Mustafa Hocam,
INETD olarak çok güzel bir görüş hazırlamışsınız. Ancak sizlere
birkaç hususu hatırlatmak isterim.
Karşıda başka bir görüş var ve bu görüş tam anlamıyla bir adı
konmamış "saydam toplumsal linç" yapmaktadır.
Kaynağını çağdışı dogmalardan alan ve bu çağdışı dogmalar ile beslenen
bu görüş, karşımıza malum yeni moda siyasi davalarda,
kadına başta evde olmak üzere hertürlü şiddet,
evde-okulda-kışlada-sokakta dayak ve cinayet, sokakta cop, keyfi üst
aramaları, gözaltı
vs.vs. ve son olarak "güvenli internet" yönetmeliği olarak karşımıza
çıkmaktadır. Kaynağını insancıllık, bilimsellik ve akıldan alan herşeye
"demokrasi" adı altında gözle görülmez ama nesnel yöntemleri ve şartları
apaçık göz önünde olan linç hareketi ile tam hız saldırılmakta
ve yok edilmeye çalışılmaktadır. Malum çoğunluk bundan büyük bir
memnuniyet duyarak bu siyasal harekete artan desteklerini sunarak, bu
linç hareketini
daha da azdırmaktadır. Dolayısıyla, yukarda belirttiğim şartlar göz
önüne alındığında. INETD görüşü çok değerli ve geçerli bir görüş olup,
buna karşılık uygulanabirliği bulunmayan ve bir avuç insan dışında geniş
kitlelerce kabul görmeyecek ve ilgilenilmeyecek bir duyuru olacaktır.
On 08/13/2011 02:53 PM, Mustafa Akgul wrote:
> BTK ve İnternet Kurulu Katilimci, Saydam, Bilimsel olmalı ve İnterneti
> Savunmalıdır!
>
> Bilindiği gibi 22 ağustosta uygulanması planlanan “Güvenli İnternet”
> yönetmeliği kozmetik değişikliklerle 3 aylık bir deneme süresi sonrasında
> uygulanmaya başlayacaktır.
> Uygulamayı “Sansür” olarak niteleyen ve 15 mayısta bütün Türkiye'de protesto
> yürüyüşü yapan binlerce yurttaşın görüşleri her zamanki gibi göz ardı
> edilmiştir.
> Ana görevinin İnternetin önünü açmak olması gereken BTK ve İnternet
> Kuruluna, sansürü değil, interneti savunmaları gerektiğini hatırlatıyor, ve
> onları saydam, katılımcı ve bilimsel çalışmaya davet ediyoruz.
>
> 5651 nolu yasanın getirdiği BTK'nın katalog suçlar kapsamında
> değerlendirdiği webler için uyguladığı yargısız infaz'ın mevcut anayasamıza
> bile aykırı bir hukuk faciası olduğu
> belirtir; getirilen yeni yönetmelik bunu genişletecek ve muhtemelen bir
> “İnternet Muzır Kurulu”nun ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
>
> “Güvenli İnternet” yönetmeliği, böyle bir uygulamanın etki ve sonuçlarını
> inceleyen bir yapılabilirlik raporu hazırlayarak, bu raporun açık ortamlarda
> bütün tarafların katılımı ile tartıştıktan sonra katılımcı bir şekilde
> yapılması gerekirdi.
> Daha önce 5651 hakkında 2 kere geniş katılımlı çalıştaylar yapıldı; ortaya
> çıkan sonuçların hiç biri uygulanmadı.
> Bu seferde, bu yönetmeliğin yapılmasına müdahale etmiş olması gereken
> İnternet Kurulu, Bakanın önerisi üzerine bir çalıştay toplamış, ama
> İnterneti savunmak yerine BTK'nın halkla ilişkiler ekibi olarak çalışmayı
> seçmiştir.
> Ortaya çıkan yönetmelik, zaten interneti anlamayan bir felsefenin ürünü olan,
> “yurt içi” profilin kalkması, ve BTK'ye olur veren “İnternet Muzır Kurulu”
> olması endişesini barındırdığımız, “Güvenli İnternet Hizmeti Çalışma Grubu”
> dışında bir yenilik getirmemektedir. Çalışma Kurulu, ilkeleri belirleyecek,
> listeleri BTK oluşturacaktır.
>
> Çalışma Grubu yönetmeliği belli değildir, ve ilkeleri belirtilmemiştir.
> Bürokratik ağırlıklıdır, üyelerin nitelikleri yeterli detayda
> belirtilmemiştir.
> Sansür uygulamasına eleştirisel bakacak unsurlar dahil edilmemiştir.
> İnternet Servis Sağlayıcıları, Girişimcileri ve yurttaşı/tüketicileri temsil
> eden örgütler Çalışma Grubuna dahil edilmelidir.
