------------------------------------------------------------------------

  *NASUH MAHRUKİ : *HÂLÂ*AKP*’NİN MUHAFAZAKAR DEMOKRAT OLDUĞUNA İNANAN
  KALDI MI?

*24 Ağustos 2017*



*AKP* kendisini Türkiye'ye ve bütün dünyaya muhafazakar demokrat bir
parti olarak tanıtarak yola çıktı ama asla öyle davranmadı. Yeni
Osmanlıcı – muhafazakar ve demokrat bir çizgide olduğunu savundu ama
fırsatını bulduğu her seferinde de radikalleşmekten hiç geri durmadı.
Yeni Osmanlıcılığı o kadar abarttı ki ecdatperestliğe kadar uçurdu.
Bizim ecdadımız mükemmel ve hatasız varlıklardı, hep doğruyu yaptılar ve
söylediler diye abartılmış hikayeler anlatarak, tarihi çarpıtarak iyisi
– kötüsü, doğrusu – yanlışı, azı – çoğu, suçlusu – suçsuzu, güzeli –
çirkini yani insana, topluma ait olan her şeye doğal olarak haiz olan
atalarımızı masal kahramanları gibi yücelterek, oy deposu olarak
gördükleri kendi kitlelerinin beynini yıkadılar ve çağdışı kalmışlığın
getirdiği ezikliklerini ve komplekslerini aşırı ve saldırgan bir
özgüvenle yer değiştirdiler…

Muhafazakarlıklarını İslami değerlere, geleneklere ve yüce Peygambere
saygı ve bağlılık diye gösterdiler ama rüşvet yemekten çocuk tecavüzüne,
çevre ve doğa katliamından sınav soruları çalmaya, zimmetine para
geçirmekten vatana ihanete kadar her tür korkunç suçu işleyenleri,
sadece bizden diye korudular, kolladılar, yargılatmadılar bile.
Demokratız diye kendilerini pazarladılar ama her fırsatta en temel insan
hak ve özgürlüklerini kısıtladılar. Duyulmasını istemedikleri her konuya
yayın yasağı getirdiler. İşlerine gelmeyince her seferinde Twitter,
Facebook, Youtube, Wikipedia gibi dünyanın en büyük sosyal medya ve
internet kanallarını hiçbir yasal dayanağı olmadan yasakladılar.
Cumhurbaşkanı'na hakaret bahanesiyle koca ülkeyi sansüre ve oto-sansüre
mahkum ettiler. Sesini yükselten lise öğrencilerini bile sosyal medya
mesajlarından göz altına aldılar hatta tutukladılar. Oğullarını,
kızlarını, damatlarını, akrabalarını, yedi sülalelerini devletin bütün
makamlarına yerleştirdiler. Çocuklarını başına getirdikleri vakıflara,
devletten ve yerel yönetimlerden sonsuz kamu kaynaklarını peşkeş
çektiler. Şimdi bu kaynaklarla ülkemize şeriat getirmek için bütün
güçleriyle çalışıyorlar…

Kendilerinden önceki hükümetin,*17 Ağustos 1999 Gölcük* Depremi'nin
korkunç kayıplarının yarattığı acı farkındalıkla İstanbul'da ilan
ettiği*500*'e yakın deprem toplanma alanının*400 küsurunu* bile imara
açıp trilyonlar götürdüler. Yine kendilerinden önceki hükümetin,
özellikle büyük şehirlerin depreme karşı dayanıklılığını artırmak
amacıyla kullanılmak üzere oluşturduğu geçici vergiyi keyfi olarak başka
yerlerde kullandıkları yetmediği gibi bir de kalıcı hale getirdiler ve
asla bu fonda toplanan*60 küsur milyar TL*'nin hesabını vermediler.
Depremde insanlarımız ölmesin, mağdur olmasın diye kendilerinden önceki
hükümetin ürettiği bütün kaynakları ceplerine doldurdular. Ülkenin en
hassas noktası, en büyük korkusu depremden bile rant çıkardılar.
Aynısını İşsizlik Fonu'nda da yaptılar, bu fonda biriken*100 küsur
milyar TL*'nin sadece *%10*'u işsizler için kullanıldı, gerisi yine
keyfi ve amacı dışında harcandı. Koca ülkenin inanılmaz kaynaklarını her
fırsatta zimmetlerine geçirdiler. Ülke yoksulluktan kırılırken,*AKP*'nin
kodamanları bizim paramızla dünyanın en zenginleri arasına girdiler…

