Show TV'deki *"Muhteşem Yüzyıl"* dizisi, hem reyting hem şikayet rekoru
kırdı. Hanefi Avcı kitabında olduğu gibi tartışmanın her alanı, diziye
reyting olarak döndü. Halkın gerçek ilgisi henüz kristalize olmadığı için
tutup tutmadığını şimdiden söyleyemeyiz. Ancak tepkiler dinecek gibi değil.

Diziye yönelik bu öfke seli, iki önemli düşünceden besleniyor: *1- Tahrif
edilmiş bilgilere dayalı harem görüntüleriyle Kanuni gibi muhteşem bir
sultan "*porno yıldızı"* veya "*gay"* gibi gösterilerek toplumun kutsal
değerlerine saldırılıyor. 2- Barbarlık içeren sahnelerle Sultan Süleyman'a *
"Kanuni"* sıfatını kazandıran *"kanun devleti"* ilkesi yerle bir edilerek
Osmanlı imajı kötüleniyor. *

Bir de tarihi hatalar...

Değerli tarihçi Mustafa Armağan'ın aktardığı gibi Kanuni tahta çıktığında
Topkapı'da Harem dairesi bulunmuyordu. O zamanlar harem, bugünkü İstanbul
Üniversitesi merkez binasının bahçesindeki eski saraydaymış.

Hürrem, dizide gösterildiği gibi Kanuni tahta çıkar çıkmaz hareme alınan bir
cariye değil. Zaten 6-7 yıldır haremdeymiş. Babası Yavuz'un cenazesi
kalkmadan havai fişeklerle kutlama yapılması bir başka hata. Yine Kanuni'ye
söylenen babası Yavuz'un sağlığında Rodos'u almak için 200 parça kalyon
yaptırma emri verdiği iddiası boş. Kalyonlar Kanuni'den çok sonra 3. Murad
döneminde yapılmış.

Armağan'ın dikkat çektiği bir husus da şu: *"Kanuni 25 yaşında tahta oturdu.
Rolü oynayan Halit Ergenç 40-45 (1970 doğumlu) yaşlarında."*

Dizideki tarihsel hatalar bunlarla sınırlı değil.

Ama siz olaya *"kurgu dizi"* çerçevesinde bakarsanız, bunları *"hata"* olarak
görmeyip izleyiciyi ekrana kilitlemeye yönelik sinema tekniğine
bağlayabilirsiniz. Bu da farklı bir bakış açısıdır.

Senarist Meral Okay'ın Türkiye İşçi Partisi geçmişini bırakıp Bugün Gazetesi
Yazarı ve tarihçi Erhan Afyoncu gibi isimlerin de diziye konsept
danışmanlığı yaptığını düşünecek olursanız, tartıştığımız ayrıntılar,
yanılgıdan öte anlam taşıyabilir.

Gizli Kodlar

Zira, filmlerin, dizilerin reyting kaygısı kadar topluma sundukları ana
temalar, gizli kodlar vardır. Bu temalar kimi zaman ideolojik, sosyolojik,
kültürel veya dini unsurlar içerir. Sözgelimi, Hollywood yapımı filmlerde
sinagog, kilise ve Amerikan bayrağı görüntüleri gergef gibi işlenir.

Bir yerde doğal bir sonuçtur. Çünkü sinema da televizyon da birer kitle
iletişim aracıdır. O nedenle kitleleri etkilemeye yönelik enstrümanlar,
filmlerde veya dizilerde hoyratça kullanılabilir.

Ancak, bu özgürlük sınırsız değildir. Doğrudur, dünyanın birçok ülkesinde
tarihsel karakterler ve olaylar üzerinden kurgu filmler, diziler çekildiği
olmuştur. Bizde de olabilir. Kabul etmek gerekir, dünyanın her köşesinde
kurgu fantezisinin sınırlarını belirleyen toplumsal duyarlılık ve inanç
alanları gibi unsurlar vardır.

Misal, özgürlükler ülkesi İsviç
re'de 1915 Ermeni tehcirini *"soykırım"* olarak göstermeyen bir temayı film
senaryosu haline getiremezsiniz. Sinema endüstrisinin mabedi Hollywood'da
antisemitist bir film senaryosuna pek rastlayamazsınız.

Dokunulmaz alanlar

*Bizde de öyle değil mi? Dokunulmaz alanlar yok mu? Kanuni Sultan Süleyman'ı
gösterdiğiniz gibi Mustafa Kemal'i "gay" veya "sübyancı" gibi gösterebilir
misiniz, yatak odasına girebilir misiniz, içkili Çankaya sofrasına dalabilir
misiniz?*

Can Dündar, Mustafa Kemal'i sadece *"yalnız"* ve *"eli sigaralı"* gösterdi
diye neredeyse Türkiye'de sivil-asker ortak darbe yapacaktı. Turgut Özakman
kanal kanal dolaşıp Dündar'a giydirdi, devrimci yazarlarımız hep bir ağızdan
haykırdı, Muhteşem Yüzyıl dizisini yayınlayan grubun ortak olduğu Turkcell
Mustafa'ya sponsor olmaktan vazgeçti.

Bugün *"tabuları yıkalım"* diye haykıran Akşam'ın ekran polisi, 31 Ekim-25
Kasım 2008 tarihleri arasında tam 6 kez Can Dündar'a verip veriştirdi. Hani
tabuları yıkacaktık? Eli sigaralı Mustafa'ya tahammül edemeyenler,
Kanuni'nin *"gay"* imasını *"tabuların yıkılması"* olarak sundular.

Bırakın onu, aynı taife, tarihi belgelerle gerçekliği ispat edilen ve Hür
Adam filmine konu olan Atatürk-Said-i Nursi görüşmesine bile tepki gösterdi.
Hür Adam'daki tarihsel gerçeğe öfkelenenler, Kanuni'deki sapıklıklara *
"kurgu"* diyerek aradan sıyrılmayı tercih ettiler.

Yoksa aklı başında hiç kimse yalanlarla bezenmiş resmi tarih masalını
kutsamaz, her tarihi karakter gibi Kanuni'nin insani yönleri, duyguları,
zaafları kurgulanarak dizi konusu yapılabilir, bunda hiçbir beis yoktur.

Kritik soru

Lakin bu dizi oryantalist bir projeyse, doğuda yükselen Türkiye bayrağını
yeniden formatlamayı hedefliyorsa, orada durup düşünmek gerekir. Zira,
dizide konuların işleniş biçimi ve bakış açısı sorunlu, oryantalist bir
yaklaşımla ele alınmış. İlk izlenim, Kanuni'nin anlatılmasından ziyade köylü
bir papazın kızı ve Hıristiyan inancına sıkı sıkıya bağlı cariyenin (Hürrem)
yatak odasında padişahı ve Osmanlı'yı ele geçiriş öyküsünün anlatıldığı
yönündedir.

Türk dizilerinin sadece ülkemizde değil Arap coğrafyasında da yaygın olarak
izlendiğini hesaba katarak, şu soruya cevap aramak çok mu uçuk olur:*
Batılıların
sıkça dillerine doladıkları Neo-Osmanlı iddiası, Porno-Osmanlı efsanesiyle
çökertilmek mi isteniyor? *

*"*"Tarihçi Mustafa Armağan'la sohbet ederken zihnimize takılan sorulardan
biri budur. Belki uçuk gelebilir, ama Kemalistlerin *"Mustafa"* belgeseli
için söyledikleri "*CIA masasında üretildi"* tezi kadar değil. Ayrıca
tartışmaya yeni bir pencere açılmasının kime ne zararı olabilir.

Bu arada *"eksen kayması"* tartışmasını hatırlayın.

--

-- 
You received this message because you are subscribed to the Google Groups 
"Gugukluhayat" group.
To post to this group, send email to [email protected].
To unsubscribe from this group, send email to 
[email protected].
For more options, visit this group at 
http://groups.google.com/group/gugukluhayat?hl=en.

Cevap