Merhaba Deniz bey, Durumum inter-aktif forumlarda tartışma yürütmeye uygun değil. Bu nedenle bazen gerekli görsem bile eleştirilere cevap veremiyorum. Ancak sizin eleştirinize konu olan yazıyı ben kendim (moderatörlerin yönlendirmesiyle) bu foruma astığıma göre, birkaç noktaya değinmekten başka yapılacak bir şey yok. Kendi düşen ağlamaz demişler. Makaleyle Merkez-Çevre teorisinin Türkiye gerçekliğini izah ettiğini düşündüğüm yolunda bir izlenim vermişsem derdimi iyi anlatamamışım demektir. Özal'la ilgili örneğin de işaret ettiği gibi böyle düşünmüyorum. Merkez-çevre teorisinin 1990'lardan sonra akademisyenler arasında eski parıltısını kaybetmeye başladığı ne kadar gerçekse, daha aşağılara doğru inildiğinde asıl bu tarihten sonra (tam olarak 1980'lerin ikinci yarısından sonra) güçlendiği de bir gerçektir. Bu, anlaşılması zor bir terslik değildir. İnsanların bir teoriyle ilişkisi, sadece o teorinin düşünsel plandaki tutarlılığı, kanıtlanabilirliği vb. faktörlerce belirlenmez. Çok değişik düşünsel, sosyal, siyasal, psikolojik ve bireysel faktörler de burada rol oynarlar. Kürt toplumunun bu teoriyle açıklanabilir olup olmadığı sorusu üzerinde düşünmedim. Bu teorinin bu tür toplumlarla ilgili olarak söyleyecek fazla sözü olduğunu sanmıyorum. Bu teorinin Kürtlerle ilişkisinin içinde bulunduğumuz dönemde beni ilgilendiren yanı, hiç bu teoriyi konuşup tartışmadan, hatta bazı durumlarda böyle bir teorinin varlığından bile haberli olmaksızın bu teorinin etkisinde davranmayla ilgilidir. Bu, sanıldığından da yaygın bir durumdur. Hegemonik pozisyondaki düşüncelerin böyle sonuçları olur. Bir örnek olarak Marksizmin bir zamanlar "Merkez" aydınları içinde kazandığı hegemonik pozisyonun Kürt aydınları ve hareketi üzerindeki etkilerine bakılabilir. 1970'lerde, Marx'ı bilmeden "Üç Dünya Teorisi"ni reddeden Kürt köylüleri vardı. "Şeyh çocukları bile Stalin okuyor" lafı uydurulmuş bir şey değildi. Ama biliyoruz ki "Stalin okumak", kendi halinde bir kitap okuma eyleminden ibaret değildir, Kürt hareketinin pozisyonu üzerinde bazı etkileri olur. Tıpkı bunun gibi, Merkez-Çevre teorisinin de düşünsel bir çerçeve olarak Kürt hareketinin pozisyonu üzerinde bazı etkileri olmuştur, olmaktadır. Makaleyi kaleme almaktaki amacım, Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu virajda yeni bir pozisyon alma ihtiyacı belirmişken, mevcut pozisyonu etkileyen düşünsel faktörlerden birine dikkat çekmekti, doğrudan bir merkez-çevre tartışması yapmak değil. İsteyen bunu ayrıca yapabilir. Selam ve saygılarımla C. Gündoğan 2010-11-12
--- Den tors 2010-11-11 skrev Deniz SERHEDÎ <[email protected]>: Från: Deniz SERHEDÎ <[email protected]> Ämne: RE: {Diwanxane} Merkez-Cevre teorisi ve Kürtler Till: "diwanxane" <[email protected]> Datum: torsdag 11 november 2010 01:07 Merhabalar Üzerinde yoğunlaştığınız konu -çevre merkez- Kürt siyasalitesi tarafından ihmal edilen veya tercih edilmeyen bir yaklaşımdır.Yanılmıyorsam Siz bu durumu eleştirel olarak ele almış ve Kürt siyasetinin teorik çerçevesni merkez çevre ikileminde ele almak istiyorusunuz.Benimde üzerinde çalışma yaptığım bir konu olduğu için katılmadığım bazı noktalrı sizinle paylaşmak istiyorum. Türk siyaset yapısını veya genel siyaset teorisini 1990 lara kadar Merkez-Çevre İkilemi ile açıklamak literatürde kabul gören bir yaklaşımdı.Fakat 1990 lardan sonra merkez ile çevrenin fazlasıyla iç içe geçişi, merkezin içeirsinde çok sayıda çevrenin, aynı şekilde çevrenin içindede çok sayıda merkezin çıkması, merkez -çevre arasındaki nedensel ilişkiyi belirsizleştirmiş.Bu belirsiziğin artması veya artık merkez -çevre ayırmının net bir şekilde yapılamaması bu yaklaşımında ömrünün tamamlandığına veya yetersizliğğine işarettir.Dolayısıyla Kürt siyasetinin yapısal analizini, bugun itibariyle, bu