Buraya çok şey yazılır cevap olarak ancak bu grupta bu tür yaklaşımlar hoş 
değil. Bırakın artık klavye siyasetini grubu bu tür şeylerle bozmayalım lütfen.

 


Date: Tue, 17 Feb 2009 22:26:36 +0200
Subject: (gugukluhayat) Batırdığı SSK'nın malını 'yok pahasına' satmış 
(yorumsuz)
From: [email protected]
To: [email protected]


CHP İstanbul adayı Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü sırasında kurumu 
Türkiye'nin 'kara deliği' haline getirdikten sonra açığı kapatmak için 
gayrimenkullerini çok ucuza sattığı ortaya çıktı. 

İSTANBUL'U kurtaracağı iddidasıyla CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan 
adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Müdürlüğü döneminde SSK'yı kötü 
yönetimiyle tarihi zarara uğratarak Türkiye Bütçesi'nin 'kara deliği' haline 
nasıl getirdiğinin detayları ortaya çıkıyor. Kılıçdaroğlu'nun tarihi zararı 
kapatmak için SSK'nın mallarını alel acele ve çok düşük fiyata elden çıkardığı 
belirlendi.

1993 yılında SSK zarar ve borçlar nedeniyle işleyemez hale gelince 
Kılıçdaroğlu, kuruma ait taşınmazların satılmasını gündeme getirdi. 
01.12.1993'te 4792 Sayılı yasaya eklenen 7'nci madde ile kuruma ait 
taşınmazların Emlak Bankası'na devredilerek açık artırma usulü ile satılmasına 
karar verildi. 

Bunun üzerine SSK'ya ait Türkiye genelindeki189 arsa ile 75 binanın kıymet 
bedelleri tespit edildi. Buraya kadar normal işleyen süreç taşınmazların 
Emlakbank'a devrindeki tescil bedelleri belirlenmesinde ilginç bir farklılığa 
uğradı. Kılıçdaroğlu yönetimindeki bazı bina ve arsalar SSK'nın belirlediği 
kıymet bedelinin çok altında tescil bedeliyle Emlak Bankası'na devredildi. 

Yasada yapılan değişikte üzerinde önemle durulan 'SSK mülkiyetindeki 
gayrimenkullerin, rayiç bedelleri üzerinden bir kamu bankasına' devredilmesi 
hususu göz ardı edildi. SSK arsa ve binalarının kıymet değerlerinin çok 
altındaki tescil bedelleriyle Emlakbank'a devredildi. SSK arşivlerine göre 
bunlardan en dikkat çekenleri şöyle: 

YARISINA TESCİL 

ANKARA Ulus'ta bulunan Hal Binası yapılan kıymet takdirinde değeri 415 milyar 
TL olarak belirlenirken Emlak Bankası'na 280 milyar TL tescil değeri üzerinden 
devredildi. Giresun Merkez'de bulunan eski Sigorta Müdürlüğü Binası'nın yapılan 
kıymet takdirinde değeri 14 milyar TL görülürken Emlak Bankası'na 6.4 milyar TL 
tescil bedeliyle devredildi. Konya merkezde bulunan işhanının kıymet takdirinde 
değeri 30 milyar TL olarak görülürken Emlak Bankası'na 14 milyar TL ile tescil 
değeri üzerinden devredildi. 

ARSALARDA DA DURUM AYNI 

AYNI durum arsalarda da yaşanıyor. Adana Seyhan'da bulunan 4 bin 974 m2 boş 
arsanın kıymet takdirinde değeri 12.4 milyar TL iken Emlak Bankası'na satış 
için devrindeki tescil bedeli 3 milyar TL. Ankara Etlik'te bulunan 149 bin 593 
m2 arsanın kıymet bedeli 374 milyar TL iken yine bankaya devir tescil bedelinin 
140 milyar TL olduğu görülüyor. İstanbul Fatih'teki 6 bin 842 m2 arsanın kıymet 
bedeli 70 milyar TL iken 20 milyar TL'ye tescil bedeliyle, Şenlikköy'deki 11 
bin 849 m2 arsanın ise 12 milyar TL olarak öngörülen kıymet bedeli yerine 
sadece 2 bin TL'ye bankaya satış için devredildiği görülüyor. Emlak Bankası 
devir işlemlerinden yaklaşık bir yıl sonra yaptığı satışta, açık artırmayı yine 
aynı rayiç bedelden başlatması 1994 yılındaki enflasyon oranının yıllık yüzde 
106 olduğu düşünüldüğünde kurumun ne kadar büyük bir zarara uğratıldığı ortaya 
çıkıyor. Buna bir de Emlak Bankası'nın her satış için ortalama yüzde 2.5 
oranında masraf alması eklenince SSK'nın zararı katlandı. 