*AKP*'nin muhafazakarlığı bir yalandır. Bu yaptıklarının hiçbirinin
dinde, İslam'da, hukukta, ahlakta yeri yoktur. Demokratlığı sadece bir
göz boyama ve aldatmadır. Geldikleri günden beridir hırsızlıklarını,
suçlarını ve ihanetlerini örtbas edebilmek için kullandıkları
enstrümanlardır. Yeni Osmanlıcılıkları da, tarihi tahrif eden rezil bir
görgüsüzlükten, uydurma bir yalan dünyadan, gerçeklerden kopuk bir hayal
aleminden başka bir şey değildir. Bunca suçu her seferinde vatandaşın
bilgisinden saklayabilmelerinin sırrı da, kamu kaynaklarıyla zengin
ettikleri yandaş müteahhitlerden topladıkları paralarla oluşturdukları,
kah satın aldıkları kah yeni kurdukları, profesyonel yalancı havuz
medyasıdır. Türkiye'nin yaygın medya gücünün *%80*'ine ulaşan yandaş
medya,*AKP*'yi kurtarmak için, *7*x*24*x*365* nefes almadan yalan
söylemekte ve algı yönetimi yapmaktadır…

*AKP*, Türkiye'de de, yurt dışında da hep yaptığından başkasını söyledi,
anlattı. İçerideki bütün hak ve özgürlük kısıtlamalarına, suçlarına,
yolsuzluklarına rağmen, bu iş için planladıkları havuz medyası sayesinde
ve yüzleri kızarmadan söyleyebildikleri yalanlarla, hem istedikleri
algıyı toplumun yarısının üzerinde yaratmayı hem de Avrupa'yı ve bütün
dünyayı gerçeklerin tam tersine inandırmayı başardılar. Bu sayede
baskıcılıklarını, zorbalıklarını, hak ve özgürlük tanımazlıklarını,
suçlarını uzunca bir süre örtbas edebildiler…

Oysa*AKP düpedüz şeriatçı bir partidir.* Daha geldiklerinin *6*.
yılında, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne saldırıları yüzünden açılan kapatma
davasında, laikliğe aykırı fiillerin odağı olduğu tespit edildiği halde,
Anayasa Mahkemesi'nde sadece*1 oyla* kurtulabildiler. Devlet de millet
de, o gün onca kanıta ve Anayasa'mıza rağmen*AKP*'yi durduramamanın
bedelini ödüyor o günden beridir. Herkesin aklını başına toplaması
gerekir, bu konularda son pişmanlık fayda etmez. Siyasal İslam'ın yıkıcı
ve yok ediciliği hakkında, gözlerimizin önündeki sınır komşumuz İran'dan
ders almak gerekir. İran halkı şeriatçıların geldiğini, gözlerinin
önündeki bütün emarelere rağmen göremediler, belki de inanmak
istemediler ama sonuç değişmedi. Tarihte büyük iz bırakmış güçlü Pers
kültürünün mirasçısı İran, neredeyse*40 yıldır* bağnazlığın, gericiliğin
ve yobazlığın aşırı baskıcı, bütün hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı bir
eziyet ortamında yaşamak ve bir umut mücadele eden çok kıymetli
aydınlarını zorbalığın ve dinci faşizmin acımasız dişlilerinde feda
etmek zorunda kaldı ve yine de şeriatın kıskacından kurtulamadı. Bugün
İranlılar,*40 yıl* geçmişte sahip oldukları özgürlüklerini artık ancak
evlerinde, kapalı, gizli mekanlarda, özel ortamlarda yaşayabiliyorlar,
yakalandıkları taktirde çok ağır cezalar alma pahasına…

*http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/nasuh-mahruki/hala-akpnin-muhafazakar-demokrat-olduguna-inanan-kaldi-mi-1987286/*

 
------------------------------------------------------------------------
a45UyF587661-170825215630 Oraj Poyraz [email protected]
2017/08/26  01:33 6  64  [email protected]

 

Yanlislikla cevirdiginiz bir telefon numarasi hicbir zaman mesgul calmaz
ve biri daima cevap verir.

