Merhaba Cemil Bey;
 
Kürtlerin Siyaset biliminde hangi teori veya yaklaşımlarla Kendi gerçeğine 
uygun bir şekilde açıklanabileceği ciddi bir tartışma konusu.
Yanılmıyorsam ilk yapılması gerekende şimdiye kadar ki
paradigmalarımzın Kürtleri açıklamakta tam olarak yeterli gelmediğinin farkına 
varıp yeni bir analizle başlamak gerektiği gerçeğidir.
Bahtiyar Sajjadi nin  ''Kürt nedir'' isimli bir sunum da bu konuyu açmaya 
çalışmıştı  ama bu çalışma daha fazla ilerleyemedi veya ben sonrasından 
haberdar değilim.
Bu konu bu tür forumlarda olmasa, bile ciddi bir tartışmayı ve yoğunlaşmayı 
bekleyen oldukça bakir bir alandır.
 
Saygılar/iyi çalışmalar
Deniz Serhedî
 

 


Date: Fri, 12 Nov 2010 16:31:14 +0000
From: [email protected]
Subject: RE: {Diwanxane} Merkez-Cevre teorisi ve Kürtler
To: [email protected]






Merhaba Deniz bey,

 

Durumum inter-aktif forumlarda tartışma yürütmeye uygun değil. Bu nedenle bazen 
gerekli görsem bile eleştirilere cevap veremiyorum. Ancak sizin eleştirinize 
konu olan yazıyı ben kendim (moderatörlerin yönlendirmesiyle)  bu foruma 
astığıma göre, birkaç noktaya değinmekten başka yapılacak bir şey yok. Kendi 
düşen ağlamaz demişler.

 

Makaleyle Merkez-Çevre teorisinin Türkiye gerçekliğini izah ettiğini düşündüğüm 
yolunda bir izlenim vermişsem derdimi iyi anlatamamışım demektir. Özal'la 
ilgili örneğin de işaret ettiği gibi böyle düşünmüyorum.

 

Merkez-çevre teorisinin 1990'lardan sonra akademisyenler arasında eski 
parıltısını kaybetmeye başladığı ne kadar gerçekse, daha aşağılara doğru 
inildiğinde asıl bu tarihten sonra (tam olarak 1980'lerin ikinci yarısından 
sonra) güçlendiği de bir gerçektir. Bu, anlaşılması zor bir terslik değildir. 
İnsanların bir teoriyle ilişkisi, sadece o teorinin düşünsel plandaki 
tutarlılığı, kanıtlanabilirliği vb. faktörlerce belirlenmez. Çok değişik 
düşünsel, sosyal, siyasal, psikolojik ve bireysel faktörler de burada rol 
oynarlar. 

 

Kürt toplumunun bu teoriyle açıklanabilir olup olmadığı sorusu üzerinde 
düşünmedim. Bu teorinin bu tür toplumlarla ilgili olarak söyleyecek fazla sözü 
olduğunu sanmıyorum.  

 

Bu teorinin Kürtlerle ilişkisinin içinde bulunduğumuz dönemde beni ilgilendiren 
yanı, hiç bu teoriyi konuşup tartışmadan, hatta bazı durumlarda böyle bir 
teorinin varlığından bile haberli olmaksızın bu teorinin etkisinde davranmayla 
ilgilidir. Bu, sanıldığından da yaygın bir durumdur. 

 

Hegemonik pozisyondaki düşüncelerin böyle sonuçları olur. Bir örnek olarak 
Marksizmin bir zamanlar "Merkez" aydınları içinde kazandığı hegemonik 
pozisyonun Kürt aydınları ve hareketi üzerindeki etkilerine bakılabilir.  
1970'lerde, Marx'ı bilmeden "Üç Dünya Teorisi"ni reddeden Kürt köylüleri vardı. 
"Şeyh çocukları bile Stalin okuyor" lafı uydurulmuş bir şey değildi. Ama 
biliyoruz ki "Stalin okumak", kendi halinde bir kitap okuma eyleminden ibaret 
değildir, Kürt hareketinin pozisyonu üzerinde bazı etkileri olur. Tıpkı bunun 
gibi, Merkez-Çevre teorisinin de düşünsel bir çerçeve olarak Kürt hareketinin 
pozisyonu üzerinde bazı etkileri olmuştur, olmaktadır.  Makaleyi kaleme 
almaktaki amacım, Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu virajda yeni bir pozisyon 
alma ihtiyacı belirmişken, mevcut pozisyonu etkileyen düşünsel faktörlerden 
birine dikkat çekmekti, doğrudan bir merkez-çevre tartışması yapmak değil. 
İsteyen bunu ayrıca yapabilir.

