Pardus projesinin ilk duyurulduğu andan itibaren gelen tepkilerin temelinde buna benzer sebepler yatıyordu. Ancak Pardus ekibi her nedense bunları kulak ardı edip hatta çoğu zaman da aba altından sopa göstererek savuşturuyordu. Sonuç ne oldu? Community anlamında elde kocaman bir sıfır. Neden böyle diyorum çünkü communitylerin felsefesi kendi kendini yönetebilmesine dayalıdır. Ha bunun dışında da önemli modeller mevcut mesela ubuntunun community yönetimi... Eğer community tarafında da sizin "klickleriniz" duyuluyorsa aşağıya doğru hızla inmektesiniz demektir. Yazık çok ama çok yazık hem verilen onca kaynağa hem de bu projenin arkasına takılıp ümit bağlayan onlarca insana yazık... PİSİ konusunda ufak bir eleştirime 20 kişi birden çullanmıştı. Daha sonra bir öneride bulundum. Dedim ki: "Madem masaüstü uygulamaların ağırlıklı olduğu, son kullanıcıyı hedef alan bir "dağıtım" (evet üstüne basa basa yazıyorum dağıtım!) yapıyorsunuz, kaynak paketten derlenen programları da yönetecek bir paket yönetici yazmalısınız". (Bunu öneri olarak yaptım çünkü masaüstü ortamda programlama deneyimim yoktu. Bugün hala yok denecek kadar az... )Bu dünyanın en absürd önerisi gibi alay edildi... PİSİ konusunda hala ilk gündeki tavrımı koruyorum. dec, rpm v.b gibi genel geçerlilik görmüş sistemleri kullanarak yapılacak dağıtımın kendi depoları yapılabilirdi. Buraya ayrılan zamanla gerekli diğer eksiklikler giderilebilirdi. Neden PİSİ konusunu gündemde tutuyorum çünkü projenin geliştiricilerinin tavırları diğer konularda da aynı şekilde... Ben sadece ufacık 9-10 yıllık linux macerası olan bir "kullanıcıyım" beni geçiniz :) Bu proje Türkiye için bir şanstı ancak çok değerli arkadaşları kaybettiler. Bunlar olurken hiç ama hiç kendilerine sormadılar neden böyle oluyor diye. Şöyle dönüp baktığım zaman Gelecek Linux döneminde arkadaşlar mucizeler yaratmışlar. Onca sıkıntının derdin içinde herkes bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Eminim Pardus geliştiricileri de çalışıyorlar ama arkası gelmiyor. Linux dağıtımı ortaya çıkartmak rock solid full stable user friendly deyimlerne karşılık bir yazılımın ortaya çıkmasıyla bitmiyor. Community bu işin atan kalbi oluyor. Pardus geliştiricilerine soruyorum projenin ilk aşamasından itibaren Türkiyedeki açık kaynak dostlarının azımsanmayacak kadarını ne oldu da karşınıza aldınız? Gökmen bey blogunda bir chart yayınladı gönüllü katkıcıların %18 gibi bir katkı sağladığına dair. Acaba bunu yayınlarken diğer dağıtımlara hiç baktılar mı bu durum ne düzeyde? PARDUS projesinde neden bu düzeyde? Bence %18 birmucize şu şartlarda... Bu insanlara azıcık kulak verseydiniz daha güçlü bir comunity ile yola devam etseydiniz olmaz mıydı? Neyse daha çok konuşulacak bu mesela ama benim için en azından algı düzeyimde PARDUS projesi "official olarak" fetret devrine girmiştir :) Not olarak belirteyim şahsi bir hıncım sorunum filan yok gördüğümü yazıyorum. Ben bir kullanıcıyım senelerce redhat kullandım sonra döndüm ubuntuya yarın gider arch kullanırım nexanta kullanırım :) ÖZGÜR olduğu sürece her şeyi kullanırım. Jira mı? Not free as in freedom. Saygılar...
Mon, 12 Jul 2010 02:00:16 +0300 tarihinde menguceko <[email protected]> şöyle yazmış: > Merhaba, > Sanırım çoğumuzun bildiği mesele... > Çoğumuzun kendi duruşu/anlayışı doğrultusunda taraf/ını tutmaya başladığı > bir tartışma... > Bilmeyenler için: > http://zzz.fisek.com.tr/seyir-defteri/?p=718 > ve yazıda verdiği adreslerdeki tartışmalar okunabilir... > Sonrasında şu: > http://blog.ratonred.com/2010/07/ozgurluk/ > şu da var: > http://6kere9.com/blag/2010/07/11/75/ > ........ > Ben Doruk beyin ve devamında katılıp sürdüren arkadaşların yaklaşımını > doğru > buluyorum... > "özgürlük"ü "etik" bir duruşla tanımlayıp anlamlandırdıklarını > düşünüyorum. > > Selamlar, > -- In the end, everything is a gag. Charlie Chaplin _______________________________________________ Linux-sohbet mailing list [email protected] https://liste.linux.org.tr/mailman/listinfo/linux-sohbet Liste kurallari: http://liste.linux.org.tr/kurallar.php
