*CHP İstanbul adayı Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü sırasında kurumu
Türkiye'nin 'kara deliği' haline getirdikten sonra açığı kapatmak için
gayrimenkullerini çok ucuza sattığı ortaya çıktı. *

İSTANBUL'U kurtaracağı iddidasıyla CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan
adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Müdürlüğü döneminde SSK'yı kötü
yönetimiyle tarihi zarara uğratarak Türkiye Bütçesi'nin 'kara deliği' haline
nasıl getirdiğinin detayları ortaya çıkıyor. Kılıçdaroğlu'nun tarihi zararı
kapatmak için SSK'nın mallarını alel acele ve çok düşük fiyata elden
çıkardığı belirlendi.

1993 yılında SSK zarar ve borçlar nedeniyle işleyemez hale gelince
Kılıçdaroğlu, kuruma ait taşınmazların satılmasını gündeme getirdi.
01.12.1993'te 4792 Sayılı yasaya eklenen 7'nci madde ile kuruma ait
taşınmazların Emlak Bankası'na devredilerek açık artırma usulü ile
satılmasına karar verildi.

Bunun üzerine SSK'ya ait Türkiye genelindeki189 arsa ile 75 binanın kıymet
bedelleri tespit edildi. Buraya kadar normal işleyen süreç taşınmazların
Emlakbank'a devrindeki tescil bedelleri belirlenmesinde ilginç bir
farklılığa uğradı. Kılıçdaroğlu yönetimindeki bazı bina ve arsalar SSK'nın
belirlediği kıymet bedelinin çok altında tescil bedeliyle Emlak Bankası'na
devredildi.

Yasada yapılan değişikte üzerinde önemle durulan 'SSK mülkiyetindeki
gayrimenkullerin, rayiç bedelleri üzerinden bir kamu bankasına' devredilmesi
hususu göz ardı edildi. SSK arsa ve binalarının kıymet değerlerinin çok
altındaki tescil bedelleriyle Emlakbank'a devredildi. SSK arşivlerine göre
bunlardan en dikkat çekenleri şöyle:

*YARISINA TESCİL

ANKARA *Ulus'ta bulunan Hal Binası yapılan kıymet takdirinde değeri 415
milyar TL olarak belirlenirken Emlak Bankası'na 280 milyar TL tescil değeri
üzerinden devredildi. Giresun Merkez'de bulunan eski Sigorta Müdürlüğü
Binası'nın yapılan kıymet takdirinde değeri 14 milyar TL görülürken Emlak
Bankası'na 6.4 milyar TL tescil bedeliyle devredildi. Konya merkezde bulunan
işhanının kıymet takdirinde değeri 30 milyar TL olarak görülürken Emlak
Bankası'na 14 milyar TL ile tescil değeri üzerinden devredildi.

*ARSALARDA DA DURUM AYNI

AYNI *durum arsalarda da yaşanıyor. Adana Seyhan'da bulunan 4 bin 974 m2 boş
arsanın kıymet takdirinde değeri 12.4 milyar TL iken Emlak Bankası'na satış
için devrindeki tescil bedeli 3 milyar TL. Ankara Etlik'te bulunan 149 bin
593 m2 arsanın kıymet bedeli 374 milyar TL iken yine bankaya devir tescil
bedelinin 140 milyar TL olduğu görülüyor. İstanbul Fatih'teki 6 bin 842 m2
arsanın kıymet bedeli 70 milyar TL iken 20 milyar TL'ye tescil bedeliyle,
Şenlikköy'deki 11 bin 849 m2 arsanın ise 12 milyar TL olarak öngörülen
kıymet bedeli yerine sadece 2 bin TL'ye bankaya satış için devredildiği
görülüyor. Emlak Bankası devir işlemlerinden yaklaşık bir yıl sonra yaptığı
satışta, açık artırmayı yine aynı rayiç bedelden başlatması 1994 yılındaki
enflasyon oranının yıllık yüzde 106 olduğu düşünüldüğünde kurumun ne kadar
büyük bir zarara uğratıldığı ortaya çıkıyor. Buna bir de Emlak Bankası'nın
her satış için ortalama yüzde 2.5 oranında masraf alması eklenince SSK'nın
zararı katlandı.

*İşte çiğnenen 7. madde*

4792 Sayılı kanunda SSK'nın taşınmazlarının satışı için yapılan değişiklik:
'Kurumun mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerden nitelikleri itibariyle
satışa elverişli olanlar, rayiç bedelleri üzerinden bir kamu bankasına
devredilerek, ilgili banka tarafından devralınan gayrimenkullerin satışa
çıkarıldıkları tarihlerde geçerli rayiç bedelden aşağı olmamak kaydıyla,
açık artırma usulü ile satışa çıkarılacak. Satıştan elde edilecek gelirler
hazinece açılan ikraz hesabının kapatılmasında kullanacak. Lehte bedel farkı
kuruma ödenecek.'