> İnternetin gelişen boyutlarını bilen ve temsil eden, iletişim, oyun, sosyal
> medya gibi alanların uzmanların dahil edilmesi gerekirdi. Sosyolog, psikolog
> ve pedagoji uzmanlarını, bu konularda önde gelen sivil toplum örgütleri
> eliyle seçilmesi, doktoralı ve konularda araştırma yapıyor olması, ve öz
> geçmişlerinin kamuoyu denetiminden geçmesi, internetin temsil ettiği, AB
> Standardı yönetişim ilkeleri gereğidir.
> Bu Çalışma Grubu, saydam bir şekilde çalışmalı ve kamuoyuna açık ortamlarda
> bilgi vermelidir.
>
> Güvenli İnternet İstenmeyen içeriği yasaklamakla sağlanamaz !
>
> Güvenli İnterneti, internetdeki sakıncalı bulunan içeriklere erişimi
> engellemekle eşdeğer gören bir anlayış, interneti kavrayamayan bir bakış
> açısının yansımasıdır. İnternet devrimsel bir değişmedir; sürekli gelişen,
> değişen uluslararası bir olgudur. İnternetde zararlı bulunan içerikle
> mücadelenin yanında, internetin gelişmesini engellemek endişesi gözününe
> alınmalıdır. İnternet güvenliği, karmaşık, ciddiye alınması gereken, ulusal
> strateji gerektiren bir konudur. Güvenli internet, tüm yurttaşları, tüm
> firmaları ve kurumları ilgilendiren, sürekli eğitilmesi, kamuoyunun
> bilgilendirilmesi gereken bir konudur.
>
> Ülkemizin, internet ve bilişim eğitimi konusunda tutarlı ve kapsamlı bir
> planı, politikası olduğunu söylemek mümkün değildir. İlkokullarda verilen
> bilgisayar eğitimi azaltılmakta, seçmeli hale getirilmekte, Fatih Projesiyle
> Bilgisayar laboratuvarları kapatılmaktadır. Bizim temel bilişim ve internet
> kültürünü tüm topluma vermenin çok ötesinde, her gence Bilgisayar biliminin
> temellerini, değişen seviyelerde tüm öğrencilere vermemiz gerekir. Türkiye
> iyi bir kullanıcı olmanın çok ötesini, Bilgi Toplumu olmayı hedeflemelidir.
>
> Filtre Bir Haktır, Devlet Yaparsa Sansürdür
>
> Bireylerin istemedikleri nesnelerin görünmesini engellemesi bir yurttaşlık
> hakkıdır. Ama, Devletin vatandaşlarının neyi görüp/göremiyeceği belirlemesi,
> beyaz ve kara liste hazırlaması, bunu bürokratik bir kadronun yapması,
> sansürdür. Demokratik hukuk devletinde kabul edilemez. Buna uygun mevzuatın
> olması, devlet filtresinin hukuk dışı olması gerçeğini değiştirmez.
> Devletin, bir bürokratik kadro yoluyla, yargılama ve mahkeme kararı olmadan,
> internet web sitelerini yasaklaması, ülkemizin taraf olduğu uluslarası hukuk
> kurallarına aykırıdır. BTK, ticari kurallar koyduğunun farkında değildir.
>
> Bugün dünya üzerinde 460 Milyon web vardır. BTK hangi insan gücüyle,
> hangi bilimsel yetkinlikle, hangi demokratik yetkiyle bu 460 milyon web
> arasında beyaz ve kara liste oluşturacaktır. Ortaya çıkacak haksızlıkları
> nasıl telefi edilecektir?
>
> Çocuk profili, çocukların girebileceği web adresleri listesidir.
> Ülkedeki, değişik sosyo-kültürel grupları farklı gelişme seviyesindekilere
> nasıl hitap edecek? Hangi dilleri esas alacak ? Çocuk profilinin pedofiller
> için bir av ortamı olması tehlikesinin sorumluluğunu alacak mı ? Gençler,
> bilgisayar konusunda ana babalardan daha yeteneklidir. Şifreleri kırıp, ana
> babalarını atlattıklarında, BTK ana babalara ne diyecektir. BTK bu konuda
> bir şeyler yapacaksa, MEB ile işbirliği yapıp, Türkçe içeriğin artmasına
> katkıda bulunsun, portallar oluşmasına yardımcı olsunlar. Kişisel
> bilgisayarlarda kullanılabilecek filtre yazılımları açık kaynak olarak
> üretsin, yarışmalar yapsın, ortaya çıkan iyi seçenekleri ücretsiz dağıtsın,
> eğitimlerini versin. Ana Babaları bu konuda eğitimine katkıda bulunsun.