İşte çiğnenen 7. madde 

4792 Sayılı kanunda SSK'nın taşınmazlarının satışı için yapılan değişiklik: 
'Kurumun mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerden nitelikleri itibariyle satışa 
elverişli olanlar, rayiç bedelleri üzerinden bir kamu bankasına devredilerek, 
ilgili banka tarafından devralınan gayrimenkullerin satışa çıkarıldıkları 
tarihlerde geçerli rayiç bedelden aşağı olmamak kaydıyla, açık artırma usulü 
ile satışa çıkarılacak. Satıştan elde edilecek gelirler hazinece açılan ikraz 
hesabının kapatılmasında kullanacak. Lehte bedel farkı kuruma ödenecek.' 

Tarihi zarara 'SSK tabii ki kar etmemeli' savunması 

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu, SSK Genel 
Müdürü olduğu dönemde kurumu 'tarihi zarara' uğrattığı ve 'ihalelerde 
yandaşlarını kayırarak müteahhitlere bire ikibin kar sağladığı' iddialarıyla 
ilgili 'ilginç' savunma yaptı. İhale verdiği yakın çevresine yüzde ikibine 
kadar bedel artışına hiç değinmeyen Kılıçdaroğlu, kendi döneminde zarar etmeye 
başlayan SSK'nın Türkiye bütçesinin 'kara deliği' haline gelmesi konusunda 
'Sosyal sigortacılıkta kar-zarar hesabının olmadığını' öne sürdü. 

DENETLEMEDEN GEÇTİM 

KEMAL Kılıçdaroğlu, Beşiktaş'taki Seçim İrtibat Bürosu'nda soruları cevaplarken 
sosyal sigortacılıkta kar zarar hesabı olmadığını dile getirerek 'Sosyal 
Sigortalar Kurumu'nda ilk açık 1976 yılında çıkmıştır. Ayrıca belli bölgelerde 
zaten davetiye usulüyle ihaleye çıkmak zaten zorunluydu' dedi. Genel müdürlüğü 
sırasında bir çok denetlemeden geçtiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları 
söyledi: 'Bir tek rapor göstersinler. Bakın, onlarca rapor var, yüzlerce 
benimle ilgili araştırma soruşturmalar var ama bir tek Allah'ın kulu çıkıp 
bugüne kadar, 'Kılıçdaroğlu şu yolsuzluğu yapmıştır' diyememiştir. Bana şikayet 
gelip de işleme koymadığım bir yolsuzluk dosyası varsa, söz veriyorum bu yarışı 
hemen bırakacağım.' 

SSK'YA ait Konya Merkez'de bulunan ve 10 milyar TL'ye Emlak Bankası adına 
tescil edilen 6 dükkanın aynı gün yasada belirtilen ilan, açık artırma ve rayiç 
bedel belirleme işlemi yapılmadan 7 milyar 400 milyona satıldığı dikkat 
çekiyor. Devir işlemlerinde mantık sınırlarını aşan işlemler de göze çarpıyor. 
Kurumun yaptığı kıymet bedeli 1 milyar TL olan Kırıkkale'deki 549 m2 arsa, 450 
milyar TL tescil bedeliyle devredildi. Afyon'daki binanın 9 milyar TL bedelle 
yapılan satışına 4 milyar TL ve Kütahya'daki 28.278 m2 arsanın 1 milyar 900 
milyon TL'lik satışına 1 milyar 600 milyon TL masraf ödendi. 

Kardeşine 'zimmet' suçlaması 

'Zimmet davası'nda bilirkişi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeş Adil 
Kılıçdaroğlu'nun yöneticisi olduğu kooperatifin 47 bin 653 lirasını zimmetine 
geçirdiğini tespit etti. 

SSK Genel Müdürlüğü sırasında işyapan müahhitlere yüzde 2 bin bedel artışı 
sağladığı ortaya çıkan CHP İstanbul adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kardeşi Adil 
Kılıçdaroğlu'nun yöneticisi olduğu Özcan Yapı Kooperatifi'nin 47 bin 653 
lirasını zimmetine geçirdiği belirlendi. 

2005'TE DAVA AÇILDI 

Kocaeli Başiskele'de 1999'da Özcan Yapı Kooperatifi'ni kuran ve bu kooperatife 
başkanlık yapan Adil Kılıçdaroğlu ve Arzu Vuruşkan hakkında üyelerden haksız 
kazanç elde ederek zimmete para geçirdiği iddiasıyla Kocaeli Asliye Ticaret 
Mahkemesi'ne denetim kurulu üyelerince 2005/468 esas sayılı dosya ile dava 
açıldı. Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi hazırladığı 27.05.2008 tarihli 
raporda Adil Kılıçdaroğlu'nun satıcılar hesabındaki belgesiz kayıtlarda 
19.053.34, Hüseyin Seçkin'e ödendi gösterilen ancak ödenmeyen 7.100, 1536 nolu 
gider makbuzu ile haksız alınan hakkı huzur 6.750, inşaatla ilgili olmayan 40 
varil tiner faturası 10.749,75 ve kooperatif kasasından en son çekilen nakit 
4.000 TL olmak üzere 47.653,09 TL'yi zimmete geçirdiği tespit etti. 
Kılıçdaroğlu Kooperatif üyeleri tarafından 2005'te başkanlıktan düşürüldü. 120 
daire yapılacak diye üyelere teminat veren Adil Kılıçdaroğlu bu olaydan sonra 
Kocaeli'den ayrıldı. 