*Tarihi zarara 'SSK tabii ki kar etmemeli' savunması
*
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, SSK Genel
Müdürü olduğu dönemde kurumu 'tarihi zarara' uğrattığı ve 'ihalelerde
yandaşlarını kayırarak müteahhitlere bire ikibin kar sağladığı' iddialarıyla
ilgili 'ilginç' savunma yaptı. İhale verdiği yakın çevresine yüzde ikibine
kadar bedel artışına hiç değinmeyen Kılıçdaroğlu, kendi döneminde zarar
etmeye başlayan SSK'nın Türkiye bütçesinin 'kara deliği' haline gelmesi
konusunda 'Sosyal sigortacılıkta kar-zarar hesabının olmadığını' öne sürdü.

*DENETLEMEDEN GEÇTİM

*KEMAL Kılıçdaroğlu, Beşiktaş'taki Seçim İrtibat Bürosu'nda soruları
cevaplarken sosyal sigortacılıkta kar zarar hesabı olmadığını dile getirerek
'Sosyal Sigortalar Kurumu'nda ilk açık 1976 yılında çıkmıştır. Ayrıca belli
bölgelerde zaten davetiye usulüyle ihaleye çıkmak zaten zorunluydu' dedi.
Genel müdürlüğü sırasında bir çok denetlemeden geçtiğini kaydeden
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 'Bir tek rapor göstersinler. Bakın, onlarca
rapor var, yüzlerce benimle ilgili araştırma soruşturmalar var ama bir tek
Allah'ın kulu çıkıp bugüne kadar, 'Kılıçdaroğlu şu yolsuzluğu yapmıştır'
diyememiştir. Bana şikayet gelip de işleme koymadığım bir yolsuzluk dosyası
varsa, söz veriyorum bu yarışı hemen bırakacağım.'

SSK'YA ait Konya Merkez'de bulunan ve 10 milyar TL'ye Emlak Bankası adına
tescil edilen 6 dükkanın aynı gün yasada belirtilen ilan, açık artırma ve
rayiç bedel belirleme işlemi yapılmadan 7 milyar 400 milyona satıldığı
dikkat çekiyor. Devir işlemlerinde mantık sınırlarını aşan işlemler de göze
çarpıyor. Kurumun yaptığı kıymet bedeli 1 milyar TL olan Kırıkkale'deki 549
m2 arsa, 450 milyar TL tescil bedeliyle devredildi. Afyon'daki binanın 9
milyar TL bedelle yapılan satışına 4 milyar TL ve Kütahya'daki 28.278 m2
arsanın 1 milyar 900 milyon TL'lik satışına 1 milyar 600 milyon TL masraf
ödendi.

*Kardeşine 'zimmet' suçlaması*

'Zimmet davası'nda bilirkişi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeş Adil
Kılıçdaroğlu'nun yöneticisi olduğu kooperatifin 47 bin 653 lirasını
zimmetine geçirdiğini tespit etti.

SSK* *Genel Müdürlüğü sırasında işyapan müahhitlere yüzde 2 bin bedel artışı
sağladığı ortaya çıkan CHP İstanbul adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeşi
Adil Kılıçdaroğlu'nun yöneticisi olduğu Özcan Yapı Kooperatifi'nin 47 bin
653 lirasını zimmetine geçirdiği belirlendi.

*2005'TE DAVA AÇILDI

*Kocaeli* *Başiskele'de 1999'da Özcan Yapı Kooperatifi'ni kuran ve bu
kooperatife başkanlık yapan Adil Kılıçdaroğlu ve Arzu Vuruşkan hakkında
üyelerden haksız kazanç elde ederek zimmete para geçirdiği iddiasıyla
Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne denetim kurulu üyelerince 2005/468 esas
sayılı dosya ile dava açıldı. Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi
hazırladığı 27.05.2008 tarihli raporda Adil Kılıçdaroğlu'nun satıcılar
hesabındaki belgesiz kayıtlarda 19.053.34, Hüseyin Seçkin'e ödendi
gösterilen ancak ödenmeyen 7.100, 1536 nolu gider makbuzu ile haksız alınan
hakkı huzur 6.750, inşaatla ilgili olmayan 40 varil tiner faturası 10.749,75
ve kooperatif kasasından en son çekilen nakit 4.000 TL olmak üzere 47.653,09
TL'yi zimmete geçirdiği tespit etti. Kılıçdaroğlu Kooperatif üyeleri
tarafından 2005'te başkanlıktan düşürüldü. 120 daire yapılacak diye üyelere
teminat veren Adil Kılıçdaroğlu bu olaydan sonra Kocaeli'den ayrıldı.