>
> Devletin ne usulle olursa olsun, mahkeme kararı olmadan, beyaz ve kara liste
> oluşturması yanlıştır. Esas olan yurttaşın kendi listesini kendisinin
> belirlemesidir. Devlet, Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversiteler öneriler
> oluşturabilir. Yurttaşın özgür iradesiyle kendi filtresini belirlemesi
> esastır. Demokratik, hukuk devletinde işin doğrusu budur.
>
> Özel sektör ücreti karşılığında filtre seçenekleri sürebilir. BTK'nın
> görevi bunu teşvik etmektir. Deli dumrul felsefesiyle bu hizmeti ücretsiz
> verilmesini emretmesi, liberal ekonomi ilkelerine terstir. Devletin,
> yurttaşı eğitmesi, ona alternatif yazılımlar dağıtması anlamlıdır. Ama,
> kendi belirlediği tek tip listeleri dayatması demokratik ve hukuki değildir;
> hukukun evrensel ilkeleri ve ülkemizin imza attığı uluslararası anlaşmalara
> karşıdır.
>
> Filtreleme Dünyanın Terk Ettiği bir Uygulamadır!
>
> Filtreleme ile istenmeyen içeriği engelleme arzusu çok eskidir. Ama, bugün
> BTK'nın önerdiği yöntemi uygulayan hiçbir gelişmiş demokrasi yoktur. Son
> yayınlanan AGİT raporu bunu belgeliyor. Türkiye 5651 ile dünyaya örnek
> olmaya soyunmuştu. 5651 ile başlayan Türkiye'nin İnternetle savaşı,
> “DonKişot, Devekuşu ve Harakiri” metaforları ile anlattığımız trajikomik bir
> hale dönüşmüştür. En trajik olanın ise, 2.5 yıl süren Youtube yasağının, bir
> devlete yakışmayan, “hülle” ile çözülmesidir. Yıllardır yasağa neden olan
> videolar, hala duruyor; mevzuatta aynen duruyor; ama biz hukuk mevzuatını
> kandırmanın yolunu bulduk.
> Bu filtreleme de benzeri trajedilere gebedir.
>
> Sorunun çözümü insanı temel alıp, diyalog, öğrenme ve kendini geliştirmekten
> geçiyor. Devletin yasakçı refleksinden kurtulup, insana güvenen, fikir ve
> ifade
> özgürlüğünü temel alan, farklı ve aykırı düşünceleri yeşerten, bir toplum
> yaratmaya çalışmalıyız. Merakı, bağımsız davranmayı, sorumluluk almayı,
> sorgulamayı, girişimciliği teşvik etmeliyiz. Bilgi Toplumunun bireyleri böyle
> bireyler olacaktır. BTK'nin temsil ettiği sansürcü bakış açısı, Türkiyenin AB
> projesiyle, dünya ile bütünleşme çabalarına, "bu ne perhiz, bu ne lahana
> turşusu" dedirtecek kadar ters düşmektedir.
>
> BTK'nın bu sansürcü refleksi sürdürmesinin en büyük zararı, İnternet
> gündemimizi bu tür göreceli marjinal konular almasıdır. BTK'nın ana işi
> olan, telekom ve internet sektöründe adil rekabetin olmayışını artık
> tartışmıyoruz bile. Ülkemizin Bilgi Toplumu Stratejisi, uygulamaları,
> Bilişim İnsan gücü eksiği, temel bilişim eğitimi gibi konuları, e-devlet
> uygulamalarını, bilişimin stratejik önemini, özgür yazılımı, internet ve
> demokrasiyi tartışmamızı engelliyor.
>
> Bilgiye erişim ve İnternete erişim artık anayasalara giren temel bir
> yurttaşlık hakkı haline gelmekte. Bütün dünyada geniş kitleler, bilgiye
> erişim, saydamlık, katılım ve refahtan pay istemektedir. İnternet bunun
> ortamını sağlamaktadır. Gelişmiş demokrasi için sansürsüz internet bir ön
> koşuldur. Ülkemiz, dünya Bilgi Toplumu yarışında geriye düşmektedir.
>
> Gelin, İnterneti kendimizi geliştirmek, birbirimizi anlamak, daha
> katılımcı, saydam bir toplum oluşturmak, toplumsal denetimi artırmak,
> demokrasimizi geliştirmek, ülkemizi geliştirmek için kullanalım! Uygulanan
> yasaklar ve getirilmeye çalışılan filtreleme sistemi, demokrasimizin gelişme
> düzeyi ve ülkemizin Bilgi Toplumu düzeyini belirleyecektir.
>
> İnternet Yaşamdır, Sansürlenemez!
>
> Mustafa Akgül, İnternet Teknolojileri Dernegi
>
--
http://neovo.org/lkd-liste/
_______________________________________________
Linux-sohbet mailing list
[email protected]
https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet
Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php