Yanlis Numara Kurali
Murphy Kurallarindan

Harice karsi hukukumuzu mudafaa ve varligimizi muhafaza icin en birinci
vazifemiz, ne emel beslediklerini hepimizin bildigi bu muzir
nesriyattan, bu haserattan, Kuvayi Milliye den Anadolu yu temizlemektir

(ALi KEMAL, Peyami Sabah, 6.5.1920)

KURTULUSUMUZ

Bir zamanlar yurdumu sarmisti o sulukler
Yurekler keder dolu titriyordu ilikler
Tarihinden suzulup gelen mustafa kemal
Sancagi kaldirinca sasti kaldi gudukler

Istanbul dan yol alip kollarini sivadi
Sirtini kaya gibi milletine dayadi
Ya istiklal ya olum haykirirken yurekten
Bayragi al rengine yeni bastan boyadi

Dusmanlarin sayisi yildirmadi hic onu
Turklerin esareti nasil olurdu konu
Hasta adam diyerek yola cikan devletler
Asla ummuyorlardi boyle bir feci sonu

Icerdeki hainler onune durun derken
Gordugunuz her yerde boynunu vurun derken
O ise hic korkmadan dolasiyordu yurdu
Bastigi her bir yere bin tuzak kurun derken

Kabul edemiyordu yurdunun isgalini
Kaldirmiyordu gonlu perisan ahvalini
(cephelerden cepheye kosup da duruyorken)
Bir daha ciziyordu turklerin eskalini

Amasya, ve erzurum, sivas kongreleri
Yeniden topluyordu dagilan cerileri)
Halkin uyanisindan oyle cildiriyordu
Icerden, disaridan, kin kusan birileri

Yirmi uc nisan gunu ilk meclisi topladi
Milletin gayretini bir kez daha yokladi
Gordu ki kadin erkek genc ihtiyar ve yasli
Hepsi ayni hedefte sevincini sakladi

Ezelden biliyordu turklerin hasletini
Ezdirmezdi dusmana ilini milletini
Iste o zaman dedi bir turk cihana bedel
Bir kez daha gorunce ustun meziyetini

Illeri birer birer cekip kurtariyordu
Kuracagi devletin yolunu ariyordu
Dusmana kucak acan bazi miskin kisiler
Cilgin turkler diyerek gulup (sirtariyordu)

Dilden dile gezerken mustafa kemal adi
Artik goruluyordu kurtulusun miladi
Boluk boluk dusmanlar denize dokulurken
Anladi butun cihan turk yine yikilmadi

Atamiz sayesinde kurtuldu guzel vatan
Dua kildi topraktan kefensiz sehit yatan
Daglar taslar kutlarken turklerin zaferini
(yer yarilsa da girse dusmana canak tutan)

Artik yurdumuzdaki zor gunler bitiyordu
Milletce verilen ders hepsine yetiyordu
Tum dunya bir kez daha tarihin sahnesinde
Turklerin kudretine sahitlik ediyordu

Iste bu zorluklarla kurdu cumhuriyeti
Kadin erkek demeden verdi tam hurriyeti
Muhtac oldugun kudret kaninda mevcut derken
Isaret ediyordu turk teki cesareti

Tarihten biliyordu turk esir yasayamaz
Esaret zincirini boynunda tasiyamaz
Oyle bir ders verdi ki turk u bilmeyenlere
Dunyanin sonuna dek hic kimse unutamaz

Dost dusman hayran kaldi atanin curetine
Nutkunu siper kildi kurdugu devletine
Inanmayan kalmadi askerlik dehasina
O mevla nin lutfuydu sanli turk milletine.

Yilmaz arslan 15.3.2012
30 agustos zafer bayrami icin kendi yazmis oldugum bir siiri hediye ediyorum


Grup eposta komutlari ve adresleri      :       
Gruba mesaj gondermek icin      :       [email protected]
Gruba uye olmak icin    :       [email protected]
Gruptan ayrilmak icin   :       [email protected]
Grup kurucusuna yazmak icin     :       [email protected]
Grup Sayfamiz   :       http://groups.yahoo.com/group/Ozgur_Gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz     :
http://orajpoyraz.blogspot.com/


BitCoin URL: 16496HKpgEEpx1d6t688HiXXdJP5jdA9xo





 

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To unsubscribe from this group and stop receiving emails from it, send an email 
to [email protected].
To post to this group, send email to [email protected].
Visit this group at https://groups.google.com/group/gugukluhayat.
For more options, visit https://groups.google.com/d/optout.

Cevap