’den temiz deÄŸildir. 
“Tencere dibin kara seninki benden kara” misali ayni yolsuzluk 
hamurunda yoÄŸrulmuÅŸlardır.  Yolsuzlukta birbirlerinden farklı deÄŸillerdir. 
Hırsızlığı yapanın da yakalayanın da bir birinden farklı olmadığı 
inancı, toplumu bu yolsuzluklar karşısında duyarsızlaştırmıştır. 
Türkiye toplumu devletleÅŸtiÄŸi günden bu güne haklı ve haksızın adil bir 
ayırımının hiçbir zaman yapılmadığı bir ülkedir. Türkiye’de 
yargı hiçbir zaman adaleti temsil edememiÅŸtir. Adalet terazisinin kefesi her 
zaman iktidar tarafında ağır olmuÅŸtur. Toplum gerçek ve demokratik bir 
adaletle tanışmamıştır. Bu nedenle toplum adaleti hukuktan çok kendi 
vicdanında tartmıştır. Bu vicdanda çoÄŸu zaman suçlular tarafından 
yanıltılabilmiştir.
 Bu koÅŸullarda AKP’nin yaptığı yolsuzluklar fazla ilgi çekmemektedir. 
Toplum yolsuzluklardan çok kendi iÅŸine bakmaktadır. Kendinden doÄŸru seçime 
yaklaÅŸmaktadır. Bir hırsızın diÄŸer hırsızı göstermesi inandırıcı 
olmamakta hatta hırsızlığa meşruiyet kazandırmaktadır.
Bütün yolsuzluklara raÄŸmen AKP’yi destekleyen kesimlerde bir kopuÅŸun 
yaÅŸanmamasının önemli bir nedeni de muhalif kesimlerin AKP kitlesine dönük 
ciddi bir politikaları olmamasıdır.  Muhalif en demokrat partiler bile bu 
gelenekçi İslami kesimlere yok etmeyi, reddetmeyi, dayatmaktadırlar. EÅŸit 
özgür bir yaÅŸam anlayışı söylemlerine raÄŸmen yaÅŸama yansımış pratik 
bir örnek sunamamışlardır. EÅŸitliÄŸi özgürlüÄŸü ve farklılıkların kendi 
farklılıklarını özgürce yaÅŸadığı hiçbir ortamı henüz hazırlamış 
deÄŸillerdir.
 HDP, tüm farklılıkları kabullendiÄŸini ilan etmiÅŸse de,  bunu uygulamaya 
ve yaÅŸama yeterince henüz yansıtamamıştır. Halk sözlere deÄŸil yaÅŸama 
bakmaktadır. Bu partilerde bu halleriyle AKP’yi destekleyen kesimleri 
ikna edecek düzeyde deÄŸillerdir. Kürt hareketi bu gelenekçi duygu toplumu ile 
analitik pozitivist toplumu sentezlemeye çalışmakta, bu temelde de her 
farklılığın kendi özgünlüÄŸünde demokratik özerklik içerisinde yer 
almaları için çaÄŸrılar yapmaktadır.  Bu yaklaşım Kürdistan’da 
baÅŸarılı olurken Türkiye’de sol söylemler içinde kaybolup etkisini 
yitirmekte yeterince etkili olamamaktadır. 
AKP karşıtlarının AKP kitlesine açık olmaması, AKP‘li leri bir 
birlerine tutunmaya, kendilerini dışarıya kapatmalarına hizmet etmektedir. 
Bu nedenle Yolsuzlukta yapmış olsa AKP tutunacakları tek parti olarak var 
olmaya devam etmektedir.
 
 

-- 
-- 
-  Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd 
dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe 
bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda 
Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. 
 
Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
 
-  Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. 
Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. 
Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.

--- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Diwanxane" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Attachment: akp oyları.docx
Description: Binary data

Cevap