*'PROTOKOL' İLE KURTULDU

Bilirkişinin *raporundan sonra haklarında dava açılan Adil Kılıçdaroğlu ve
Arzu Vuruşkan, kooperatifin yeni yöneticiyleriyle bir "protokol ve ibraname"
imzalayarak davadan kurtuldu. "Protokol ve ibranamede" Kılıçdaroğlu ve
Vuruşkan, koopratifte sahibi oldukları iki daire ve o tarihe kadar
koopertaife ödenen paralarından vazgeçti. Bunun üzerine kooperatifin yeni
yönetimi Kılıçdaroğlu'nun dairelerine el koyarak olayı kapattı. Kardeş
Kılıçdaroğlu kooperatifin 2005'e kadar olan çalışmalarını ibra etmediği için
hakkında açılan bu davadan 2 dairesinden vazgeçerek kurtuldu.

*'Kılıçdaroğlu'na dava açılmalı'*

*İSTANBUL *Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süheyl
Donay, 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na yapılan ek 7. maddede
geçen 'Taşınmazlar rayiç bedelinin altında satılamaz' hükmüne uymayan bir
devlet memuru hakkında TCK'nın 257. Maddesi'nde yer alan 'Görevi Kötüye
Kullanmak' suçundan işlem yapılacağını belirterek, 'Bu yasaya uymayan devlet
memuru 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanır' dedi.

*Deniz Feneri e.V. dosyası Bakanlık'tan önce CHP'de*

*DENİZFENERİ* e.V davası dosyası Almanya'dan henüz Adalet Bakanlığı'na
gelmezken CHP'nin eline geçti. CHP'li Ali Kılıç, dosyanın ellerinde olduğunu
belirterek, 'Adalet Bakanı'ndan veya hükümetten talep gelirse dosyayı
kendilerine gönderebileceklerini' söyledi. Kılıç, duruşma hakimi Dr. Jochen
Müller'in Almanya'da katıldığı bir radyo programında, 'Zahid Akman
Almanya'ya gelirse bir şeyler olacağını bilmeli' dediğini savunarak, Alman
yetkililerin dosyanın kapanmadığını söylediklerini kaydetti. Kılıç,
gazetecilerin 'Dosyayı nasıl elde ettiniz' sorusuna, kendisinin 25 yıl
Almanya'da yaşadığını ve gazetecilik yaptığını belirterek, iddiaların yakın
tarihte yayımlanacak bir kitapta da yer alacağını ifade etti. Adalet Bakanı
Mehmet Ali Şahin, Dışişleri Bakanlığına gönderdiği yazıda, dosyasının Alman
makamlarınca CHP'ye verilip verilmediğinin, verilmişse hangi amaçla
verildiğinin araştırılmasını istedi.

*Karaman: Yalanlarınla yargıya baskı yapma*

Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, CHP'li Ali Kılıç'a tepki
gösterek, 'Yalanlarınızla yargıya baskı yapmayın' dedi. Karaman 'Kelime
oyunları ve demagojilerle iftira kampanyası yürütmektesiniz!
İfadelerinizdeki suçlamalar tamamen yalandır. AK Parti ile şahsım ve Kanal 7
arasında hiçbir parasal -maddi ilişki yoktur. Başbakan'ın oğluyla da hiçbir
ticari ve parasal ilişkimiz olmamıştır. Belgeniz varsa ortaya koyun.
Klasörleri dışından gösterip insanları kandırmayın.' RTÜK Başkanı Zahid
Akman'ın Avukatı Ali Yıldız ise 'Tüm iddia ve iftiraların mesnetsiz,
sahipleri de müfteri. Yasal yollara başvuracağız'' dedi.

*CHP bizi sükût-u hayale uğrattı*

*TÜRKİYE *Adalar Belediye Başkan adayı Mustafa Farsakoğlu ve yardımcısı
Raffi Hermonn 11 Şubat'ta Türkiye Ermenileri Patrikhanesi'nden daha önce
aldıkları davete katılarak, Patrik Vekili Aram Ateşyan ile görüştü. Destek
isteyen Farsakoğlu'na Türkiye Ermeni Cemaati Patrik Vekili Aram Ateşyan,
CHP'nin kendilerini sükût-u hayale uğrattığını belirterek, 'CHP, Ermeni
kökenli vatandaşlara ayırımcı ve önyargılı tavrından dolayı bizden toplu
destek alamaz.bu seçimlerde siyasal parti aidiyetiniz değil kimliğiniz ve
insani duygularınız asıl belirleyici olacaktır' dedi.

*
*

*HELİN ŞAHİN/ Star Gazetesi 17.02.2009
*


-- 
Benim hayalimdeki aşk, iki insanın birbirini sahiplenme duygusundan çok daha
öte bir şey. Friedrich Nietzsche

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap