Celalettin Bey! Merhba,
Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar misali, pardus ortamındaki arkadaşlarımın hoşgörüsüne sığınarak haddimi aşıyor ve aşağıdaki iletiyi kaleme alıyorum. Yaklaşık yedi ay önce yeni aldığım bilgisayarıma pardus kurmaya kalktım. İndirmeyi başaramadım. CD göndermelerini istedim. Gelen cd'yi makineye taktım. Kendi kendine kuruluverdi. yalı, pisi, kedi, kde beni hiç ilgilendirmedi. Sık kullandığım programları panele ekledim. Masaüstüm bom boş duruyor. Firefox ile internete bağlanıyorum, üstelik bekleme falan olmadan. Hemen yanında kontack ile elmeklerimi takip ediyorum. K3b ile cd, dvd yazdırıyorum. Pek anlamadığım bir konu ama Kwrite ile web sayfası yapmaya çalışıyorum. Hani Mekke'ye ulaşması zor olsa da yolunda ölmeye razı karınca misali. Dosya yöneticisi ile hemencecik ulaşıyorum dosyalarımı. Kickoff uygulamasını çalıştırmadan. Yanında amarok duruyor. Ogg kullanarak yüklediğim müzikleri dinliyorum ara sıra. Dünya haritası ile hesap makinesi yan yana duruyor.. Şaban Kuş isimli arkadaşımızın yazdığı "gimp derslerininin" çıktısını aldım. Bilgisayarımın yanında duruyor. Fırsat buldukça gimp antrenmanları yapıyorum. Bir şey taramam gerekirse gimp'in hemen yanındaki skanlite 'a tıklamam yetiyor. Microsoft officede yaptıklarımı openofficede rahatlıkla yapabiliyorum. Üstelik ( vrsa bile ben bilmiyorum-sembol ekle dışında) wordde yazamadığı üzerinde "şapka" ve" tire" bulunan Türkçe sesli harfleri; (ki bu sıralarda sık sık yeri geliyor)... Mescidde riyâ-pişeler itsün ko riyâyı, Mey-hâneye gel kim ne riyâ var ne mürâyî. örneğinde olduğu gibi rahatlıkla yazabiliyorum. Paneldeki diğer ikonlar zaten panelle birlikte gelenler. Bir de sona eklediğim" Uygulama çalıştırıcısı" var ki o da çok işime yarıyor. Sağı solu fazla tıklamadan paket yöneticisine hemen ulaşabiliyorum. Konsola bile inebiliyorum, bildiğim tek komut olduğu için sırf iş olsun diye (su/parola/pisi up) komutlarını vererek paketleri günceliyorum. Hepsi güncel ama olsun. Ara sıra özgürlük için sayfasına göz atıyor, parduswikiyi rasat ediyorum. Bilmediğim uygulamaları denemeye çalışıyorum. Velhasıl günlerim böyle geçiyor. Ufak tefek şikayetlerim dışında şimdilik her şey yolunda gidiyor. Unuttum. Panele clamtk'yı da ekledim. Antivirüs programın yok demesinler diye. Geçenlerde derin tarama seçeneğinde "dosya sistemini" seçtim. Hayli uzun süren tarama sonucu windowsun yüklü olduğu disk bölümünde virüs olduğunu saptadı, silmeyi beceremedim ama rahatsız olmak bir yana memnun olduğumu bile söyleyebilirim. Pardusla virüs bir arada olamıyorlar tıpkı aşkla akıl gibi. Yazdıklarımı muhtemelen biliyorsundur. Benim pardus hastalığım pardusla ilgili ilk haberin çıktığı yıldan beri sürüyor. Pardus 1.0 cd'sini saklıyorum. Çerçeveletip duvara asacağım ama asıl önemli olan sebep, Erkan Tekman'ın en az Bill Gates kadar yetenekli, ekibinin silikon vadisi çalışanları kadar becerikli olduğuna dair inancımdır. Son olarak Pardus ekibinin arkasında kişi başına geliri ortalama 30000 dolar, okuma yazma oranı %100, nüfusu 300 milyon olan bir ülke olsaydı pardusla windowsu değil windowsla pardusu mukayese eder olurduk gibi geliyor bana. Windows illetinden kurtulalım... sağlıklı uzun ömür dileklerimle... Hasan Not: Bu yazı size bir şeyler önermek-öğretmek yerine derdinizi paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Pazar 26 Aralık 2010 günü (saat 00:17:59) celalettin sugurtin şunları yazmıştı: > Bir kaç yıldır kullanmaya çalışıyorum, fakat hala bir duygusal bağ > kuramadım şu Pardus ile. Özgür yazılım sevdasıyla bilgisayar kasasını > kucaklayıp bulunduğum yere 300 km uzaklıktaki Mersin'e kadar gidip, elimde > internetten bulduğum bir takım kişilerin adreslerini aradım, linux > yükletirim diye. Gördüm, ki, o özgür yazılım sevdalıları da meğer "findos" > tarafını çoktan geçmişler, vazgeçmişlerdi davalarından. Sevmeye çalıştım, > ama yine de içimde öbür tarafa bir meyil