14 Mart 2010   Yılmaz
ÖZDİL<http://www.hurriyet.com.tr/index/y%C4%B1lmaz_%C3%B6zdil>
 [email protected]
       <http://benimsayfam.hurriyet.com.tr/default.aspx?pi=20&gid=103>

Kültür


*Harala güreleden yazmaya fırsat bulamadık... Kültür Bakanımız, "Bu
toprakların çocuklarıyla bu toprakların şarkısını söyleyelim" filan diyerek,
Şivan Perver'i sahneye davet etti ve koro halinde "Bir Başkadır Benim
Memleketim"i söylediler.*

*
Halbuki, o şarkı bu toprakların şarkısı değildir maalesef, İsrail
ilahisidir... Rabi Elmelek, 14'üncü yüzyılda bestelenmiş İbrani ezgisi...
Çakmadır yani.
*
Aslına bakarsanız, Kültür Bakanımız da, çakma AKP'lidir, orijinal değildir.
Silahlı kuvvetler hakkında atıp tutuyor ama, eskiden Ordu'da avukattı
kendisi... Sanatla manatla pek alakası yoktu. Kendisinden önceki Kültür
Bakanımız da "emniyet müdürü"ydü zaten.
*
E haliyle...
Çakma sağcı kültür bakanımızın, çakma Memleketim'i söylediği dakikalarda,
Devlet Resim Heykel Müzesi'ndeki tabloların araklanarak, yerlerine
çakmalarının konduğu ortaya çıktı.
*
Böylece...
Karşısına geçip, sağ elini çenesine, işaretparmağını yanağına koyarak
"hımmm, sürrealist" diye ahkâm kesen avangard arkadaşların, yıllardır, çakma
tablolara yorum yaptığı anlaşıldı.
*
Peki, "Kültürümüze kim sahip çıkacak, o tablolar nasıl bulunacak?"
derseniz... Anlatayım.
*
Hadise, Uşak'ta geçiyor...
*
Soyguncu köylüler, Karun Hazinesi'ni kaçak kazıyla soyuyor. Satıyor.
Devletin haberi yok. Ama, gel gör ki, soyguncu köylüler soygun parasını
kırışırken, kavga çıkıyor. Soyguncu köylüler tarafından "mağdur" edilen
soyguncu köylü, devlete ihbar mektubu yazıyor, "Soyuldum" diyor. Kendisi
gibi soyguncu olan köylüleri ispiyonluyor. Böylece, hazine sahibi olduğunu
bilmeyen devlet, hazinesinin soyulduğunu öğreniyor. Soyguncu köylüler içeri
giriyor, hazine buhar... Gel zaman git zaman, soyulan hazinenin New York'ta
satılmak üzere sergilendiği anlaşılıyor. Devlet, Amerikalılara başvuruyor,
"Bizden soyuldu" diyor. Amerikalılar da, "Bi daha soydurtmayın" diye
tembihleyerek, hazineyi devlete veriyor. Soyulan hazine, soyulduğu yere,
Uşak'a getiriliyor, müzeye konuyor... Gel zaman git zaman, tarladan soyulan
hazine, bu sefer müzeden soyuluyor. Devletin gene haberi yok. Hazineyi
müzeden soyanlar, yerine çakmasını bırakıp, orijinal parçayı İstanbul'da
satmaya çalışıyor. Gel gör ki, alıcı kılığındaki alıcılar, soyguncu
çıkıyor... Hazineyi müzeden soyanları soyuyor. Hazineyi müzeden soyanlar
soyulunca, tırıs tırıs Uşak'a dönüyor, tanıdık bir polise haber veriyor,
"Soyulduk" diyor. Polis de soyguncu çıkıyor iyi mi... Hazinenin soyulduğunu
devlete haber vereceğine, alıcı kılığındaki soyguncuların peşine düşüyor.
Bulamıyor. Uşak'a geri dönüyor, hazineyi soyanlarla buluşup, "Soyguncular
kaçmış" diyor. Aralarında kavga çıkıyor. Hazineyi müzeden soyanlardan biri,
devlete ihbar mektubu yazıyor, alayını ispiyonluyor. "Bunlar hem soydu, hem
soyuldu, arada ben mağdur oldum" diyor... Böylece, hazine sahibi olduğunu
zanneden devlet, hazinesinin soyulduğu öğreniyor. Birileri içeri giriyor,
hazine buhar... Amerikalılarla iade görüşmeleri sürüyor.
*
Dolayısıyla.
Devlet Resim Heykel Müzesi'ni soyan arkadaşlar, eli kulağındadır, bugün
yarın birbirini ispiyonlar... Kültürümüzde sadece soygun yok çünkü, Allah'a
şükür ki, ispiyon da var... Tabloları bulamasak bile, en azından akıbetini
öğreniriz. Sıkmayın canınızı.
==================
Sevgi ile kalın.
Yıldırım Alkan
http://yildirimalkan.ile.biz
==================




-- 
Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!''
anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle
kalacaktır.

Cesaretin bittiği yerde, Esaret başlar.

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap