Bir trajedi ama, komedi tadında, _*“Ele geçirilemeyen kara kutu, şifreleri kırılamayacak şekilde dosyalandı”*_ Cümleye bakar mısınız!? Ele geçirilemediği halde, şifreleri kırılamayacak şekilde dosyalanmış olduğu bilinen ve mahkemede delil olarak kullanılan bir kara kutu. Bundan daha güzel nasıl anlatılabilir. Şarlatanlık, şerefsizlik, yalancılık, iftiracılık, işbirlikçilik, hainlik. Haaaa bir de dindarlık, bütün milletleri kucaklama, tolerans, dinler arası kardeşlik falan var. Yerseniz. Valla bizde yiyen çok ama, sanmayın ki, başkaları yiyor, kanıyor. Onlar ellerini ovuşturarak bekliyor.
Evet, bizim hakimlerimiz, savcılarımız, bunların amirleri, hükümetimiz
içinde bilerek, isteyerek yalan söyleyen, şerefsizlik yapan, iftira
atan, işbirliği yapan, hain kişiler var.
Hayır, hakaret etmek falan değil, gerçekten de böyleler.
Bunların yaptıklarını ifade edebilecek daha kibar, yumuşak bir ifade yok.
Saygılar.
Oraj POYRAZ.
Yılmaz Özdil: Casuslarımızdan kriptolu not!
Yılmaz ÖZDİL
Velev ki…
İsminiz, *Recep Gül*.
Veya,*Abdullah Erdoğan*.
Siidi bulunuyor ve deniyor ki, siidi’de isminiz var, casusmuşsunuz.
*
Rütbe belirtilmemiş.
Görev yeri belirtilmemiş.
Havacı mı, denizci mi?
Sınıf belirtilmemiş.
Fotoğraf yok.
Sadece isim var.
*
İnsan herhalde en önce şunu sorar…*Ne malum o Recep Gül’ün ben olduğum?*
Memlekette, TSK’da benden başka Recep Gül yok mu?
*↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>
Var ama, sensin.
Niye?
Siidi’de isminin yanında
TC kimlik numaran yazıyor!
*
Siz hiç adaşlarıyla karıştırılmasın diye, casuslarını TC kimlik
numarasıyla kaydeden casusluk şebekesi duydunuz mu? Duyun.
*
Tutuklu subay anlattı…
Subayı alıyorlar, subay diyor ki, benimle aynı ismi taşıyan yüzbaşı da
var, başçavuş da var, ne malum benim olduğum? Şırrak diye siidi’deki TC
kimlik numarasını burnuna dayıyorlar… Yani bi tek muhtardan ikametgâh
belgesi
alıp, siidi’ye koymadıkları kalmış!
*
Şimdi sıkı durun…
*
Şebekenin*“dijital”* ortamda hazırlanmış*“kara kutu”*su var. Arşiv
niteliğinde… Bütün bilgiler, belgeler onun içinde dosyalanmış. Üstelik,
gizliliğe kozmik derecede önem verilmiş, son teknolojiyle,
profesyonelce, şifresi kırılamayacak şekilde oluşturulmuş.
*
Küçücük bi pürüzü var.
Henüz ele geçirilmemiş!
*↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>
Ben söylemiyorum,
iddianamede böyle yazıyor.
*“Ele geçirilemeyen kara kutu, şifreleri kırılamayacak şekilde
dosyalandı”* diyor.
*
Cahilliğime verin ama,
*“ele geçirilemeyen delil”*
olur mu birader…
*
Peki, tutuklu subaylar ne diyor? *“İddialar tel tel dökülüyor, somut
hatalar var, ilk duruşmada üzerimize atılı suçları tek tek çürüteceğiz,
tahminimiz o ki, bizim savunmamızdan sonra kara kutu’yu bulduk
diyecekler, savunmamıza göre yeni iddialar türetip, kara kutu denilen
siidi’den çıktığını öne sürecekler, davayı uzatacaklar”* diyor.
*
Tutuklu subaylarla konuştum, benden başka hiçbir gazeteci henüz
konuşmadı. Savcı da henüz basına konuşmadı. O halde, iddianame
yayınlanmadan önce, yandaş medyada çıkan haberlerin kaynağı kim?
*
Kaynak belirtmek zorunda değiliz elbette ama…
Casuslarımızın T37 tipi uçağın hangi yollarla düşürülebileceği bilgisini
sızdırdığını, böylece uçağımızın Suriye tarafından düşürüldüğünü yazıyorlar.
*
Birincisi… T37 dediğin, tırışkadan teyyare, eğitim uçağı, Fantom’la
alakası yok, radara-füzeye filan gerek kalmadan, tüfekle bile
indirebilirsin, hangi yollarla düşürülebileceğinin neresi gizli bilgi?
*
İkincisi… Fantom’un nasıl düşürüldüğünü daha Genelkurmay bile
bulamamışken, nasıl düşürülebileceğini nerden
bulup sızdırdılar?
*↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>
Fotokopi gibi…
Aynı cümlelerle…
Foça’daki patlamayı komutana yıkmaya çalışıyorlar. Halbuki, Foça
komutanı patlamadan bir ay önce içeri tıkıldı. Hapisteyken mi casusluk
yaptı? Hadi yaptı diyelim, kendi birliğini mi patlatırsın? O askeri
aracın her gün o yoldan, yazlıkların arasından geçtiğini kediler bile
biliyor, neresi devlet sırrı? Kaldı ki, orayı patlatan pkk’lı Urfa’da
yakalanmadı mı, itiraf etmedi mi? Ayıbı geçtim, günah değil mi?
*
Neticede…
Kapalı görüş bitti.
Vedalaştık.
Ayrılmadan önce, Maltepe’deki arkadaşlarım gibi, hatıra olarak kitap
hediye ettiler bana… *Subayların kötü bi alışkanlığı var, kitap
okuyorlar. Ve, sizin de okumanızı istiyorlar.*
*
*“Casus”lukla yaftalanan subayların, mutlaka okumanızı istediği kitabın
ismi, İnsanın Anlam Arayışı… Yazarı, Viktor Frankl.*
*↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>
Kapağın içine şu notu düşmüşler: *“Bu kitap, Nazi toplama kamplarının en
acımasızı Auschwitz’ten hayatta kalmayı başararak kurtulan ve daha sonra
yaşadığı tutukluluk sürecini bilimsel yaklaşımlarla ve herkesin
anlayacağı dille kaleme alan, Avusturyalı Profesör Viktor Frankl’ın
eseridir. Yaşadığı haksız zulme, insani direniş sergilemekle kalmamış,
kaleme aldığı bilimsel makale ve kitaplarla Nazilerin toplum vicdanında
insanlık suçlusu olarak yargılanmalarına katkı sağlamıştır. Tarih, bu
tür suçları işleyenlerin, er geç adalete muhtaç olduklarının sayısız
örnekleriyle doludur. Ülkesine, milletine, devletine sadakatle hizmet
etmiş olan bizlerin, alnı ak, vicdanı rahattır. Viktor Frankl’ın
tanımladığı hayatın anlamı, bizler için vatan, millet,
bayrak ve insan sevgisiyle ülkemize sadakatle hizmettir. Sizden ricamız…
Bu kitabı, dikkatle okumanız ve yaşanan sürece bir de Profesör Frankl’ın
penceresinden bakmanızdır. Saygılarımızla, 22.01.2013, İzmir.”
↑↑↑ <#BAS> - ↓↓↓ <#SON>
*
a45UyF587661-201301261023-12
--
You received this message because you are subscribed to the Google Groups
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.
For more options, visit https://groups.google.com/groups/opt_out.
<<image/jpeg>>