 

Selam ve saygılarımla

C. Gündoğan

2010-11-12


--- Den tors 2010-11-11 skrev Deniz SERHEDÎ <[email protected]>:


Från: Deniz SERHEDÎ <[email protected]>
Ämne: RE: {Diwanxane} Merkez-Cevre teorisi ve Kürtler
Till: "diwanxane" <[email protected]>
Datum: torsdag 11 november 2010 01:07




 
Merhabalar
 
Üzerinde yoğunlaştığınız konu -çevre merkez- Kürt siyasalitesi tarafından ihmal 
edilen veya tercih edilmeyen bir yaklaşımdır.Yanılmıyorsam Siz bu durumu 
eleştirel olarak ele almış ve Kürt siyasetinin teorik çerçevesni merkez çevre 
ikileminde ele almak istiyorusunuz.Benimde üzerinde çalışma yaptığım bir konu 
olduğu için katılmadığım bazı noktalrı sizinle paylaşmak istiyorum.
 
Türk siyaset yapısını veya genel siyaset teorisini 1990 lara kadar Merkez-Çevre 
İkilemi ile açıklamak literatürde kabul gören bir yaklaşımdı.Fakat 1990 lardan 
sonra merkez ile çevrenin fazlasıyla iç içe geçişi, merkezin  içeirsinde çok 
sayıda çevrenin, aynı şekilde çevrenin içindede çok sayıda merkezin çıkması, 
merkez -çevre arasındaki nedensel ilişkiyi belirsizleştirmiş.Bu belirsiziğin 
artması veya artık merkez -çevre ayırmının net bir şekilde yapılamaması bu 
yaklaşımında ömrünün tamamlandığına veya yetersizliğğine işarettir.Dolayısıyla 
Kürt siyasetinin yapısal analizini, bugun itibariyle, bu yaklaşımla açıklamak 
imkansızdır.Bunu Türk merkez-çevre ilişkisi bağlamında söyylüyuorum.Ama sadece 
Kürt toplumunun kendine has yani Türk siyasetinden bağımsız bir analizni 
yaparsak belki bir kaç yıl daha ''sadece Kürtleri kendi aralarında'' 
merkez-çevre modeli ile açıklayabilriz ki buda yetersiz kalır.
 
Diğer bir sorunda, 1970 lerin Kürt sosyal yapsını merkez-çevre ile açıklamak 
mümkünmü değilmi?  Bu sorunun cevabını vermeden önce merkez ile çevrenin bir 
yaklaşım-model veya teori olarak kabul edilip bunun ile toplumu anlayabilmek 
için, Merkez-Çevre için gerekli bazı pre-şartları açıklamak lazım.
 
Merkez ve çevreden söz edebilmek için
-O Toplumun elitlerinin olması gerekiyor.1965 lerde Kürt toplumunda 
politikleşen bir gurup veya yapı/elit olsada economik anlamda böyle bir yapı 
yoktu.
-Toplumda hakim güçler olmalı ordu, işçi,köylü,orta sınıf, bürokrasi ve basın 
vb. Eğer 1965-80 arası kürt siyasal yapılanmasına bakarsak az önce saydığım 
güçlerin buyuk çoğunlu ya yoktu yada 
                                      güç olarak kabul edilmeyecek kadar zayıf 
veya örgütüzdü.
-Merkez çevre Modernleşme ile onem kazanan bir yaklaşım olup modernleşme 
yolunda ilermeye çalışan ama sendeleyen ülkelerde daha çok açıklayıcır.Yıne 30 
yıl onceki Kürt toplumunun sosyolojik ve siyasal şeması Kürtlerin bırakın 
modernleşme veya geçiş aşamasında olmasını statü olarak bir ''hiç'' ti.Ve model 
tarafında açıklanamazdı.
 
Şerif MARDİN, Kemal Karpat, Hasan bülen kahraman, Ömer Çaha veya Ayşe 
saktanberin vb.yazarların     Çevre- merkez yaklaşımalrı daha çok ''elit-elit 
olmayan, laik-muhafazakar, şehirli-köylü, eğitimli-eğitimsiz  vb. ikilemler 
üzerinden gelişmiştir.Siz 20 veya 30 yıl önceki kürt toplumunu anlamaya 
çalıştığınızda bu kavramlar arasında çok güçlü bir homojenlik görürsünüz.O 
dönemde Kürtlerde ezici çoğunluk elit değildi, köylüydü,eğitimsizdi veya 
muhafzakardı.Kürt toplumunun sosyolojk dinamikleri bu denli homojen olduğu 
için, Kürtlerin siyasal ve sosyolojik analizi merkez -çevre modeli tarafından 
açıklanamaz.Ama yukarıda  dediğimi gibi eğer siz Kürtleri Türkiye siyaseti 
bağlamında ele alacaksanız, Kürtler zaten türkiyenin hep çevresi olmuşlar.Buda 
PKK ile veya 1990 larda  başlamayıp 1925 lerde başlayana bir proses 
dir.Kürtlerin merkez statüsü ise daha çok 1990 larda şekillenmeye 
başlamıştır.Çünkü kürtlerin ilkez kez, örgütlü kendi elitleri, eğitimlileri, 
zenginelri,orta sınıfları,şehirlileri, laikleri ve siyaset üstü bir askeri gücü 
oluştu,ki bunlarda 1925 den beri çevre olan bir toplumu merkeze taşıyan 
ensntrümanalrdır.  
 
Saygılarımla
 
Deniz Serhedi.
 
 
 

 


Date: Wed, 10 Nov 2010 18:53:59 +0000
From: [email protected]
Subject: {Diwanxane} Merkez-Cevre teorisi ve Kürtler
To: [email protected]






Merhabalar, 

Önceki iki yazıda Avrupai Türklerle Asyatik Türkler arasındaki ayrışmanın 
görece kalıcı bir nitelik taşıdığını ve bu durumun başta Kürt hareketinin 
Merkez diye tanımlanan şeyle ilişkisi olmak üzere siyasette birçok şeyi 
etkileyeceğini iddia etmiştim. Geçen yazının konusunu oluşturan kültürel 
çerçevenin siyaset üzerindeki etkisinin artacağı yolundaki tespit, bu 
etkilerden genel nitelikte birine işaret ediyordu. Kürt hareketinin merkezle 
olan ilişkindeki olası değişmeler ise daha spesifik bir alan üzerindeki 
etkilerine bir örnek oluşturuyor.  Ama bunlara girmeden önce Merkez ve Çevre 
laflarının neyi anlattıklarını, lügatimize  nereden ve nasıl girdiklerini ve 
Kürt hareketinin konumlanışı üzerinde nasıl etkiler bıraktıklarına bakmamız 
gerekiyor. 

  

Yukarıdaki konuya ilgi duyuyorsanız devamını ekteki dosyalardan 
okuyabilirsiniz. 

Saygılarımla 

Cemil Gündoğan 


-- 
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik 
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u 
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze 
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. 
- Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina 
aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete 
saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, 
anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. Kurd 
dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger Barî, 
Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

-- 
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik 
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u 
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze 
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. 
- Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina 
aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete 
saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, 
anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. Kurd 
dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger Barî, 
Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane


-- 
- Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik 
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u 
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze 
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. 
- Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina 
aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete 
saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, 
anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. Kurd 
dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger Barî, 
Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
                                          

-- 
-  Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurdan e. Komeke ideolojik 
nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad bir u 
ramanen xwe binin zimen. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine 
qedexe ne. Ji kerema xwe re, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze 
hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxaneye bikin. 
 -  Diwanxane; en buyuk Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu 
yazarina aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her 
millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta kaba propagandalara sicak bakilmaz. 
Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren mailler onaylanmaz. 
Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Rojda Xanim, Serger 
Barî, Mihemed Rojbin. ANA SAYFA: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane

Cevap