*YORUMSUZ !*

*(Kendinizi yormadan, kimdir bu diye düşünmeden sadece bir hikaye olarak
okuyun diye Yorumsuz başlığını kullandım. Sakın Öküzün altında buzağı
aramayın öküz doğurmaya kalkar..)*



       Hayvanlar, kendi aralarında, en zeki hayvan yarışması
düzenlemişlerdi. Ama hepsi de yarışmanın birinciliğine iki güçlü aday
olduğunu bilmekteydi; bu adaylardan biri tilki, biri de sansardı.
Kurnazlıkta, zekâda, bu ikisine üstün başka hiçbir hayvan yoktu. Bu
yarışmayı ya biri, ya öbürü kazanacaktı.

En zeki hayvan yarışmasının yapılacağı gün yaklaştıkça, yarışma
birinciliğine iki güçlü aday olan sansarla tilki arasında korkunç bir
rekabet başlamıştı. Bu iki zeki hayvan birbirlerine düşman olmuşlardı.
Sansar tilkinin, tilki de sansarın kazanmaması için, elinden geleni
yapıyordu.
Sansar,
- "Tek tilki kazanmasın da, zarar yok ben de kazanmamaya razıyım..."
Diyordu.

Tilki de,
- "Tek sansar kazanmasın da, kim kazanırsa kazansın..." Diyordu.

Durum bu denli düşmanlığa varınca, Sansarla Tilki, en zeki hayvan
yarışmasının birinciliği için başka bir aday aramaya başladılar. Öyle bir
hayvan bulmalıydılar ki, zekâ konusunda kendileriyle yarışa çıkamasın,
onlara bir zararı olmasın, yani hayvanların en aptalı olsun. Araya araya
buldular bu hayvanı: Öküz...
Bir sabah sansar, yemyeşil bir çayırlıkta otlamakta olan öküzün yanına
gidip,

- "Merhaba öküz kardeş." diye söze başladıktan sonra, öküzün zekâsını övmeye
başladı.

Öküz büyük bir alçakgönüllülükle gülümseyerek,

- "Benimle alay mı ediyorsun sansar kardeş?" Dedi.

Sansar,
- "Ne diye alay edecekmişim, dedi, hayvanların en zekisiyle alay etmek
haddime mi kalmış..."
Sansar, öküzü hayvanların en zekisi olduğuna inandırmak için diller döktü.
Bununla da yetinmeyip öbür hayvanları da, öküzün en zeki hayvan olduğuna
inandırmaya çalıştı.

Sansardan sonra çayırda otlayan öküzün yanına tilki gitti. Kendisine bön bön
bakan öküze,

- "Ah öküz kardeş, dedi, gözlerinden zekâ kıvılcımları
çıkıyor."

Öküz,
-- "Ben her ne kadar öküzsem de sandığın kadar da öküz değilim, kendimi
bilirim," dedi.

Tilki,
-- "İnan olsun öküz kardeş, dedi, senin o zekâ kıvılcımları çakan pırıl
pırıl gözlerine bakarken, hipnotize olup kendimden geçiyorum. En zeki hayvan
yarışmasının rakipsiz tek adayı sensin.

Tilki, öküzün zekâsını tanıtmak için, can düşmanı sansardan daha büyük bir
reklâm kampanyasına girişti.

Hayvanlar, öküzün zeki olmadığını, yarışmayı kesinlikle kazanamayacağını
elbet biliyorlardı. Ama sansarla tilkinin, kendilerinden baskın çıkıp en
zeki hayvan seçilmemesi için, öküzün zeki olduğu yalanına inanmadıkları
halde inanmış göründüler. Birbirlerine öküzün ne büyük zekâsı olduğunu
ballandıra ballandıra anlatmaya başladılar.

-- "Aman zürafa kardeş, bizim öküz yok mu, ben onun kadar zeki hayvan
görmedim..."

--" Hiç bilmez olur muyum, devekuşu kardeş, öküz benden bile zekidir. Sen ne
dersin leylek kardeş?"

-- "En zeki hayvan yarışmasında ben oyumu, gözümü kırpmadan öküze
vereceğim."

Dağlar, taşlar, ormanlar, çöller, kayalar, dereler, hayvanların öküz
övgüleriyle yankılanıyordu:

--" Hayvanların en zekisi öküzdüüüür!"

--" Öküzden daha zeki hayvan yoktuuuur!"

--" Bizim en zekimiz öküüüüz!"