oldu. Programların isimleri > farklı farklı. Bir program açıyorsun, tam arzu ettiğin şeyi yapamıyorsun. > Çok basit bir örnek: bazı arkadaşların ifadesiyle "findos" diye > küçümsedikleri bölümde bir metin oluştururken aksanlı karakterleri seri > olarak yazabilmek için yazan kişi/ler komut ataması yapmışlar, bununla da > yetinmeyip demişler ki, ben bunu atadım, eğer sen daha pratik bir şey > bulduysan onu da sen yap. Bak, şu kutucuğu görüyor musun, işte sen, arzu > ettiğin özel karakteri hangi tuş kombinasyonuyla yapabiliyorsan, imleci bu > kutunun içine tıkla, sonra da sana kolay gelen tuş kombinasyonunu buraya > tıkla. Ben onu anlarım demişler. Ben de öyle yaptım, hiç problemsiz olarak > yazıyorum. Örneğin, ben F klavye kullanıyorum, fransızca metinleri de > seri olarak yazabiliyorum. Bu yöntemle yazma ahengimi bozmadan, > Fransızca'daki üzerinde geriye yatık aksan olan è karakterini yaparken > alt+ctrl (sol elle) ve sola yön tuşu (sağ alle) rahatlıkla yapıyorum. Bunu > bizim tarafta yapmak ne mümkün. Daha geçen gün bu konuya temas eden bir > mesaj vardı. Her taraftan ayrı bir öneri gelmişti, ama sonuç hiç başarılı > değildi. Yazıcı kuruyorsun, yazıcı çalışmıyor. Siz hp yazıcı varsa hemen > print out yapıyorum, ilgi çekioyorum mealinde bir şeyler yazmışsınız. Ya > orada hp yazıcı yoksa ne yapacaksın? Bir atımlık barutun var, o da > ıslanmışsa ne atacaksın? Takılan bir aygıt otomatik olarak açılmıyor. > 2009.2 biraz bir şeye benziyordu, ama o da bir kenara atılıp tekrar > sıfırdan bir program yapılmaya kalkışılıyor (Pardus 2011) , mesajlarda > bahsedilen iç karartıcı sorunlar benim bütün ümitlerimi kırdı, olmayacak > sanırım. Daha şimdiden bir fiyasko. Aldım bir "findos" aslanlar gibi > kullanıyorum. Pırıl pırıl ekran, sıradan bir kullanıcı olarak > yapabileceklerimi rahatlıkla yapıyorum. Güvenlik de biraz artırıldı. > önceki sürümler gibi minik bir esintide uçuverip gitmiyor. Adamlar > yapmışlar. Benim gibi bir bilgisayar cahilinin anlayacağı dilden. Programı > anlamak için elimde linux komutları sözlüğüne, programların hangi program > geliştirme programıyla yapıldığını bilmeme gerek kalmadan... > Profesyoneller. Elbette bunun için lisans/telif isteyecekler. Şanlıurfa'da > çalıştığım yıllarda bir bölgesel atasözü öğrenmiştim:"ekmeği ekmekçiye > ver, yerse de yarısını kendisi yesin, yakarsa da kendisi yaksın" şeklinde. > Son sözüm, kullanmaya çalışıyorum, karşılaştığım sorunlardan, > karşılaştığım prgram yetersizliklerinden ya da kendi yetersizliğimden > yoruluyorum; sevmeye çalışıyorum, sevemiyorum. YHT (Yüksek hızlı tren) > varken kara tren ile gitmek istemiyor canım(ız). Bir internet sayfasını > tıklıyorsun, bekliyorsun, bekliyorsun, bekliyorsun. Öbür tarafa geçiyorum, > tıklıyorum, ve sayfayı okumaya başlıyorum. Şu özgür yazılım denilen, milli > olduğu iddia edilen, şu veri güvenliği konusunda iddialı olunan Pardus'un > benim gibi cahillere hitap edeni yapılmayacak mı? Bakın, piyasada mobil > telefonlardan en çok rağbet edilen bir marka var, adının N. olduğunu > söylememe gerek yok. Her düzeydeki insan rahatlıkla kullanabiliyor. > Diğerleri çok özelliklerle dolu, ama kullanması zor. Şu üç günlük dünyada > kendimizi niye kahrediyoruz ki? Otomatik vites varken niye manüel vites > kullanıyoruz, ya da kullanmamız öneriliyor? Yoksa Pardus/linux > geliştiricileri otomatik vites yapamıyorlar mı? Not: bu yazıyı hiç bir > ekibi ya da kesimi tahkir etmek için kırmak için yazmadım. Bir tarafta > geniş kesimlere hitap eden bir işletim sistemi varken, onu yapanlardan > belki daha bilgili geliştiricilerimiz varken, neden o eleştirdiğimiz > işletim sistemi kadar kolay kullanımlı birini yapmıyorlar diye üzüldüğümü > dile getirmek için yazıyorum. Ben ne anlarım PİSİ den, KEDİ den. ben ne > anlarım YALI' dan, KONAK'dan. Doğru düzgün, kullanıcının anlayacağı > isimler verilse ne olur sanki. > > > > > From: [email protected] > To: pardus-kullanicil...