''İyi bir hayat'' için Ahlak ve siyaset arasında, Aristo'nun keskin ayırımlar yapmadığını biliyoruz. Ahlak anlayışımız için geniş bir bağlam aradığımızda, hiç kuşku yok ki kendimizi siyaset sahnesin de buluruz. Aristo'nun adına ''gelişip serpilme'' dediği, kendini gerçekleştirme eylemi, ancak iyi hayat koşullarına sahip olabilirsek mümkündür. İyi hayat koşulları için,-bunu sağlama adına erdemli bir ahlak anlayışına ve radikal bir siyasete ihtiyaç duyarız.
Buradaki en önemli referansımız, geleneksel ahlaktan daha ahlaklı bir ahlaka ve geleneksel siyasetten daha adil bir siyasete, sahip olmaktır. Hem daha iyi bir ahlak için hem de daha adil bir siyaset için, erdemli, nesnel ve hakiki olmak gerekir. ''Daha iyi bir hayat '' için, bunun öznesi olan bizler, yek diğerine önermelerde bulunuruz. -Kabul görür veya görmez!-Kendi başına bu durum önermelerimizi inanç mertebesine çıkartmaz. İnaç önceden öğretilmiş bir davranış kalıbıdır ve düşünce içermez. İtiaat bekler. Bilgisini ürettiğimiz her inanç, bizi bir adım daha düşünce dünyasına dahil eder. Çünkü inançlar dünyası kapalı bir dünyadır ve bunu konuşmadığımız sürece de ihtilaflı olduğumuz da söylenemez. Her şeyden önce niteliği siyasal olan bir ulusal sorundan söz ediyoruz? Ve maalesef hala bu sorun, hepimizin ortak sorunu. Buradan bir çıkarım yapmam gerekirse, bu sorunun ürettiği bütün değerler ve inançlar hepimizin ortak malı. Yukarıdaki erdemli olma sanırım bu durumu anlatır. Ama hayır, bu değerler sadece benim deniliyorsa, bu yaklaşımda ne erdem var ne de nesnellik. Korkarım bu yaklaşım ahlaki bile değil. Önermek, ikna etmek ve rıza üretmek olarak adlandırabileceğimiz her siyasal pozisyon, soruna taraf olma bağlamında,'' ortak değer ve inançlardan'' kendine bir meşruiyet alanı yaratabilir. Hiç kimse yek diğerini ötekileştirme hakkına sahip değildir. Ontolojik olarak zaten var olan bir sorunun taraflarıyız. Radikal siyasetimizin temel paradigması, inkarın bertaraf edilmesidir. Dolayısıyla bizler yeni bir şey üretmiyoruz. Daha da ileri giderek, söylemek lazım gelir ki, aslında bizim önerdiğimiz yeni bir şey yok. Kürtlük zaten bin yıldır var. İnkarın bertaraf edilmesi mücadelesi hepimizin ortak çimentosudur. Bu belirleme hiç birimizi ayrıcalıklı kılmaz, tam tersine hepimizi aynı kefeye sokar. Ontolojik olarak zaten var olan bir olgunun tek derdi, iyi hayattır. Rasyonel olmayan bütün önermeleri, anlamlı kılan tek şey budur. Kimi şeylere buradan bakarak anlamaya anlamlı bulmaya çalışıyoruz. Eğer derdimizin adı '' iyi bir hayat'' değilse, her şey kocaman bir yalana dönüşür. Sizi bilmem ama ben modern bir hayat istiyorum. Öyle özerklik falan da değil, basbayağı, kendi ellerimle tanzim edeceğim bir hayat. Bağımsız bir hayat. Bunun için kimsenin ölmesine gerek yok. cezaevlerinde işkence görmesine gerek yok. Ben daha ''iyi bir hayat'' yaşayayım diye hiç kimsenin ölmesine göz yumamam. Çünkü benim hayatım hiç kimsenin hayatından daha değerli değildir. Ölüme yolladığım her kişinin hayatı, benimkinden daha değerlidir. Yaşamını yitiren her insan benden daha değerli bir hayatı hak ediyor. O nedenle radikal siyaset insanları hayatta tutma siyasetidir. İnsanları hayatta tutup, onlara küçüçük bile olsa iyi hayat imkanı sağlıyor musunuz, işte siz bir radikal siyasetçisiniz. İki bin yıldır bu topraklarda insanlar öldürülüyor, ölüme yollanıyor, artık bu yöntem, muhafazakarlaştı, statücü oldu, gericileşti. Ayrıca silahlı mücadele inanç olmaz. Silahlı mücadele eden parti ve örgütler inanç olmaz. Olsa olsa siyasetin araçları olurlar. Siz mücadele eden güçlerin, sıradan bir köylüyü, sıradan bir işçiyi veya sıradan bir aydını başkan yaptığına hiç tanık oldunuz mu?. Dünya da var mı bir örneği. Hayır. Çünkü siyasette ''ben yaptım dolayısıyla benimdir ''mantığı en temel meşruiyettir. From: necip bingül Sent: Tuesday, August 03, 2010 2:29 PM To: [email protected] Subject: {Diwanxane} Cevdet bey Yöreğimiz sonuna kadar açık,kapımız sonuna kadar açık, yıllar bize bunu öğreti,yaşamın pratiği bunu adeta kemik- lerimize işletti,zindanlarda savcı,cezaevi idaresi ve asker, gardiyanların,düşman iteleyici bakışlarına rağmen,empati kurarak onlarla yaşama zorladı kader bizi,bizde onlarla ya- şama anlaşmamızı tek bir şeye bağladık,inancımızla oyna- mayın sevmeseniz dahil, saygı göstermeseniz dahil,saldır- mayın,aksine direneceğiz onurumuzu çiğnetmeyeceğiz,şe- hitlerimizin kutsal anısına leke düşürmeyeceğiz. Dikkat ederseniz onlardan hiçbir şey talep etmedik,özgür- lük,ekmek,gözel yaşam talep etmedik,tek talebimiz,değer- lerimize saldırmayın,AKP eyle yaşanan cıddi kavgamız bu değerlerimizi manuple etme,kirletme,halkımıza dost olma- nı beklemiyoruz,yanlız devlet göçlerine şirin görünmek için Trt 6'le kürtçe konuşarak,devleti bu zemine bu gerçeğe bu- yun eğdiren değerlere saldırma,karşılığında köşk saray,gö- zel yemek,rahat yaşam için iktidarının ömrünü uzatmak için bunu yapma,buna hakkın yok.Özgür Kürtlerin devletle yaşa- dığı problem bu ulusal değerlerimize saygılı ol,senden özgür- lük gözel yaşam istemiyoruz,onca ihanetlerine rağmen,hal- kımızın yakasından elini çekersen Osman BAYDEMİR'in dedi- ği gibi Kürt bayrağının yanında Türk bayrağını görmekten zevk alırız,Türk bayrağı gölgesinde bize çektirdiğiniz onca ihanet ve zulmunuza rağmen,beraber yaşamaya varız,çünkü biz geleceğe bakarız gördüğümüz acılarımızı ibadet aşkıyla yaşadığımız için kin götmeyiz. Kardeşim cevdet bey lütfen ama lütfen inancımıza saldırma senden saygı beklemiyoruz,sadece değerlerimize saldırma,yaşa- mına karışmıyoruz,bedel ödemeye çağırmıyoruz,nasıl yaşamak istiyorsan öyle yaşa,tek talebimiz, varlık yaşam nedenini bizi yok etme özerine kurma,ülkemin gözel tabiatında her kese ne olur- larsa olsunlar yer var,bu coğrafya cömerttir,bizde kendi coğrafya- mıza benzeriz,tekrarlıyorum kem gözle bize yaklaşmayın kim olur- sanız olun göcünüz ne olursa olsun,bize göre kutsal sayılan değerleri- mize yaklaşım, saldırıysa şidettle red eder ve korumak için zindanda işkencehanelerde direnerek insani onurumuzu nasıl koruduysak,yıllar- dır ağır bedellerle bu değerlerimizi nasıl koruduysak korumaya devam edeceğiz,sizin yaşamınıza değer yargılarınıza karışmıyoruz,yeterki ucu bize dukunmasın... selamlar. -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane -- - Diwanxane, platformek azad u serbixwe; koma hemi Kurda ye. Diwanxane grubeke ideolojik nine. Li ve dere demokrasi serdest e; hemu Kurd dikarin bir u ramanen xwe bi serbesti binin ziman. Lebele di nava me de heqaret u rexneyen reshkirine qedexe ne. Ji kerema xwe, hevalen ku Kurdi dinivisin, dixwinin an ji teze hin dibin; ki dibin bila bibin, deweti Diwanxane bikin. - Diwanxane; en genis katilimli, ozgur Kurd mail grubu. Her yazinin hukuki sorumlulugu yazarina aittir. Kurd milliyetciligi esas alinir. Her inanisa, her millete saygili olan bu BAGIMSIZ grupta ideolojik kaba propagandalara sicak bakilmaz. Imlasi, anlatimi savruk; saldirganlik ya da siddet iceren gereksiz mailler onaylanmaz. Kurtce mesajlara oncelik taninir. MODERATORLER: Serger Barî, Xanim Rojda, Mihemed Rojbin ANA SAYFAMIZ: http://groups.google.com.tr/group/diwanxane