Bütün hayvanların bu yoğun propagandası karşısında öküz de yavaş yavaş,
gerçekten hayvanların en zekisi olduğuna inanmaya başlamıştı. Kendi kendine
şöyle diyordu:

--" Çakal, sansar, tilki, bütün hayvanlar söylüyor, hayvanların en zekisi
benmişim. Hepsi de aldanmıyor ya, öyleyse dedikleri doğru..."

Yarışma günü geldi. Bütün hayvanlar, öküzün hayvanların en zekisi olduğunda
anlaştılar. Kalan oylar da bölününce, en çok oyu ÖKÜZ aldı ve Öküz Seçimi
kazandı... Böylece öküzün hayvanlar toplumundaki yeri, işi, görevi, düzeyi,
yükselmiş oldu. Öküz artık kasıla kasıla yürüyor, şişine şişine böğürüyor,
yayıla yayıla kuyruk sallıyordu..

Gel zaman, git zaman... Hayvanlar arasında, çiftesi en pek hayvan yarışması
yapılacaktı. Hiç kuşkusuz, çiftesi en pek hayvan, ya At ya da Katırdı.

Yarışma günü geldi. Bütün hayvanlar, öküzün çiftesi en güçlü olduğunda
birlik gösterdiler. Böylece en zeki hayvan olan öküzün çiftesi en güçlü
hayvan olarak da hayvanlar toplumundaki yeri, işi, görevi, düzeyi daha da
yükseldi.

En zeki, en çiftesi pek hayvan seçildiğinden, öküzün hayvanlar toplumundaki
yeri, düzeyi, işi, görevi daha da yükselmişti.

Öküzün burnu büyümüştü, yanına varılmıyordu artık.

En koruyucu hayvan seçimi yapılacaktı. Elbette hak, çoban köpeğiyle kurt
köpeğinden birinindi. Ama en koruyucu hayvan seçiminde çoban köpeğiyle kurt
köpeği bile oylarını öküze vermişlerdi.

Öküzün,
-- "Ben kendimi bile koruyamam..." Demesi, seçilmesini önlemedi. Ama
seçimden sonra, öküz de kendisinin en koruyucu hayvan olduğuna inanıp
böğürerek, köpek taklidi yapıp havlamaya çalıştı.

En büyük hayvan seçimi yapılacaktı. Ya fil, ya deve kazanacaktı yarışmayı.
Ama karınca bile kendini hayvanların en büyüğü sandığından, fille deveyi
büyüklükte çekemiyor, başka bir hayvanın birinci olmasını istiyordu.

Fille deveye gelince, onlar da birbirlerine düşmüşlerdi. Seçim yapıldı. Çok
demokratik bir seçim olmuştu. Öküz, seçimi kazanmış, hayvanların en büyüğü
seçilmişti.

Artık böbürlenmesinden, öküzün yanına varılamıyordu.

Gel zaman, git zaman... Hayvanlara yeni bir başkan seçilecekti. Oldum bittim
hayvanların başkanı elbet Aslan'dı. Yine bir Aslanın başkan seçileceğine hiç
kuşku yoktu. Ama ne var ki, Kaplan da başkanlığa adaylığını koymuştu.

Aslan ve Kaplan,
-- "Ne o, ne ben!" Demeye başladı.
Bütün hayvanlar, hak etmediklerini, layık olmadıklarını bile bile
hayvanların başkanı olmak istiyorlardı. Her başarılı, her güçlü
kıskanıldığından, onlar da Aslanla Kaplanı çekemiyor, kıskanıyorlardı .

İşte böyle böyle hayvanların başkanlığına öküz aday gösterildi. Çünkü
hayvanlar, inanmadan öküzü en zekileri seçmişler, ama sonra sonra inanmaya
başlamışlardı. Öküzü, yalan olduğunu bile bile, en güzel hayvan seçmişler,
sonradan bu seçim resmileşince kendi yalanlarına inanmaya başlamışlardı...

E böyle olunca, en zeki, en çiftesi pek, en hızlı koşan, en yakışıklı, en
yırtıcı, en düşünür, en iyi koruyan, en büyük hayvan olan öküz, neden
hayvanların başkanı olmasındı?

İşte böylece seçim zamanı gelince, bütün hayvanların oybirliğiyle öküz
başkan seçildi.

Başkan öküz, kendini gerçekten başkan sanarak başkan gibi davranmaya
başlayınca, hayvanlar da bu davranışı karşısında onu gerçekten başkan
sanmaya başladılar.

Hayvanların tarihini yazan gergedan, çağını yazdığı tarih kitabına bu olayı
şöyle yazdı:

"Filler tepişir olan otlara olur... Öyle zaman gelir, güçlüler birbirine
girer, arada öküz bile başkan olur."



*Aziz NESİN *

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap