2010/12/26 Hasan Bektaş <[email protected]>: > Erkan Tekman'ın en az Bill Gates kadar yetenekli, ekibinin > silikon vadisi çalışanları kadar becerikli olduğuna dair inancımdır. > Son olarak Pardus ekibinin arkasında kişi başına geliri ortalama > 30000 dolar, okuma yazma oranı %100, nüfusu 300 milyon olan bir > ülke olsaydı pardusla windowsu değil windowsla pardusu mukayese > eder olurduk gibi geliyor bana.
Hasan abi, bu konuda sanırım bütün liste size katılıyordur. Bunun dışında yaşadığınız zorlukları listedeki herkesin yaşadığını da biliyorum. Hatta zaman zaman ürünün kullanımının zor olduğunu ifade etmemek için yaşadığınız zorlukları alçakgönüllülükle şahsınıza mâl ettiğinizi de liste sakinleri görüyordur. Oysa ki linux türevlerini kullanmak hakikatten sabır ve uğraş isteyen bir iş. Her ne kadar biz insanlara kullanımı çok kolay desek de, bizim için kolay olan ilk başlayanlar için kolay değil. Bilgisayar benim ekmek teknem. İlköğretim 8. sınıfta arkadaşlar internet kafelerde Counter-Strike oynarken ben evde HTML, PHP, Hacking gibi şeyleri araştırıyor, ICQ hackliyor, meşhur PHP scriptlerinde ufak değişiklikler yapmaya çalışıyordum. Windows bağımlılığı kapacak kadar uzun süre kullanmadığım halde, herhangi bir linux sistemi bir iki haftadan uzun süre kullanabildiğimi hatırlamam. Yaptığım şey sürekli olarak, CD'den çalışan bir linux türevini açıp komut satırını açıp, cd, ls gibi komutlarla gezinmek, sağdan soldan bulduğum exploit denilen şeyleri derlemeye/çalıştırmaya çalışmak, sonra da canım sıkıldığında reset atıp Windows'a dönmekti. Lise'de bilgisayarla olan etkileşimim yatılı okumam nedeniyle biraz azaldı. Hafta sonu eve döndüğüm zaman da Linux türevlerini deneyecek kadar vaktim olmuyordu bilgisayarda. Üniversitede bilgisayar mühendisliği kazandığımdan beri, c ve türevleriyle ilgilendiğim için Linux'u geliştirme ve derleme amaçlı olarak kullanmaya başladım. Artık kendi laptopum da olduğundan Dual-Boot dediğimiz, açılışta soran çift işletim sistemli kurulumu yapabilmiştim. 3-6 ay gibi periyotlarla yeni bir linux dağıtımı deniyordum. Pardus da bunlardan biriydi. Ancak ben suse/linux'tan daha çok hoşlanıyordum. Tabii ilköğretimde CD'den çalışan linux olarak Knoppix olduğu için Linux'a KDE üzerinden alışmış oldum. Bu beni uzun süre Ubuntu'dan uzak tuttu. Linux tarafında geliştirme yaparken canım sıkılıp oyun oynamak istediğimde Linux oyunlarını keşfettim. İhtiyaç duydukça diğer programları merak ettim, buldum. Ama bir sürücü bulup kurmak için hiç uğraşmadım diyebilirim. Çalışmayan bir donanıma ihtiyaç duyduğumda yaptığım şey Windows'a geçmek oluyordu. Zaman ilerleyip ben Linux'un oyunlarına, ofis programlarına, komut satırına, paket yöneticisine alıştıkça, Windows tarafında geçirdiğim vakti azaltmak için donanımlarıma sürücü bulmaya başladım. İlk başta çok zordu ama zaten zaman ilerledikçe (laptopum yaşlandıkça) donanımlarının da sürücüleri Linux tarafında çıkmış oldu. Ubuntuyla ilk tanışmamdan beri windowsla çok vakit harcamaz oldum. Özellikle Hackintosh (Mac OS/X'in Apple olmayan bilgisayarlara kurulma yöntemi) ile tanışıp, hem Adobe ürünlerini, hem Microsoft Office'i, hem de birçok açık kaynak programı çalıştırdığını ve komut satırının (uçbiriminin) Linuxtakiyle çok benzerlik gösterdiğini görünce çok hoşuma gitti. Şu anda, uzun seneler dual-boot ile kullanarak öğrendiğim Linux, benim için Windows'un yerini tamamen almış durumda. 4-5 aydır makinemde Windows işletim sistemi yok. Adobe ürünleriyle çok önemli işim olduğu zaman Hackintosh'umu açıyorum, işimi orada görüyorum, onun dışında bütün donanımımı Windows'tan daha iyi bir şekilde Ubuntu zaten tanıyor. Şunu görüyorum, senelerini verip Linux sistemlere alışan kişiler, kendilerinden sonra gelenler aynı sıkıntıları yaşamasınlar diye dökümanlar yazıyorlar. Ancak şöyle bir durum var ki, siz bir probleme çözüm araken bir sürü yöntem deniyorsunuz ve denediğiniz her yöntemde yeni birşeyler öğreniyorsunuz. Ancak yazdığınız makalede sadece çözüme götüren yolu yazıyorsunuz. Evet makalenizi okuyan kişiler problemlerine daha çabuk çözüm getiriyorlar ancak yılların size verdiği tecrübeyi bir yudumda içebilmiş olmuyorlar. Benim önerim Linux kullanmaya çalışmak sizde stres yapmasın, sevmekten ziyade nefret etmeye başlamayın. Fanatikliğin alemi yok, bir süre çift işletim sistemi kullanın. Linux kullandığınız zaman zevk almak olsun amacınız, yeni birşeyler öğrenmek olsun. İşleriniz aksamasın, yapmanız gereken önemli işler varsa, vaktiniz kısıtlıysa, alıştığınız ortamda yapın. Ayıp değil. Daha sonra geniş vaktiniz olursa benzer bir şeyi Linux'ta nasıl yaparım diye bakının. Bu şekilde Linux'tan bıkmadan Linux'a alışabilirsiniz. Ayrıca illa tek Linux dağıtımı size uyacak diye birşey yok. Projenin geliştirilmesinde Türk'ler çalışıyor diye, Pardus'a bir öncelik vermek güzel birşey ama, karakterinize uyan o değilse kendinizi zorlamamalısınız bence. Diğer dağıtımlara da bir şans verin. Suse olsun, Fedora olsun, Ubuntu olsun, Linux Mint olsun, bunlara da birer şans verin derim. Ubuntu bugün diğer dağıtımların toplamı kadar kullanılıyor neredeyse. Özellikle Ubuntu Projesinin arkasındaki beyin Mark Shuttleworth'un hayatı (http://en.wikipedia.org/wiki/Mark_Shuttleworth) okunmaya değer. Biraz özele inersek, Hasan abi'nin bugüne kadar olan çabalarını hep izledim listede ve kendisinin şu birkaç ayda benim 2-3 senede aldığımdan çok yol aldığını görüyorum. Bunu da Linux'ta ısrar etmesine bağlıyorum. Ama görüyorum ki son zamanlarda bu ısrar onda bir bıkkınlık oluşturmaya doğru gidiyor. Hasan abim, (ağabeyim deseydim Türkçe'yi doğru kullandım diye daha çok sevinirdiniz herhalde ama böylesi daha samimi oluyor.) Linux'u işleriniz için değil eğlence için kullanmaya başlarsanız daha çok seversiniz bence. Ayrıca sınavlarım bitsin, siz de isterseniz birgün bir yerde buluşup size elimden geldiğince yardımcı olmak istiyorum. İstanbul'da oturuyorum, tahmin ettiğim kadarıyla siz de İstanbulda oturuyorsunuz. 4 hafta sonra bana hatırlatın görüşelim : ) Çok düzensiz yazdım. Çok genelden çok özele geçtim. Liste kurallarının bir kısmını ihala ettim. Kusuruma bakmayın. Umarım bu gönderim de Google'da adımı yazınca ilk karşıma çıkanlardan olmaz : ) Hüsrev Özayman _______________________________________________ Pardus-kullanicilari e-posta listesi Listeden çıkmak için http://liste.pardus.org.tr/mailman/listinfo/pardus-kullanicilari adresini kullanın. Listeye iletmek istediğiniz soruları [email protected] e-posta adresine gönderin. Liste mesajlarında arama yapmak için http://liste.pardus.org.tr/arama web sayfasına gidin.