@pardahatlıkla yazabiliyorumus.org.tr > Date: Sat, 25 Dec 2010 17:24:17 +0200 > CC: [email protected] > Subject: Re: [Pardus-kullanicilari] korsan yazılım > > > > > > > > > > Hüsrev Bey, ağzınıza sağlık. > > Ozan Aydın > Tilkinin Dilinden > > Cumartesi 25 Aralık 2010 günü (saat 14:36:04) Husrev şunları yazmıştı: > Serdar bey, kaynaktaki linke konuyla ilgili yorumumu yaptım, > moderasyon onayı bekliyor. Onaylanacağını pek sanmadığımdan bir > kopyasını listemize göndermek istiyorum. > > Korsan yazılımın var oluş nedeni tekelciliktir. Apple'ın da işletim > sistemi var, onun korsanı piyasalara çıkıyor mu? Çıkmıyor. Çünkü Apple > insanları kendsine mecbur bırakacak tekelciliği sağlamış bir firma > değil. Microsoft, kârını maksimize etmek için, herkesi windows > bağımlısı yapmak için elinden geleni yaptı. Piyasada kendisine rakip > çıkmaması için piyasanın el verdiği her türlü hamleyi yapmıştır. > > Bugün bir bilgisayar satıcısına girip laptop almak istediğinizde > Microsoft'a para vermeden çıkabiliyor musunuz? Bir bilgisayar alırken > siz, kimse size hangi işletim sistemini kullanmak istiyorsun dedi mi? > Durum bu şekilde olunca, insanlar sizinkinden başka işletim sistemi > görmemişken (yani siz onları bağımlı etmişken) insanların başka bir > işletim sistemi kullanabilmeleri ne kadar mümkün? Su, ekmek gibi > ihtiyaç olmuş bi ürünü almaya para yetiremeyenlerin korsanını > kullanmasına ne diye şaşarsınız? Doğru bir davranıştır demiyorum, > ancak ücretini ödemeye parası yetmeyen insanların korsan windows > kullanmasına şaşırmam, arkadaşımsa ayıplamam. > > Aynı lisansı aynı kişiye defalarca satmanıza ne demeli? Ben şahsım > olarak 2 XP, 3 Vista, 1 Windows 7 lisansı satın aldım. Aynı vista'ya 3 > kere para ödememin mantığı nedir? Eski laptop'uma Ubuntu kurdum. > İşletim sisteminin nasıl olması gerektiğini gördüm. Yeni bir laptop > daha almak istediğimde, elimde müsait bir lisansım olmasına rağmen > bana niye zorla aynı şey tekrar satılıyor? > Sırf verilen para değil problem olan. Bu yazılımın kurulumunu > tamamlamak için 5 sayfalık bir kullanıcı sözleşmesini okuyup anlamanız > ve kabul etmeniz gerekiyor. Peki bu 5 sayfayı okuyup anlamak ortalama > bir insanın ne kadar vaktini alır? Bu lisanstaki bazı maddeleri kabul > etmeyen adamın bu yazılıma verdiği parayı nerden geri alması gerekir? > Siz hangi ürünü alırken ürünü olduğu gibi BÜTÜN HATALARIYLA birlikte > aldığınızı belirten bir sözleşmeyi imzalarsınız? > > Bütün bu sorular böyle cevapsızken, Microsoft kusura bakmasın ama > hediye verseler işletim sistemlerini kullanmam. (ki şu anda okuduğum > üniversitenin lisansından ücretsiz faydalanıp istediğim Microsoft > ürününü kullanma imkanım varken hiçbirini kullanmıyorum, çünkü ben > Windows'tan başka işletim sistemleriyle de tanışma şansı yakaladım.) > > --- > Hüsrev Özayman > [email protected] > _______________________________________________ > Pardus-kullanicilari e-posta listesi > Listeden çıkmak için > http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini > kullanın. Listeye iletmek istediğiniz soruları > [email protected] e-posta adresine gönderin. Liste > mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web > sayfasına gidin. > > > > _______________________________________________ Pardus-kullanicilari > e-posta listesi Listeden ��kmak i�in > http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini > kullan�n. Listeye iletmek istedi�iniz sorular� > [email protected] e-posta adresine g�nderin. Liste > mesajlar�nda arama yapmak i�in http://liste.pardus.org.tr/arama web > sayfas�na gidin. _______________________________________________ Pardus-kullanicilari e-posta listesi Listeden çıkmak için http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini kullanın. Listeye iletmek istediğiniz soruları [email protected] e-posta adresine gönderin. Liste mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web sayfasına gidin.