'PROTOKOL' İLE KURTULDU 

Bilirkişinin raporundan sonra haklarında dava açılan Adil Kılıçdaroğlu ve Arzu 
Vuruşkan, kooperatifin yeni yöneticiyleriyle bir "protokol ve ibraname" 
imzalayarak davadan kurtuldu. "Protokol ve ibranamede" Kılıçdaroğlu ve 
Vuruşkan, koopratifte sahibi oldukları iki daire ve o tarihe kadar koopertaife 
ödenen paralarından vazgeçti. Bunun üzerine kooperatifin yeni yönetimi 
Kılıçdaroğlu'nun dairelerine el koyarak olayı kapattı. Kardeş Kılıçdaroğlu 
kooperatifin 2005'e kadar olan çalışmalarını ibra etmediği için hakkında açılan 
bu davadan 2 dairesinden vazgeçerek kurtuldu. 

'Kılıçdaroğlu'na dava açılmalı' 

İSTANBUL Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süheyl Donay, 
4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na yapılan ek 7. maddede geçen 
'Taşınmazlar rayiç bedelinin altında satılamaz' hükmüne uymayan bir devlet 
memuru hakkında TCK'nın 257. Maddesi'nde yer alan 'Görevi Kötüye Kullanmak' 
suçundan işlem yapılacağını belirterek, 'Bu yasaya uymayan devlet memuru 1 
yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanır' dedi. 

Deniz Feneri e.V. dosyası Bakanlık'tan önce CHP'de 

DENİZFENERİ e.V davası dosyası Almanya'dan henüz Adalet Bakanlığı'na gelmezken 
CHP'nin eline geçti. CHP'li Ali Kılıç, dosyanın ellerinde olduğunu belirterek, 
'Adalet Bakanı'ndan veya hükümetten talep gelirse dosyayı kendilerine 
gönderebileceklerini' söyledi. Kılıç, duruşma hakimi Dr. Jochen Müller'in 
Almanya'da katıldığı bir radyo programında, 'Zahid Akman Almanya'ya gelirse bir 
şeyler olacağını bilmeli' dediğini savunarak, Alman yetkililerin dosyanın 
kapanmadığını söylediklerini kaydetti. Kılıç, gazetecilerin 'Dosyayı nasıl elde 
ettiniz' sorusuna, kendisinin 25 yıl Almanya'da yaşadığını ve gazetecilik 
yaptığını belirterek, iddiaların yakın tarihte yayımlanacak bir kitapta da yer 
alacağını ifade etti. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Dışişleri Bakanlığına 
gönderdiği yazıda, dosyasının Alman makamlarınca CHP'ye verilip verilmediğinin, 
verilmişse hangi amaçla verildiğinin araştırılmasını istedi. 

Karaman: Yalanlarınla yargıya baskı yapma 

Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, CHP'li Ali Kılıç'a tepki 
gösterek, 'Yalanlarınızla yargıya baskı yapmayın' dedi. Karaman 'Kelime 
oyunları ve demagojilerle iftira kampanyası yürütmektesiniz! İfadelerinizdeki 
suçlamalar tamamen yalandır. AK Parti ile şahsım ve Kanal 7 arasında hiçbir 
parasal -maddi ilişki yoktur. Başbakan'ın oğluyla da hiçbir ticari ve parasal 
ilişkimiz olmamıştır. Belgeniz varsa ortaya koyun. Klasörleri dışından gösterip 
insanları kandırmayın.' RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın Avukatı Ali Yıldız ise 'Tüm 
iddia ve iftiraların mesnetsiz, sahipleri de müfteri. Yasal yollara 
başvuracağız'' dedi. 

CHP bizi sükût-u hayale uğrattı 

TÜRKİYE Adalar Belediye Başkan adayı Mustafa Farsakoğlu ve yardımcısı Raffi 
Hermonn 11 Şubat'ta Türkiye Ermenileri Patrikhanesi'nden daha önce aldıkları 
davete katılarak, Patrik Vekili Aram Ateşyan ile görüştü. Destek isteyen 
Farsakoğlu'na Türkiye Ermeni Cemaati Patrik Vekili Aram Ateşyan, CHP'nin 
kendilerini sükût-u hayale uğrattığını belirterek, 'CHP, Ermeni kökenli 
vatandaşlara ayırımcı ve önyargılı tavrından dolayı bizden toplu destek 
alamaz.bu seçimlerde siyasal parti aidiyetiniz değil kimliğiniz ve insani 
duygularınız asıl belirleyici olacaktır' dedi. 





HELİN ŞAHİN/ Star Gazetesi 17.02.2009


-- 
Benim hayalimdeki aşk, iki insanın birbirini sahiplenme duygusundan çok daha 
öte bir şey. Friedrich Nietzsche



_________________________________________________________________
Windows Live Messenger'ın için Ücretsiz 30 İfadeyi yükle
http://www.livemessenger-emoticons.com/funfamily/tr-tr/
--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected]
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected]
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

Cevap