yaklaşımla açıklamak imkansızdır.Bunu Türk merkez-çevre ilişkisi bağlamında söyylüyuorum.Ama sadece Kürt toplumunun kendine has yani Türk siyasetinden bağımsız bir analizni yaparsak belki bir kaç yıl daha ''sadece Kürtleri kendi aralarında'' merkez-çevre modeli ile açıklayabilriz ki buda yetersiz kalır. Diğer bir sorunda, 1970 lerin Kürt sosyal yapsını merkez-çevre ile açıklamak mümkünmü değilmi? Bu sorunun cevabını vermeden önce merkez ile çevrenin bir yaklaşım-model veya teori olarak kabul edilip bunun ile toplumu anlayabilmek için, Merkez-Çevre için gerekli bazı pre-şartları açıklamak lazım. Merkez ve çevreden söz edebilmek için -O Toplumun elitlerinin olması gerekiyor.1965 lerde Kürt toplumunda politikleşen bir gurup veya yapı/elit olsada economik anlamda böyle bir yapı yoktu. -Toplumda hakim güçler olmalı ordu, işçi,köylü,orta sınıf, bürokrasi ve basın vb. Eğer 1965-80 arası kürt siyasal yapılanmasına bakarsak az önce saydığım güçlerin buyuk çoğunlu ya yoktu yada güç olarak kabul edilmeyecek kadar zayıf veya örgütüzdü. -Merkez çevre Modernleşme ile onem kazanan bir yaklaşım olup modernleşme yolunda ilermeye çalışan ama sendeleyen ülkelerde daha çok açıklayıcır.Yıne 30 yıl onceki Kürt toplumunun sosyolojik ve siyasal şeması Kürtlerin bırakın modernleşme veya geçiş aşamasında olmasını statü olarak bir ''hiç'' ti.Ve model tarafında açıklanamazdı. Şerif MARDİN, Kemal Karpat, Hasan bülen kahraman, Ömer Çaha veya Ayşe saktanberin vb.yazarların Çevre- merkez yaklaşımalrı daha çok ''elit-elit olmayan, laik-muhafazakar, şehirli-köylü, eğitimli-eğitimsiz vb. ikilemler üzerinden gelişmiştir.Siz 20 veya 30 yıl önceki kürt toplumunu anlamaya çalıştığınızda bu kavramlar arasında çok güçlü bir homojenlik görürsünüz.O dönemde Kürtlerde ezici çoğunluk elit değildi, köylüydü,eğitimsizdi veya muhafzakardı.Kürt toplumunun sosyolojk dinamikleri bu denli homojen olduğu için, Kürtlerin siyasal ve sosyolojik analizi merkez -çevre modeli tarafından açıklanamaz.Ama yukarıda dediğimi gibi eğer siz Kürtleri Türkiye siyaseti bağlamında ele alacaksanız, Kürtler zaten türkiyenin hep çevresi olmuşlar.Buda PKK ile veya 1990 larda başlamayıp 1925 lerde başlayana bir proses dir.Kürtlerin merkez statüsü ise daha çok 1990 larda şekillenmeye başlamıştır.Çünkü kürtlerin ilkez kez, örgütlü kendi elitleri, eğitimlileri, zenginelri,orta sınıfları,şehirlileri, laikleri ve siyaset üstü bir askeri gücü oluştu,ki bunlarda 1925 den beri çevre olan bir toplumu merkeze taşıyan ensntrümanalrdır. Saygılarımla Deniz Serhedi. Date: Wed, 10 Nov 2010 18:53:59 +0000 From: [email protected] Subject: {Diwanxane} Merkez-Cevre teorisi ve Kürtler To: [email protected] Merhabalar, Önceki iki yazıda Avrupai Türklerle Asyatik Türkler arasındaki ayrışmanın görece kalıcı bir nitelik taşıdığını ve bu durumun başta Kürt hareketinin Merkez diye tanımlanan şeyle ilişkisi olmak üzere siyasette birçok şeyi etkileyeceğini iddia etmiştim. Geçen yazının konusunu oluşturan kültürel çerçevenin siyaset üzerindeki etkisinin artacağı yolundaki tespit, bu etkilerden genel nitelikte birine işaret ediyordu. Kürt hareketinin merkezle olan ilişkindeki olası değişmeler ise daha spesifik bir alan üzerindeki etkilerine bir örnek oluşturuyor. Ama bunlara girmeden önce Merkez ve Çevre laflarının neyi anlattıklarını, lügatimize nereden ve nasıl girdiklerini ve Kürt hareketinin konumlanışı üzerinde nasıl etkiler bıraktıklarına bakmamız gerekiyor. Yukarıdaki konuya ilgi duyuyorsanız devamını ekteki dosyalardan okuyabilirsiniz. Saygılarımla Cemil Gündoğan -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. - Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. - Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. - Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
