SİLAHLI MÜCADELE ÖMRÜNÜ YİTİRDİ Mİ? Yaz geldi sıcaklar başladı, Kürdistan daha bir sıcaklaştı. Sürekli bombalanan dağlar yaz sıcağı da eklenince daha da kavurucu olmaya başladı. Gerçi Kürtler ve Kürdistan için yaz-kış hep sıcak geçer yüzyıldır. Bu kış da öyle geçti nitekim, sürekli bombalandı Kürdistan dağları ve Kürdistan'a gönül vermiş nice genç hayatını kaybetti bu yoğun bombardımanlarda. O zaman da "silahın artık işlevini yitirdiği"ni düşünenler vardı, düşünmeyip dile getiren "aydın" ve "kanaat önderleri" de. Ama bununla demek istedikleri Kürdistan'ın evlatlarının teslim olmasıydı. Yoksa elleri tetikte değilken bile bombalananlar onlardı, ya da onların aralarından geldiği kardeşleri, anneleri, babalarıydı. Öldürülmeyenler ise toplanıp içeriye alınıyorlardı birer birer. Silahsız oldukları için belki de. Kimse devlete, onun başındakine silahsızlanmayı önermedi, operasyonları durdurmayı da. Akıllarından bile geçmedi, çünkü dağda "terörist" vardı ve onlar dağda oldukları sürece de devletin yani şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran o dev gücün onlara müsamaha göstermesi imkansızdı. Şiddet devlete karşı kullanılınca terör oluyordu bu coğrafyada çünkü. Şimdilerde tekrar başladı aynı koro, artık "silah bırakmanın zamanının geldiğini" söylemeye. En acı olanı da bu koroya Kürtlerin katılmış olmasıdır. Öncelikle iki gerçeğin altını çizelim ki devam etmemiz kolay olsun. 1.Bağımsız, birleşik demokratik Kürdistan şiarıyla ortaya çıkan PKK hareketi bugün o amacını tamamen terk etmiş, ne anlama geldiğini kimsenin bilmediği "demokratik özerklik" peşinden koşmaktadır. Sınıfsal temelini kaybetmiş daha çok Kürt orta sınıflara sırtını dayamış bir bir hareket konumuna gelmiş bulunmaktadır. Kuşkusuz insan kaynağını hala geniş Kürt yoksul kesiminden almakta fakat ideolojik olarak sırtını onlara dönmüş bulunmaktadır. Siyasete hakim olan ve BDP isimlendirilen legal siyaset tamamen orta-ve üst sınıfların büyük etkisi altında hareket etmektedir. Bu yanıyla "Yoksul Kürt gençlerinin kanı üzerinde siyaset yaptıkları" bir miktar gerçeklik kazanmaktadır. 2. Kürt halkı yaklaşık 150 yıldır kaybetmiş olduğu bir statü için savaş vermektedir. Bu yüzyıllık savaş Kürtler için aynı zamanda yüzyıllık yalnızlık anlamına da gelmektedir. Kendi yalnızlığı içinde sürekli kendisiyle savaşan bir gerçekliğe de sahiptir Kürdistan halkı. Fakat savaşmaktan geri kalmamıştır, çünkü savaşmaktan başka bir çaresi de olmamıştır. Ne zamanki başkalarının aklına uymuştur, ne zaman ki inanmıştır dalaverelere ve silah bırakmıştır, o zaman daha çok acıyla karşılaşmış, daha çok öldürülmüştür. Bu iki gerçeklik üzerinden şunu belirtmek gerekmektedir; Her ne kadar PKK hareketi eski amaçlarından vazgeçmiş olsa da, günümüzde tüm taktik ve stratejisini cezaevindeki liderinin azıcık "serbest" hareket etmesine bağlamış olsa da, günümüzde silahlı kuvvetlerinin varlığı başlı başına Kuzey Kürdistan halkı için bir güvencedir. 10 yıldır hem PKK hareketini, hem liderini, hem legal alanda siyaset yapanları oyalayan devlet ve şimdiki hükümet yeni oyalama taktikleri peşindedir. Amacı sadece buradaki PKK hareketi değildir. Amaç gerek Güney Kürdistan Kürtlerinin gerek Güneydoğu Kürdistan (Suriye) Kürtlerinin herhangi bir kazanım elde etmelerinin önüne geçmektir. Dolayısıyla burada amacından çok uzaklaşmış bir hareketin, içleri Kürdistan sevgisi ile dolu gerillalarının herhangi bir şekilde yenilmesi demek, diğer parçalardaki Kürtlerin kazanımlarının da önüne geçilmesi demektir. Bu nedenlerle, bugün kim olursak olalım, ister PKK'ye karşı ya da onun yanında olsun tüm Kürtler olarak PKK'nin varlığını ve silahlı mücadelesini desteklememiz gerekmektedir. Bu destek, körü körüne bir destek olmasın, söz konusu hareketin bu gücünü Kürdistan için kullanması yönünde sürekli bir baskı oluşturalım. Gerekirse yeni silahlı güçler oluşturalım fakat silah bırakmaktan, teslim olmaktan bahsetmeyelim. Bu Kürdistan'a ve yüzyıldır Kürdistan için canını feda edenlere ihanettir. Şunu unutmayalım, hiçbir halk kurtuluşunu silahları bırakarak elde etmemiştir. Tam tersine bocalamadan sonuna kadar silahlı mücadele ederek bağımsız geleceklerine ulaşmışlardır. Yine şunu unutmayalım ki, Kürdistan Bayrağının dalgalandığı Güney Kürdistan Federal bölgesi silahları bırakarak bugüne silahları bırakarak gelmedi. Ve bütün bunları aklımızda bulundurarak, silahın ömrünü tükettiğini iddia eden korodakilere şu soruyu soralım; Madem ki silahla bir yere varılmıyor, madem ki silahlı mücadeleye karşısınız o zaman sürekli başka ülkelerdeki "muhalif"lere neden silah desteği sağlıyorsunuz yada silah desteği sağlanmasına karşı çıkmıyorsunuz?
-- - Diwanxane, platformek azad e, ideolojik nine, demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bi rengeki azad ramanen xwe binin zimen, kovar, malper u rojnameyen xwe bidine nasin, helbest an nivisen xwe parve bikin. Heqaret qedexe ye. Rojda Xanim, Serger Barî, Mihemed Rojbin ji bo niha moderator in. Navnisan: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane - Diwanxane; Kurtceye kucuk bir adim icin kurulmus en buyuk Kurd mail grubu. Hukuki sorumluluk yazara aittir. Kurd kultur milliyetciligi esas alinir. Duzeysiz mailler onaylanmaz. Kurd dillerindeki mesajlara oncelik taninir.
